Kullanmadığınız Eşyaları Değiştirin

Eski ahşap sandalyelerinizi yenilemenin en kolay ve hızlı yolu onlara farklı bir renk kazandırmak. Pembeye boyadığınız ve kordonla süslediğiniz mutfak dolabınızla birlikte kullanacaksanız, beyazı tercih edebilirsiniz. Sandalyeleri iyice zımparaladıktan sonra bir kat mat beyaz boya uygulayın. Hasır oturma kısmını boyamayı da ihmal etmeyin. Country tarzı sevenler için şık ve pratik bir dekorasyon önerisi.

Kullanmadığınız dolaplarınızı pembe, beyaz ve çiçek motifi uygulanmış kordonlarla bir anda farklılaştırabilirsiniz. Bu iş için uygulaması fazla zor olmayan bir yöntem öneriyoruz. Dolabınızı pastel ve açık tonlarda pembe boya ile boyadıktan sonra üzerine kordonlar kullanarak çiçek motiflerini işleyebilirsiniz.

Dolabınızı boyarken özgür davranarak, tarzınıza uygun desenler yaratabilir ya da zevkinize göre renkler seçebilirsiniz. Kordonla desen yaratmak için önce düz bir zemin üzerinde isfediğiniz forma karar vermeniz gerekiyor. Böylece motifi dolap kapaklarına uygulamanız daha kolay olacaktır.

Kordonu renklendirmek istiyorsanız, bunu dolaba uyguladıktan sonra da yapmanız mümkün. Mutfağınızdaki stile uygun modelde kulplar kullanarak dekorasyonu tamamlayabilirsiniz. Yeniden kazandığınız dolap ya da büfenizi tek olarak kullanabilir ya da mevcut sandalyenizi aynı renklerde boyayarak bir bütünlük yaratabilirsiniz.

Dekoratif Tahta Dizaynları

… Eski devirlerden beri nice sanatkârın göznurunu sermaye etti kendisine. Bazen bir tabloda, bazen bir sandıkta, bazen bir masada hayat buldu. Eskiler ne derlerdi bilmiyoruz ama ona şimdilerde Fransızca ‘marküteri’ diyorlar. O bir el sanatı. Artık sosyetik güzellerin, sonradan görme zenginlerin mekanlarını süslese de tarihteki zarafetinden, şatafatından hiçbir şey kaybetmedi, aksine çok şey kazandı.

Güzelliği kadar zulmü ile de nam salan eski Mısır kraliçesi Kleopatra sarayının kendi güzelliğine ve ihtişamına yaraşır bir biçimde döşenmesini ister. Mısır’da el sanatlarıyla uğraşan bütün sanatçılara emir buyrulur, kraliçenin istediği sanat eserleri en kısa sürede yapılacaktır. Kleopatra’nın zulmünden korkan sanatçılar kraliçeyi memnun edebilmek için sarayın dört bir yanını göz estetiğine hitap eden sanat eserleriyle süslemek için olağanüstü çaba harcarlar.

Değişik değişik süsleme teknikleri bulunur ve kraliçeye özel olarak çalışılır. İsmi bilinmeyen bir Mısırlı zanaatkârın tasarısı tamamlanmış bir eşyanın üzerinde çeşitli geometrik şekilleri, öngördüğü motifleri yan yana getirerek mobilyalarda uygulaması sonucu ortaya çıkan ürünler kraliçenin takdirini toplar. Böylece Mısırlı sanatçıların kraliçe Kleopatra’yı memnun etmek için giriştiği çabalar sonucu marküteri sanatı ortaya çıkar.

Mısır’dan Osmanlı’ya

Kleopatra’nın sarayını süsleyen marküteri eşyalar daha sonra Mısırlı aristokratların evlerine girer. Mısırlılarla başlayan bu sanat dalı Rönesans döneminde ise güzel sanatların gelişmesinin hızla görüldüğü Fransa’da anıtsal örneklerde şahikalara çıkar. Önceleri Paris’te Louvce ve Versailles saraylarına giren marküteri mobilyalar giderek aristokrat kesimin malikanelerinde boy göstermeye başlar. Daha sonra Anadolu, İran ve Arabistan’a yayılan marküteri sanatı 1450 yılında İtalya’da marküteri atölyelerinin çoğalmasıyla yaygınlaşır. Bir saray sanatı olarak kullanılan marküteri, Osmanlı döneminde de boy gösterir. Osmanlıyı bir devlet iken imparatorluk haline getiren Fatih Sultan Mehmet Han bizzat kendisi marküteri çalışmaları yapar. Sonraki yıllarda marküteri atölyeleri ve aletlerinin çoğalmasıyla bir dönem sarayların baş köşesinde yerini alan marküteri eserler güncelliğini kaybetmeye başlar. 20. yüzyıla gelindiğinde ise duraklama dönemine giren marküteri sanatı günümüzde en yaygın olarak Fransa’da varlığını sürdürüyor. Osmanlı döneminde bir çok usta yetişmesine rağmen bir okulu bulunmayan marküteri sanatı Türkiye’de ise Erol Antik tarafından yapılmaya devam ediyor. Kupon sistemiyle çalışan Erol Antik marküteri sanatını kendine has yeni bir boyut geliştirerek geniş bir yelpazeye yaydı.

Nesilden nesile marküteri

Üç kuşak marküteri sanatıyla ilgilenen Tarakçı, marküteri tarzındaki süslemeleri 0.5 mm’den daha ince ve kalın olarak yüzlerce metre kesimlerin yan yana getirilmesi ile oluşturduklarını söylüyor. Zaman zaman yapılan marküteri çalışmalarında santimetrekarenin içinde, 100 adet hareketin meydana geldiği mozaiklerin de yer aldığını belirten Tarakçı bu sanatı en ince noktasında çalıştıklarını belirtiyor. Firma olarak aksesuar çalışmaları ile işe başladıklarını belirten Tarakçı, gelen talepler karşısında evde ve iş yerlerinde kullanılan bütün eşyalarda marküteri ve ona çok benzeyen parküteri sanatını uygulamaya başlamışlar. Tarakçı bu noktada şöyle diyor: “Banyo ve mutfak gibi ıslak bölgeler hariç evin herhangi bir köşesinde bulunan her türlü eşyada (sehpa, sandık, yemek masası, tablo….vs) biz bu sanatları uyguluyoruz.”

Güney Amerika, Afrika ve Hindistan kökenli kaplamalar kullanılarak yapılan marküteri çalışmalarında 1450’li yıllarda Floransalı ustalar kendi desenlerini çizerek çalıştıkları marküteri eserlerin yanısıra dönemin meşhur ressamlarının temalarından da yararlanmışlar. Günümüzde ise Erol Antik özellikle Osmanlı ve Selçuklu motiflerinin ağırlığını taşıyan fakat zenginleştirilmiş motiflerin bulunduğu çalışmalar yapıyor. Zaman zaman bir kibrit kutusunun üzerindeki bir şekil, zaman zaman ise bir ressamın resmindeki bir çizgi marküteri çalışmasına ilham kaynağı olabiliyor.

Şu anda sekiz kişi olarak çalışan ve yarım asırdır marküteri sanatını en zarif şekilde çalışmalarına yansıtan Tarakçı ailesi usta— çırak ilişkisiyle yetiştirdikleri elemanlarla bu sanatın unutulmasını engellemeyi amaçlıyorlar.

Email: rahimesezgin@hotmail.com

Aksiyon

Kadın Tasarımı Ahşaplar

Fabrikasyon, basma kalıp, hatta neredeyse birbirinin aynı eşyalarla donatılmış evlerden sıkılalı, insanlar yeniliklerin peşinde. Tümüyle kendi iç dünyasını yansıtan renk ve modellerden oluşmuş dekoratif ürünlere sahip olmaksa bir hobi olmaktan öte bir ihtiyaç halini aldı şimdilerde.

Ancak evde geçirdiği sürenin erkeğinkine oranla daha fazla oluşundan mı, ‘evi yapan dişi kuş’ rolünden mi, yoksa estetik ve sıradışılığa vurgun oluşundan mıdır bilinmez, kadınlar bu tür zevklere daha yüksek oranda sahip ve icraat yönünden de öne çıkan konumda. El becerilerini ya da hayal gücünü kullanarak evini farklı ve sevimli hale getirme uğraşındaki kadınların sayısı her geçen gün artıyor. Bu artış konusundaki tahminimizi somutlaştıran ise iç dekorasyon eğitimi veren kurumların başvuru listelerindeki kadın kursiyerlerin sayısal çokluğu.

Ahşap boyama ‘IN’

Kumaş boyama, geçtiğimiz dönemlerin en gözde el becerilerinden biriyken cam, seramik ve ahşap boyama bugün daha büyük değişiklikler peşindeki hanımların gözdesi. Dört yıldır Bakırköy’de iç dekorasyon eğitimi veren Semih Yener eğitim kurumunda senede yaklaşık 250 kadar hanım ahşap boyama konusunda kurs görüyor. Amerikan Plaid firmasına ait ürünlerin Türkiye’deki tek distribütörü olan Semih Yener kendi eğitim kurumunda bu ürünlerin kullanıldığı iç dekorasyon eğitimi verirken ürünlerin tanıtım ve satış işlemlerini de yürütüyor. Türkiye genelinde yüze yakın satış noktasının oluşturulduğu bu eğitim sistemi İstanbul dışındakiler için seminerler aracılığıyla yaygınlaştırılıyor.

Ancak İstanbul’daki ahşap boyama ilgilileri için yedi aylık kurslar düzenleniyor. Haftada bir gün altı ders saati içinde verilen ahşap boyama eğitimi hanımların yoğun ilgisini çekiyor. Geçen yıl tamamlanmış eğitim dönemi sonunda öğrencilerin oluşturduğu ürünler Bakırköy Kültür Merkezinde 11— 21 Eylül tarihleri arasında sergilenirken yoğun ilgiyle karşılaşmış. Sergi yeni öğrencilerin de yeni dönem kayıtlarını hızlandırmış. Bu yılki hedef 400 öğrenci.

Öğreticilere özel eğitim

Amerika’da bir yıllık eğitim sonunda ahşap boyama derslerini yürüten öğretmenlerden Nilay Başaran farklı bir sistemle gerçekleştirilen ahşap boyama işlemlerinin sanıldığından daha kolay öğrenildiğini belirtiyor. Özel bir resim ya da çizim kabiliyeti gerektirmeyen bu sistemde yirmiye yakın teknik sayesinde ahşap boyama ve resimleme yöntemleri kullanılıyor. Kursiyerler kurum bünyesinde hizmet veren ahşap atölyesinden istediği mobilyayı satın alarak ahşap boyama tekniklerini uygulayabiliyor. Bu mobilyaları sipariş usulüyle kendine has çizgi ve modelde edinmek de mümkün. Boyama için gerekli malzemeler pek ucuz sayılmaz ama sonuçta ortaya çıkan ve bir benzerini oluşturmanın mümkün olmadığı ürünlerin satış fiyatı yüksek olduğundan maliyetini katlayacak kadar iyi bir gelir sağlıyor. Milli Eğitim Talim Terbiye kurulundan onaylı kursun sonucunda açılan imtihanda başarı gösteren kursiyerlere sertifika verilerek öğretici statüsüne sahip kılınıyor.

Sadece bir hobi edinmek, zamanını değerlendirirken evine yeni bir görünüm kazandırmak için değil; bunu ticari amaçlı yapan hanımlar da Semih Yener eğitim kurumunun yolcularından. Nevi şahsına münhasır kavramını tanımlayan boyanmış ve desenlenmiş ahşap ürünler sandık, masa, sandalya, sepet, deri koltuk, aynanın yanısıra akla gelmeyen onlarca objeden oluşabiliyor. Sergide yoğun ilgi çeken ürünler yeni öğrencilerin kazanımını sağlamış.

“Kendime güvenimi artırdı”

İki yıldır kursa devam eden Ayşen Yağanoğlu da böyle bir sergiyi gezdikten sonra karar vermiş, ahşap boyama kursuna devam etmeye. Emekli hemşire ve kozmotolog olan Yağanoğlu bütün evi kursta öğrendikleri çerçevesinde değiştirdiğini söylüyor. Mutfak dolaplarından banyodaki seramiklere herşey yeniden şekil almış şimdi. Eşi ve çocukları dahil evdeki herkesin bu değişimden hoşnut olduğunu söyleyen Yağanoğlu bunun kendisine de güzel duygular yaşattığını söylüyor. Çevresindekilerin gördükleri karşısında bu kursa ilgi duyduğunu da söylüyor ayrıca. “Kendimi keşfettim, neler yapabildiğimi gördüm, yapamam sandığım şeyler karşısında başarı sağladım, bu da kendime güvenimi artırdı” diyen Yağanoğlu bu yolla hem aile bütçesine katkı sağladığını hem de eşe dosta hediye olarak götürdüğü küçük eşyaların beğeni kazandığını söylüyor.

Semih Yener el sanatları eğitim merkezi sıradışı ve estetik doyuma ulaştıran ürünlere imza atarak iyi hissetmeyi amaçlayan herkesin aradığını bulacağı bir yer. Ticarete dönük planlamalar kazanımları artırıyor. Neler yapabileceğini görüp kendine duyulan güvenin artmasıysa bu eğitimin promosyonu sanki. Öyle ya zevk aldığınız bir işi yapıyor olmak kaç meslekte geçerli bugün?..

Semih Yener Elsanatları Eğitim Merkezi: (0212) 543 44 72 —572 54 59

Aksiyon

Sandalye

Kısaca bir bakış içinde özetlersek: Milattan Önce 5000 Mısır ve Roma, 10. yy. derken Rönesans 16. ve 17. yüzyıldan itibaren Louis, Tudor, Queen Anny, İngilizlerin Sharaton ve Chependale tasarımları yer almakta idi.

1880’lerde John Ruskin idealizmi içinde “Arts and Crafts”sanatlar ve zanaatlar akımına tasarım dışı taklitlerle ortaçağın köy kökenli mobilyalarını çağrıştırır. 1890’lar Amerikasında dini kökenli Shakers akımı kullanışlılığı ve dayanıklılığı öne çıkarmıştır. Ama pragmatizmi savunan yalınlığı, basitliği asla estetik görüşten kaçınarak başarılmayacağı fikriyle Willliam Morris; eğrisel, bitkisel formları, heykelsi bir güzellikle fonksiyona yansıtan Henry Van De Valde’nin “Art Nauveau” akımında; sürrealist mimar Antonio Gaudi‘de eğriselliğe bir başka tat ve kişilik geliyor.
İskoç mimar Charles Rennie Mackintosh ana motiflerini geometriye (kare, dikdörtgen) endeksliyor. Müthiş Hill Hause sandalyesi böyle doğuyor. Frank Lloyd Wright sandalyede metal borularla endüstri çağındaki ölümsüz yerini alıyor.

19. yy sonunda ısı ve nem uygulanarak buharda döndürülen ahşap formlar ile Michael Thonet’in ünlü sandalyesi ve diğer ürünleri 21.yy’a dek hala vazgeçilmeyenlerin başında yer alıyor. Rahatlığı, güzelliği ve fonksiyonelliği ile birer mucize gibiler.
Hollanda’da ortaya çıkan De Sitil akımı geometrik biçimleri çarpıcı ana renklerle altını çizerek dizayn ediyor. Gerrit Rietvelt’in 1918 “Red and Blue” 1934 kiraz ağacının güzel kızıllığındaki zig-zag çok ünlüdür.

1911’de Walter Gropıus Alman Bauhaus okuluyla endüstrüyel üretimi mobiya ve sandalyeye ulaştırdı. Adeta sandalyenin dönüm noktasını oluşturan bir dönemi başlatmış oldu.
Marcel Breuer’in ünlü “Wassily”, “S” Barcelona Fuarı için tasarladığı koltuğu; Mies Van Der Rohe’nin 1927 çelik boru ve kösele ile tüm formları alt üst edip; formu konfor ve şıklığı ile şaşırtıcı bir halde dengeledi.
Fransız Le Corbusıer çeliği ünlü dinlenme koltuğu ile hayatımıza soktu.
1936’larda Finlandiyalı Aalvar Aalto artık kalıpta ısıyla bükülmüş kontrplakları (laminasyon tekniği) İskandinavya’ya özgü bir yalınlıkla günümüz de bile vazgeçilmez konuma getirmiştir.
1950’ler Charles Eames ABD’de polyester ve metalde oldukça konforlu koltuk ve kanepelere imzasını atıyor.
1968’ler uzay çağı İtalyan Zanotto firması PVC (poli vinil clorür), Pneumatik (şişme sistemler pneu-design) ile Joe Colombo, Verner Panton gibi ünlü tasarımcıların eserleri ile şeffaf bir yumuşama süreci başlamıştır.
Büyük tasarımcılar, idealist, radikal veya reformist tasarımlar; ve dahi insan, ürün, fonksiyon, bileşkesi derken memphis akımı daha duygu yüklü, insancıl ve eylenceli neşeli ürünler getirdi oraya. Pleksiglass, plastik, laminatlarla çocuksu neşeyi ürünlerde hissettirdi. Ettore Sottsass koltuğu bu yeni yaklaşımın en iddialı ürünüdür.
Post modernizm’de Philippe Starck’ın sehpa olabilen sandalyesi “Lola Mundo” William Sawaya tasarımı kösele meetal “tarzan” sandalye, Chi Wing Lo’nun Aro’su geometrik dengenin en çağdaş örnekleridir.
Yine 20.yy’da pirimitizm, naturalizm, art deko ve hatta doğa esintileri ile simetrinin yokoluşu objenin özgürlüğü yepyeni bir akım oluşturdu. Riccardo Dalisi’nin “Pavonesi”si metalin, doğa ile yorumlanışının uyumlu valsini içerir.
Tasarımcı; duygular, esinler, ergonomi, örgütlülük, malzeme, teknolojik gelişme, işlev, nüfus, yeni gereksinimler ışığında üretimci; kolay üretim, kar, taşıma kolaylığı, rekabet, depolama faktörlerini, sosyal olgular, moda, güvenlik ve malzeme bileşkesi ile tüketici ise sosyal olaylar, moda, ekonomi, konfor, değişen gereksinimlerle bileşkesinde ve çevre uyumunda kesişmek zorundadır. Ki gelecek dönemlerde yeni tarz ve akımlar olarak devinimini yitirmeden karşımızda yerini alabilsin.
“Cennet Bulunduğun Yerdir” demiş Voltaire. Bu büyüleyici tasarım ürünlerine sahip olmak büyük bir ayrıcalık, aynı zamanda da büyük bir ekonomik güç gerektirmektedir.
Oysa Thedore Rosovelt’in dediği gibi “Elinde olanlarla, bulunduğun yerde, elinden geleni yap.” Buna benzer bir ilke ile oturma eyleminde yerli tasarım, yerli ağaç ve yerli üretim ile en kaliteli ve en aranılan olmaktaki kararlılığımızla Sandalye Evi’ni ziyaret etmeden karar vermemenizi tavsiye ediyoruz.
Sandalye evi, RE Dizayn’da yüksek İçmimar Egem Uzer, 18 yıllık İçmimari disiplinini büro, otel, restoran, cafe ve bar dekorasyonlarında en iyi şekilde ortaya koyarken; artık imalatın, içmimariyle bileşkesinin verdiği farkı, müşterileri ile paylaşıyor. Son dört yılda 95 otel, bar, cafe ve restoranda, sandalye evi fabrikasının ürünleri kullanıldı. Ayrıca yıllardır 130’dan fazla proje, tasarım ve uygulama ve 500’ün üstünde büro düzenleme çalışması olan firma; projelendirme, tasarım ve uygulamalarına devam ettiği gibi, showroomunda yerli tasarım, yerli ahşap, yerli üretim ısrarından vazgeçmeksizin; ahşabın sıcaklığını en ekonomik ve bilinçli tasarlanmış ürünlerle tüketiciye sunuyor.
Üretimde 100’ün üstünde kollu kolsuz sandalye, 40 civarında masa, 60’ın üstünde lobi koltuk kanape, 80’den fazla bahçe mobilyası şezlong ve çok büyük alanlar için şemsiyeler, kendi dizayn anlayışımıza cauntry tarzı banyo mutfak ve özel alanlar için el dekorlu pentür bordürler, dolap ve raflar yer almaktadır. Tüm bu imalatlar 1. sınıf malzeme ve işçilikle yerli kayın ağacı ve atmosfer şartlarına uygun ithal dış cephe vernikleri ile yapılmaktadır. En iyi ve en kaliteliyi yerli işçilikle sunmaktan büyük bir onur duymaktayız.
Ürettiği koltuk-sandalye-masa imalatları ile hemen hemen altı ayda bir benzersiz projesi ve ayrımsanan konseptleri ile cafe, bar, restoran sektöründe farklı yeni mekanlar kazandıran, RE Dizayn İç Mimari Mobilya Ltd. Şti. 2000’in Eylül ayında açılan Chakra Kitap Cafe ile Suadiye’de, 2001 Ocak ayında Allegro Pizza Grill ile Fenerbahçe’de benzersiz birer örnek oluşturmuştur.
Sandalye evi yerli üretim yapan bir firmadır. 19.yy. nostaljisine bir pencere açmak açısından Thonet tarzında 9 farklı model üretmektedir. Laminasyon tekniği ile kontrplaktan oluşan çok farklı yeni tasarımlar yanısıra kumaş, suni deri fontlu, ip veya hasır örülmüş imalatlar da bulunmaktadır. Katlanabilen osmanlı sandalyesi çağdaş antikayı beğeninize sunmaktadır. Lobi koltukları en mininal ölçülerden en büyük ölçüde seçeneklere sahip. Her kumaş kaplı imalatta kumaş ve deri hatta suni deri müşteriye aittir. Rejisör koltuğu, şejlong ve minderler ham brandadan mevcuttur. Ekru renk güneşin soldurucu tesirlerine oldukça dayanıklıdır.
Tüm masa imalatlarında cilada çizilmezliği sağlayan ithal vernik kullanılmaktadır. Bar masa ve tabureleri yüksek oturma gerektirir, bu nedenle total ayaklı kolçaklı Thonet modeli yanısıra döşemeli veya kontra modeller mevcuttur.
Kanepeler cauntry tarzında, minderli veya monoblok 1. sınıf işçilik ve malzeme ile imal edilmektedir. Yine kumaş müşteriye aittir.
El dekorlu pentür çalışmalı dekoratif bordürler, banyo ve mutfaklar için çok amaçlı dekorlu cauntry tarzı dolap ve raflar mevcuttur.
Bütün imalat 1. sınıf kayın ağacındandır ve naturel, kiraz, tik, ceviz, maun, siyah ve tonları ile 10 farklı renk kartelamız mevcuttur.
Yazlık teras ve bahçe mobilyamız atmosfer etkilerine dayanıklı ithal Sayerlac dış cephe verniğine daldırma metodu ile yapılmaktadır. Naturel ve koyu meşe (antik ceviz) olmak üzere 2 renge sahiptir. Minimum 250 çaplı yada 250×250 kare formdan başlıyarak 450X450 ve 2 bumlu , üç bumlu örnekleri ile çok büyük miktarda m2’yi gölgeleyebilen şemsiyeler, 2 kişilik salıncak, servis arabası, servis sehpası tekerlekli çamaşırlık, havluluk, magazinlik mevcuttur. İmalatlar Kemerburgaz’daki 1000 m2’lik 50 işçinin çalıştığı butik bir fabrikada gerçekleşmektedir.

Kaynak: Mobilyaonline.net

Ahşap ve Su Sorunları

Genelde su, ahşaba sadece dışarıdan gelen ya da ağacın su iletme işlevinden artakalan bir yabancı madde değil, onun asıl bileşenlerinden biridir. Ahşaptaki suyun bir miktarı (%25-30 ) ahşap liflerine kimyasal olarak bağlıdır. Ahşaba yöneltilen eleştirilerden biri ahşabın çalışması, yani ıslanma ya da ortam rutubetinin değişmesi ile boyut değiştirmesidir.

“Pencerem döndü iyi kapanmıyor”, ya da “yağmur yağdı şişti açılmıyor� gündelik hayatta sık duyduğumuz şikayetler. Ancak ahşabın seçimi, kurutulması ve ahşap elemanın tasarımı doğru yapılırsa bu problemler ile karşılaşılmaz. Her malzemenin çalıştığı unutulmamalıdır.

Ahşabın boyu ısı değişince uzayıp kısalmaz

Ahşap ısı ile boyut değiştirmez, ısı ile yumuşayıp sertleşmez. Sadece suyla ve sadece enine kesitlerde bir çalışma söz konusudur. Suyla bile ahşap boyuna çalışmaz. İşte bu nedenle çok büyük açıklıklar geçmede ahşap, tasarımcıya büyük olanaklar sağlar. Gündüz-gece arasındaki ısı farklarının yarattığı problemleri çözmek için olağanüstü detay çalışmaları yapmak gerekmez. Ahşabın nem ile boyut değiştirirken dönmesi, boyuna kesitinde liflerin düzgünlüğüne dikkat edilerek önlenebilir. Yapılan iş için bu problem çok önemli ise çeyrek kesime başvurulabilir.

Nem Oranı
Ahşabın nem oranı (rutubeti), kurutulmuş ağırlığının yüzdesi olarak ifade edilir. Yani, yarısı kuru ahşap lifi ve yarısı da nem olan bir parça ahşabın nem oranı %100 dür. Bu sebeple, yeşil kerestenin nem içeriği %100 den çok daha fazla olabilir.

Yeni kesilmiş ağaç kururken, içerdiği nemin, kuru ağırlığının %30 u miktarına düşmesine kadar asıl boyutlarını korur. Lif doygunluk noktası olarak bilinen bu noktadan itibaren, kurudukça büzülür. Benzer şekilde, kuru ahşaptaki nem maksimum %30 oranına kadar arttığında şişer. Nem oranının, bu oranın üzerine çıkması daha fazla genleşmeye sebep olmaz.

Ahşap

Nem hareketi, sehim (aşağı eğilme), burkulma ve çatlama gibi şekil değişikliklerini de beraberinde getirebilir.
Ortamın bağıl rutubet değişiklikleri ahşabın nem oranını ve boyutsal hareketini etkilese de, özellikle dış cephede kullanılan ahşap için asıl etken yağmur sularının ahşabın içine girmesidir. En önemli yol da enine kesitlere ait yüzeylerdir. Bunlar boyuna kesitlere ait yüzeylerin yüzlerce katı su emme kabiliyetine sahiptirler. Düşük geçirgenliğe sahip türlerde, yatay kesitten suyun girmesi yalnızca hafif ve yerel bir ıslanmaya neden olurken; geçirgenliği yüksek ağaçlarda (yumuşak ahşaplarda) nem dağılımı hızlı ve oldukça fazla olmaktadır. Kolaylıkla, %100�ün üzerindeki rutubet seviyelerine ulaşılabilir. Ahşap ne denli dikkatli bir şekilde kurutulursa kurutulsun, nem alması, çürümeye karşı önkoruma işlemi uygulanmış bile olsa, ahşabın özelliklerinde boya tutma kabiliyetini de etkileyecek değişikliklere sebep olacaktır. Bu nedenle özellikle ahşabın, doğrudan suyla temas halinde olduğu dış cephelerde sıvı suyun geçişine karşı koyan ancak buhar halindeki suyun dışarı doğru çıkışına izin veren mikrogözenekli boyalar kullanılmalıdır.

HANGİ AHŞAP HANGİ NEM ORANINDA KURUTULMALI

Kullanım alanı

Nem oranı (%)

zeminde (yerden ısıtmalı)

6-10

zeminde (daimi ısıtmalı)

9-12

iç doğrama (daimi ısıtmalı)

8-12

iç doğrama (kesintili ısıtmalı)

10-14

dış doğrama

13-19

taşıyıcı olarak

16-20
SENKRON A.Ş.
T: +90 (212) 292 3864
F: +90 (212) 292 3867
E: senkron@ahsap.com

Parke Cilası

NEM KÜRLENMELİ POLİÜRETAN PARKE CİLASI

Parke Cilası
ULTRADEC zemin uzmanı bir A.B.D. şirketi. Hem beton hem de ahşap zeminler için çok çeşitli epoksi ve poliüretan esaslı sıvı kaplama malzemeleri üretiyor. Ahşap zeminler için klasik çift kompanentli poliüretan, su bazlı poliüretan ve nem kürlenmeli poliüretan ürünleri mevcut.
Ultradec’in hizmet ömrü en kalabalık lokanta ve barlarda bile en az 5 yıl..

Genel olarak ahşap zeminlerde kullanılan poliüretan ürünlere bakıldığında aşınmaya en fazla dayananların nem kürlenmeli poliüretanlar olduğu görülür. Su bazlı ürünler ise aşınmaya fazla dayanıklı değildir. Kullanma kolaylığı nedeniyle su bazlı poliüretanlar yatak odası gibi aşınmanın çok önemli olmadığı alanlarda kullanılmaları önerilir. Ultradec şirketinin nem kürlenmeli poliüretanların sertliğine yaklaşan bir su bazlı ürünü mevcuttur. Ancak bu ürünler son sertliklerine bir ay gibi uzun bir sürede eriştiklerinden ağır trafik olan alanlarda kullanılması önerilmemektedir. Çoğu zaman su bazlı ürünler son sertlik derecesine erişmeden yüzeyde sertleşecek malzeme kalmamaktadır.

Spor salonlarında 9 yıl,evlerde ömür boyu…

Kuşkusuz herhangi bir ahşap zemin kaplamasının performansı birçok etkene bağlıdır. Ahşabın cinsi, uygulandığı zeminin alt yapısı, ahşabın rutubeti, beton üzerine kaplanıyorsa betonun rutubeti, kullanılan tespit metotları, silistre işlemleri v.s. Bütün bunların üzerinde durmak, birkaç dergiyi dolduracak bilgi vermeyi gerektireceğinden burada sadece şu saptamayı yapmakla yetineceğiz. Doğru uygulanmış ve gerektiği zaman bakım gören bir masif ahşap zemin kaplamasının ömrü sonsuzdur. Senkron da masif ahşabın ölümsüzlüğünü kanıtlayabilmek için ULTRADEC kuruluşunu ve ULTRADEC 8331 nem kürlenmeli poliüretan ahşap cilasını seçti.

ULTRADEC: Ahşap zemin cilasında ABD’den ultra koruma
ULTADEC 8331 çok özel bir nem kürlenmeli poliüretan. Formülasyonun en ilginç tarafı aşınmaya dayanıklı olmasının yanı sıra esnek olması. Böylece ahşabın çalışması cilanın çatlamasına neden olmuyor. Diğer nem kürlenmeli poliüretanların uygulanmasında büyük problem olan havanın sıcaklığı ve rutubetten fazla etkilenmiyor. Yenilenmesi kolay, yüzeyi temizleyip yeni bir kat Ultradec 8331 sürmek yeterli. Bütün bu özellikleri ve çabuk kuruması onu haftanın yedi günü açık olan dükkan ve lokataların vazgeçilmez malzemesi yapmıştır. Ultra 8331 için verilen hizmet ömürleri yaklaşık şöyle: Kalabalık lokanta ve barlarda 5 yıl, spor salonlarında 9 yıl, konutlarda ise bir ömür boyu. Amerika ve İngiltere’de birçok lokanta ve mağaza zinciri ahşap zeminleri için sadece Ultradec’i seçiyor Hard Rock Cafe, T.G.I. Fridays, Habitat, Liberties, GAP dükkanları bunların sadece birkaçı.

SENKRON A.Ş.
Telefon: +90 (212) 292 3864
Faks: +90 (212) 292 3867
Email: senkron@ahsap.com

İnegöl den dekoratif güzellikler

Bir e-mail aldık inegölde dekoratif malzemeleri el emeği göz nuru yapan yaşlı bir amcamızdan..
Önceleri hobi olarak yapıyormuş ama artık gelir elde etmek istemiş bu nedenle dekoratif fotoğrafları bize gönderdi. Eğer satın almak isterseniz kargo ile gönderilebilir. Çok güzel tasarımları var..
Adresi: Ağaç işleri San. no:90 İnegöl Bursa
Tel: 0 532 601 01 40

Fıçı

At arabası

Oturma Grubu

Şişelik

Ahşap Ev

Nefes aldığından dolayı betonarme yerine ahşap evlere ilgi daha fazla. Sebepleri aşağıda sıralayabiliriz.

*ESKİ evlere meraklı, ancak restorasyon sürecini zorlu bulanlar, satın alacakları evi seçtikten sonra yenileme işini bu işi meslek edinenlere bırakıyor.

* RESTORE edilen eski eserlerin gerekli süreç tamamlandıktan sonra çok daha yüksek kârla satılabilmesi, yatırımcıları da bu alana yönlendiriyor.

* AHŞAP evlerin hafif ve dayanıklı bir taşıyıcı olması da deprem korkusunu hafifleten bir etken.

* BETONARME binalara göre, hava sirkülasyonu daha fazla olan ahşap evler, son dönemde sayıları artan sağlıklı yaşam meraklılarını da cezbediyor.

* ESKİ eserlerin her türlü vergi ve harçtan muaf olması da önemli bir etken.

* BİNALARDAKİ estetik, tarihi dokuyu yaşatıyor olması ve müstakil olmasına rağmen şehir hayatının tam ortasında yer alması da tercih edilmelerinde önemli rol oynuyor.

Eski Ahşapa Hayat Verin

Evlerde kadınların en büyük problemi kendi zevkine uygun olan eşyayı bulamamaktır. Ve pek çoğumuz sadece aradığımızı bulmak için ufacık objelerin peşinde günlerce koşarız. Ahşap boyama sanatıyla artık siz de zevkinize uygun objeler yapabilirsiniz. ‘Ben beceremem’ diye önyargılı olmayın. Çünkü ihtiyacınız olan tek şey ilgi ve sabır…

Ahşap boyama tekniği, sonsuz renk seçenekleriyle farklı bir dünyanın kapısını aralamanızı sağlıyor. Kimi zaman bakmaktan sıkıldığınız bir eşyanızı değiştirirken, kimi zaman da yepyeni ham bir objeyle yaşadığınız mekâna büyük paralar harcamadan farklılık katabilirsiniz. Evinizin bütçesine katkıda bulunabileceğiniz bu teknik, aynı zamanda sizi günün stresinden uzak tutan bir terapi görevini de üstlenecek. Meercat Sanatevi’nin yetkililerinden Caner Gürlek ile hazırladığımız ahşap çalışmamızla, siz de bu el sanatının büyüsüne kapılabilirsiniz.

Ayrıca Bauhaus Yapı Marketi’nde satılan Luoman Ahşap Evler kır evinden garaja, oyun evinden mangal evine, alet evinden kamelyaya kadar çok çeşitli amaçlarla kullanılabiliyor. Finlandiya’dan ithal edilen Luoman markalı ahşap evler, kolay montajıyla dikkat çekiyor. Bayrampaşa ve Beylikdüzü marketlerinde sergilenen ahşap evler bahçelerde, yazlıklarda, deniz kenarlarında, yaylalarda doğayla başbaşa yaşamak isteyenlere pratik çözümler sunuyor. Mangal evi, çocuklar için oyun evi ya da otomobiller için garaj, aletler için alet evi, kapalı otopark olarak da kullanılabilen modellere sahip olan ahşap evler için istenirse ücretli montaj hizmeti de veriliyor.

YARATICILIĞI GELİŞTİRİR
Ahşap boyama ile ilgilenmek için bazı temel işlemleri bilmek ve kullanılacak malzemeleri doğru seçmek gerekiyor. İsterseniz kendinizi güvenilir ellere teslim edip, yaratıcılığınızı tekniklerle birleştirip, evinizi dekore edebilirsiniz. Öğrendiğiniz her yeni teknik size yeni yetenekler katarken, yaratıcılığınızı da geliştirecektir. El emeğinizi döktüğünüz objeleri kullanmak da en büyük mutluluklardan olsa gerek. Ahşap boyama sanatıyla ilgilenmeye başlayınca, her bir fırça darbesinin ne kadar eğlenceli ve rahatlatıcı olduğunu fark edeceksiniz.

İLK İŞ ZIMPARALAMA
Ahşap bir objeyle çalışmaya başlarken yapılacak ilk işlem zımparalamadır. Ardından boyama işlemi gelir. Ahşap boyarken çok çeşitli renkleri kullanabilirsiniz. Hatta, bir sünger veya bez yardımıyla başka renkler kullanarak efektler katabilirsiniz. Eğer fırça darbelerinize güveniyorsanız, objenizi çiçeklerle, kuşlarla da süsleyebilirsiniz. Varak, çatlatma, eskitme, dekupaj, transfer gibi pek çok teknikle ahşap boyama yapılabilir. Bir objeyi boyamaya karar verdiğinizde, öncelikli olarak teknik belirleyip, ona göre malzemelerinizi seçmelisiniz.

Duygu GÖKMENOĞLU Sabah

Kontrplak Avantaj ve Dezavantajları

Kontrplakların avantajları:

- Küçük boyutlu yuvarlak ağaç malzemeden oldukça büyük boyutlarda ve değişik kalınlıkta, ahşap malzemenin özelliğini yansıtan ürünlerdir.

- Masif ağaçlara göre boyutsal dayanıklılığı daha iyidir.

- Odunların soyulması ile oluşan ince soyma kaplama levhalardan üretildiklerinden, fiziksel özellikleri levha boyunca yeknesaktır.

- Estetik olarak değerli veya az bulunan kaliteli ağaç malzemelerden elde edilen dekoratif kesme ve soyma kaplamalar, değeri düşük ağaç malzemeden üretilmiş kontrplak yüzeylerine yapıştırılarak ahşap malzemenin estetik kullanımı ve değeri artırılabilir.

- 20 soyma levha yaklaşık 3 cm kalınlığındaki odundan soyularak kontrplak üretiminde kullanılabilir, dolayısıyla odunlardan etkili faydalanma sağlanır.

Kontrplakların dezavantajları:

- Genel olarak kontrplaklar masif ağaçtan daha düşük direnç özelliklerine sahiptir

- Kontrplak üretiminde, odun hammaddesinden verim oldukça düşüktür (%50-58)

- Yüksek miktarda enerji ve işçilik gerekir.

Sayfalar: 1 2

Dekorasyon ve Mobilya Sitemiz Wordpress altyapisini kullanmaktadir.

eXTReMe Tracker