Cezayir Elektrik Fuarı

Afrika’nın en kazançlı sektörü olan Cezayir Elektrik Sektörü, hızla gelişen bölgedeki elektrik sektöründe faaliyet gösteren her ithalatçı, toptancı, tedarikçi ve distribütörün büyük bir ilgiyle takip ettiği bir fuardır

Cezayir Elektrik ve Enerji Endüstrisi

Yılık % 2 ile % 4 arası büyüme gösteren elektrik ihtiyacını karşılamak için Cezayir’in her sene enerji kapasitesini 1.500 MW artırma zorunluluğunun yanı sıra bu artırımla ilgili yeni enerji nakil hatlarına ve trafolara ihtiyacı bulunmaktadır.

2002 senesinde başlatılan elektrik reformu neticesinde Cezayir Enerji Sektörünün ihtiyacını karşılamak amacıyla, özel sektör ve yabancı yatırımlar ülkenin çeşitli yerlerinde bağımsız projelere imza atmıştır.Özel sektörün Cezayir’in çeşitli yerlerinde toplam kapasitesi 6.000 MW’e ulaşan 6 projesi bulunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde, Cezayir Hükümeti reformları hızlandırmak için Mısırlı Elektrik Taahhüt firmasıyla 550 Km’lik yüksek gerilim hattı projesinin hayata geçirmek için19 Milyon Dolarlık bir anlaşma yapmıştır.

Cezayir Elektrik Fuarı sayesinde, Cezayir’in yanı sıra, Cezayir üzerinden nüfus artışı ve hızlı sanayileşmenin neticesinde büyük bir talebin oluştuğu diğer Afrika ülkelerine açılabilirsiniz.

Neden Cezayir?

Cezayir’in elektrik talebi yıllık ortalama % 2 ile % 4 arasında artmakta olup, 2010 yılında enerji ihtiyacının 14.000 MW olacağı tahmin edilmektedir. Ülkenin tek enerji üreticisi konumunda olan Sonelgaz ürettiği enerji miktarı ise 6.345 MW dır.

Cezayir Enerji ve Maden Bakanlığı yaptığı açıklamaya göre, 2010 yılı itibariyle bitirilmesi planlanan 8.000 MW’lık kapasite artırımı neticesinde, yüksek gerilim nakil hatları (VHT), kabloları ve 140 adet trafoya ihtiyaç duymaktadır. Ülkenin enerji artırma programının yaklaşık 10 Milyar dolara mal olması beklenmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen, Cezayir Elektrik sektörünün özelleştirilmesinin ardından özel sektör ve yabancı yatırımlar ülkenin çeşitli yerlerinde farklı projelere başlamıştır. Şubat 2002′de Cezayir Parlamentosu Sonelgaz’ın enerji üretimi, nakli ve dağıtımındaki tekeline son vermiş, ve kurumu anonim şirkete çevirmiştir.

Aynı zamanda, Enerji ve Maden Bakanlığı, kırsal elektrifikasyon programını desteklemek amacıyla, özel sektörü ve yabancı yatırımcıları hidro, biomass ve güneş enerjisi gibi yenilikçi enerji projelerine çekebilmek için bir takım teşvikler çıkarmıştır.

New-Field Exhibitions firmasının organizatörlüğünü, Tureks Uluslararası Fuarcılığın Türkiye Temsilciliğini üstlendiği 3. Cezayir Elektrik Fuarı, hareketlenen Cezayir Elektrik Sektörüne girebilmek için büyük bir fırsat. Sizleri Cezayir Elektrik Endüstrisinin 2007′deki en büyük buluşmasında kazanmaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla,

İhsan ÖZBEY
Proje Sorumlusu
Tureks Uluslararası Fuarcılık
İncirli Cad. No:112/6
Bakırköy İstanbul
Tel : +90 212 570 63 05
Fax : +90 212 570 63 06
ihsan@tureksfuar.com.tr
www.tureksfuar.com.tr

Dijital resim çercevesi

Artık tek çerçevede tek resim dönemi sona erdi. Minton Dijital Resim Çerçevesi, yüzlerce fotoğrafın bir slayt gösterisi halinde önümüzden akmasını sağlıyor.

Müzik parçalarının da dinlenebildiği çerçeve ile videolar da izlenebiliyor. Uzaktan kumandalı çerçevenin ayrıca takvim ve saat özellikleri de var. Elektronik ürünleri ve bilgisayar aksesuarlarının öncü markası Minton, resim çerçevelerinde yeni bir dönemi başlatıyor.

Dijital Resim Çerçevesi MDF-1003, 7 inç’lik LCD ekranıyla fotoğraf sergileme anlayışına keyifli bir boyut getiriyor. Çerçeve yüzlerce fotoğrafı, ayarlanabilen değişme zamanı sayesinde aynı ekrandan eğlenceli bir slayt gösterisiyle sunabiliyor. Dijital fotoğraf makinesi ya da harici belleklerden okunan resimleri dönüşümlü olarak gösterebilmenin yanı sıra MPEG-4 formatındaki videoları da izlettiriyor.

Bu çok yönlü çerçeve ayrıca MP3 Çalar özelliğine de sahip. Resimlerin keyfine, müzik dinleyerek varmak mümkün. Takvim ve saat fonksiyonlu MDF-1003, uzaktan kumandalı özelliğiyle de kullanım kolaylığı sağlıyor ve eve, ofise büyük renk katıyor. USB girişi ve SD/MMC kart slotuna sahip bu marifetli çerçeve, hafıza kartlarıyla 2 GB’lık kapasiteye ulaşıyor. İki yıllık garantisi olan Minton Dijital Resim Çerçevesi, Türkiye’nin önde gelen market ve mağazalarında 199 YTL’lik fiyatıyla satılıyor.

Ariston Beyaz Eşya

Beyaz eşya olarak baktığımızda kullanılan bir sürü materyal var. Bunlardan bir tanesi Ariston’da bulunan gri renkteki paslanmaz çelik olan Inox ürünler. Inox estetik olarak ürüne değer katan bir özellik. Fiyatının pahalı olması materyalden kaynaklanıyor. Çok daha dayanıklı ve yüksek alım gücü olan kesimde tercih edilen bir ürün. Aslında fonksiyonellik olarak bir fark yok ama tüketici dayanıklılık yerine diğerlerinden farklı olduğu için bunu tercih ediyor. Bir statü göstergesi.

Minimalizmin süresi yavaş yavaş sona eriyor. Geçen seneki mutfak fuarında tasarımlar yüzde 80 minimalistti. Bu sene yüzde 50 seviyesine düşer. Bundan sonra daha hareketli ve farklı materyallerin kullanıldığı heyecan verici, renkli, canlı ve insanları heyecanlandıracak tasarımlar olacak. Zaten sektör beyaz renkli beyaz eşyadan sıkıldı. Bir yandan da ürünler büyüyor. Mesela artık sekiz kiloluk çamaşır makineleri piyasaya çıkacak. Böylece tüketici her gün çamaşır yıkamak yerine haftada iki gün çamaşır yıkayarak bu dertten kurtulacak.

Beyaz eşya diğer objelere göre daha uzun süreli kullanılan bir ürün. Tasarım yaparken hem kendi bakışınızı yansıtmanız, hem de şirketin beklentilerine yönelik bir dizayn oluşturmanız gerekir. Aynı zamanda da tasarladığınız beyaz eşya güvenli olmak zorunda. Bu açıdan işimiz çok zor. Tasarım yaparken ne yazık ki tamamen özgür değiliz, çünkü modellerde ne tür özellikler olması gerektiği önüme hazır geliyor. Benim ürünlere katabildiğim artı değer sadece ürünü rekabetten nasıl ayrıştırabileceğim.

Bir ürünün sadece estetiği ön planda olacak şekilde tasarlanması önemli değildir. Philippe Starck’ın limon sıkacağını herkes hatırlar. Ama çekmecelerde duruyor ve günlük hayatta kullanılmıyor. Görsel tarafını takdir ediyorum ama benim bakış açımda fonksiyonellik önemli.

Çeşitli ürünlerde çok fonksiyonluluk söz konusu. Mesela cep telefonları artık sadece haberleşmede kullanılmıyor. Fotoğraf da çekiyor, biz üç dört bölümlü, her bölümünün ısısı farklı olan buzdolapları yaptık. Hatta bir dönem annenin çocuğuna mesaj bırakabildiği buzdolapları tasarımı üzerinde çalışmıştık. Ama bence bu kadar fonksiyonu bir ürüne kattığınız zaman o ürünü karmaşık hale getiriyorsunuz. Ben komplikeleştirmek yerine daha yalın tasarımlara gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kullanışı kolay ürünler her zaman daha revaçta. Bu proje kurnazlığıdır.

Türkler alışkanlıklarından vazgeçemiyor Tüketici alışkanlıkları bizim ürün tasarlamamızdaki temel noktalardan biri. Alışkanlıklar zamanla farklılaşıyor, takip etmek zorundayız. Mesela, yurtdışında sebze yeme alışkanlığı çok fazla yoktur ama Türkiye’de çok fazla. Bu nedenle Türkiye için geniş sebzelikler tasarlanmaya başlandı. Avrupa’da büyük buzdolapları insanlara gereksiz geliyor ama Türkiye’de tam tersi.

Dondurulmuş gıda tüketimi yaygınlaşmadığı için buzlukları geniş buzdolaplarına talep yok. Aynı durum çamaşır makinelerinde de geçerli. Standart beş kiloyken altı kilo oldu. Fakat Türkiye’de makinenin ne kadar fonksiyonu olursa olsun tek bir program kullanılır. Narin çamaşırları yıkayabilen çamaşır makinesi programları var.

Her ne kadar tüketici bu programı kullanmak için bu makineyi almış olsa bile makineye hiç güvenmiyor. Çamaşırı elde yıkmaya devam ediyor. Bazı tüketiciler tüm fonksiyonları kullanıyor ama yüzde oranına bakarsak bu çok az.

www.ariston.com.tr

Sinbo MikroDalga Fırın

Küçük ev aletlerinin öncü markası Sinbo, SMO 3605 Mikrodalga Fırın ile lezzet tutkunlarına yeni bir pencere açıyor. Hızlanan hayatımıza modern bir katkı sağlayan mikrodalga fırın, 8 farklı pişirme mönüsü ve 5 farklı güç seviyesi ile güzel yemeklere hızlı ve kolay ulaşılmasını sağlıyor.
17 litrelik pişirme hacmine sahip fırın, güvenli ve sağlıklı bir pişirme süreci sunuyor.Sinbo, paslanmaz çelik gövdeye sahip inox mikrodalga fırınıyla, lezzetlere ulaşmak için mutfakta geçen uzun zamanları kısaltıyor. Geniş iç hacmi ve 8 farklı pişirme mönüsüyle seçenekli imkanlar sunan mikrodalga fırın, dijital göstergesi ve sade ön paneliyle kullanım kolaylığı sunuyor. Buz çözme özelliğine sahip fırın, ayrıca modern ve estetik tasarımıyla da mutfak estetiğine katkıda bulunuyor.

Modern inox tasarımı, dijital saat ve LED göstergesinin sağladığı kullanım kolaylığı ile birleşiyor. Kendiliğinden dönen pişirme tablosu ve 30 dakikalık zaman ayarı ise rahat bir pişirme ortamı sağlıyor. Buz çözme özelliği ile de derin dondurucudan çıkan ürünleri kolayca hazır hale getiriyor. İki yıllık garantisi bulunan SMO-3605, Carrefour ve Türkiye’nin önde gelen market ve mağazalarında 129 YTL’lik fiyata satılıyor.

Ev Elektronik Eşyaları

Yeni evlenenlerin üstündeki yük sürekli arttığından dem vurulur.20 önce çamaşır veya bulaşık makinesi sahibi olmak önemliydi. Şimdi makine değil, bilişim teknolojisindeki gelişmelerle artık akıl öne çıkıyor. Evde olmasanız da çok sevdiğiniz diziyi kaydedebiliyor, ya da çamaşır makinenizi çalıştırabiliyorsunuz.

20 yıl öncesine göre evlenmeden önce sahip olunması gereken araç sayısı arttı. Bir çamaşır makinesi yeterli olmuyor. Bulaşık makinesi, Çamaşır kurutma makinesi, buzdolabı, fırın, LCD televizyon derken maliyet nerelere uçtu hesabı yapın. Şimdi bütün bunlara akıllı olan ev eşyalarını ekleyinİşiniz kolay değil ama yaşam gerçekten kolaylaşıyor.

Siz evde olmasanız bile televizyon dizisini kaydetmeyi, çamaşır makinenizi çalıştırmayı veya fırındaki yemeği pişirmeyi başarabiliyorsunuz. Saatini kurmak her zaman yeterli olmayabiliyor. İşten geç çıkabilirsiniz, herhangi bir sürprizle karşılaşabilirsiniz bu yüzden kumandanın elinizde olmasında fayda var. Ev eşyalarının içine yazılım teknolojisi girdikçe akıllandı. Siemens’in Berlin’de geliştirdiği akıllı ev konsepti T-Com House ile insanlar geleceğin evleriyle şimdiden tanışıyorlar. Bir ailenin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanan ve dekore edilen TCom House’da her haftasonu bir aile ağırlanarak, uygulamalı olarak onların bu teknolojiye olan ilgileri araştırılıyor. T-Com gelişmiş ışık ve ısıtma kontrolü sistemi, modern güvenlik elemanları, TV üzerinden video görüşme ve pek çok akıllı ev eşyaları bulunuyor. Bütün eğlence birimleri, çeşitli ev eşyaları ve ışık düğmeleri bir PDA kullanılarak evin her yerinden kontrol edilebiliyor. Ayrıca, cihazlar Gigaset Home Control üzerinden evin içinden veya cep telefonuyla dışarıdan da çalıştırılabiliyor. Projenin teknoloji ortağı olan Siemens, tamamen entegre ev konseptini ilk kez hayata geçirdi. “Siemens Smart Home” konsepti müşterilerin farklı ihtiyaçlarına iki çözüm getiriyor: Aylık ödemeleri düşünmeden ya da Telekom veya internet servis sağlayıcılarının sözleşmelerine bağlı kalmadan evlerinde rahat bir ortam isteyen herkes için ‘Gigaset Home Control (Gigaset Ev Kontrolü)’ çok güvenilir ve kolay bir çözüm sunuyor.

YEMEK KURSU EVİNİZDE
‘SURPASS Smart Home Solutions’ ise Telekom ve internet servis sağlayıcılarının devamlı açık olan geniş band bağlantısı aracılığıyla ev eğlencesi, güvenlik, sağlık ve ev otomasyonu gibi alanlarda tüketicilerin farklı hizmetlere ulaşmasını sağlıyor. Bu sistem hayatın tüm alanlarında pek çok uygulama seçeneği sunuyor: Örneğin; bir yemek kursu video ile direk mutfağa iletilebiliyor, ya da bütün ev eşyaları uzaktan kumanda ile yönetilebiliyor. İşten eve geldiğinizde tek bir tuşa basarak stor perdeleri indirebilir, o anki ruh halinize göre odalardaki ışıkları ya da müziği ayarlayabilirsiniz. Filmler veya interaktif eğlence hizmetlerine odalardaki ekranlardan kolaylıkla erişilebilirsiniz. Evde kimsenin olmadığı zamanlarda odalardaki bütün şebeke sensörleri ev sahibine SMS göndererek ve acil servisi arayarak eve hırsız girmesi gibi durumları haber veriyor.
Sabah

Plazma tv Odası Tasarımı

135 kişinin başvurduğu yarışmanın jüri üyeleri sırasıyla şöyleydi: Ali Bakova (Endüstriyel Tasarımcı), Ali Doruk (İç Mimar), Can Yalman (Endüstriyel Tasarımcı), Gülderen Bilgili (Digicom Başkan Yardımcısı), Hasan Çalışlar (Y. Mimar), Koray Malhan (Koleksiyon Mobilya), Nazlı Gönensay (Y. Mimar), Senem Onur (MSÜ İç Mimarlık Bölümü Yard. Doçent), Yasemin Aksoy (Maison Française Yayın Yönetmeni). Yarışmacılardan, bir plazma televizyonun etrafında, 5 metre çap içerisinde, özgün, yaratıcı ve hayata geçirilebilir bir mekan tasarlamaları istenmişti. En az bir, isterlerse daha fazla ünite (TV ünitesi, oturma ünitesi, raf sistemi vs.) tasarlayabileceklerdi. Yarışmacılara ödülleri 14 Haziran gecesinde verilecek.

BİRİNCİ
Erol Kaya (32) Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nü ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nü bitirmiş, kendi mimarlık şirketini kurmuş. ‘Birinci olursam tasarladığım oda üretilip bana verilecekti. Bu yüzden nasıl bir mekanda TV izlemek istiyorsam onu ürettim’ diyor. Tasarladığı odada sarı renkler hakim.

İKİNCİ
Ahmet Kılıç (22) Mimar Sinan Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı öğrencisi. Tasarımında plazma TV, koltuk etrafında 360 derece dönüyor. ‘Her koltukta surround ses sistemi ve yüksek volümlü sahnelerde devreye giren vibrasyon efekti var’ diyor.

ÜÇÜNCÜ
Özge Ertoptamış (25) ODTÜ Mimarlık mezunu. ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı’nda master yapmış. Projesine Mood’s adını vermiş. Plazma TV, kütüphanenin içinde. Ancak istendiği zaman çekilip çıkarılıyor ve başka bir yere konulabiliyor.
Plazma Tv
Hürriyet

Gelişen teknoloji kompleks yaratıyor

Ütüden mikrodalga fırına, otel odalarının kapısını açmaya yarayan plastik kartlardan telefonlara kadar gündelik yaşamın parçası haline gelen her alete burnunu sokan elektroniğin insanlar üzerinde yarattığı baskı Der Spiegel dergisine kapak konusu oldu. İnsanlar giderek karmaşık bir hal alan teknoloji harikası aletlerin karşısında giderek çaresizleşiyor ve başarısız olunca deyim yerindeyse komplekse kapılıyor.

‘‘Güncel Kabuslar’’ başlığını kullanan dergi, yüksek teknoloji çağını yaşayan insanoğlunun, kullandığı karmaşık araç-gereçler yüzünden kendini sürekli zeka testine tabi tutuluyor hissine kapıldığını belirterek, ‘‘Sanayi sektörü sözde insanlara yardımcı olmaya çalışıyor. Ancak giderek daha karmaşık teknolojiler geliştiriyor’’ diye yazdı.

En basit ev aletleri bile yüksek teknolojik özelliklerle donatıldığı zaman bir düğme karmaşası başlıyor. Kullanım kılavuzları ise tam bir arapsaçını andırıyor. Bazı mikrodalga fırınların üzerinde hesap makinelerinden daha fazla düğme bulunuyor, elektronik ütüler mini uzay gemilerine benziyor.

Diyelim ki videotext’li stereo bir TV almak için dükkana giriyorsunuz, bir anda karşınıza değişik işlevleri olan en az 400 cihaz çıkıyor ve bunların hepsi de aradığınız videotext ve stereo yayın özelliklerini içeriyor. Satıcıların verdiği bilgiye göre müşteriler bu kadar çok aleti görünce, sadece kendi aradığı özelliklerle yetinmeyip, Sony, Philips ya da Grundig’in sunduğu diğer seçenekleri de içeren TV’lerden alıyorlar. Yani teknoloji ne kadar kaotik görünürse, ürün o kadar iyi satıyor.

Cep telefonlarına gelince; onlarca menü ve alt menüde sunulan seçeneklerin tamamını kavrayıp hepsini birden kullanmak kesinlikle imkansız gibi görünüyor. Bu yüzden de sürekli yeniliklerle donatılan bu teknolojinin işlevi artık tartışılır hale geliyor.

Sosyologlara bakılırsa, her aletin kendi işlevine özgü bir kullanım kılavuzu olması gerekiyor. Ancak bu görüş örneğin sadece akrep ve yelkovanı olan saatlerle sınırlı bulunuyor. İşin içine dünyanın diğer yörelerindeki saatleri de gösteren çipler ve bioritm göstergeleri de girdiği zaman durum karmaşıklaşıyor.

Dünyayı anlamlı bir şekilde kavramak isteyen insan aklı, böyle bir kaos karşısında şaşırıyor. Yeni teknolojilerle arası iyi olmayanlar da ‘‘teknoloji özürlü’’ damgası yiyor. Psikolog Donald A.Norman ‘‘teknolojinin paradoksu’’ diye tanımlıyor. Hayatımızı kolaylaştırmak için varolan teknoloji, insanın gündelik yaşantısını giderek daha karmaşık hale getiriyor.

Alarmlı radyonun üzerinde yer alan sonsuz sayıdaki düğmenin sırrını uyku mahmurluğu içinde çözmek hayli güç görünüyor. Ya da elinizdeki elektronik kartla kapısını açmaya çalıştığınız otel odasına gidemediğiniz zaman koridorda kalakalıyorsunuz. Oysa basit bir anahtarla odaya girmek işten bile değil…

Cdlikler

KONTRAST Dekorasyon’un Endonezya’dan ithal ettiği, hayvan figürlerinden oluşan çeşitli boy ve modelde CD’likler çocuklar ve genç kızların beğenisini kazanıyor. Firma sahibi Gül Yeşilpınar, Endonezya, Çin, İtalyan ve Fransız ahşap, seramik, metaldten yapılan, fiyatları 2.5-250 ytl arasında değişen hediyelikler arasında CD’liklerin rekor kırdığını söyledi. CD’likler modeline göre 20-40 ytl.

Dekorasyon ve Mobilya Sitemiz Wordpress altyapisini kullanmaktadir.

eXTReMe Tracker