Ariston Beyaz Eşya
Beyaz eşya olarak baktığımızda kullanılan bir sürü materyal var. Bunlardan bir tanesi Ariston’da bulunan gri renkteki paslanmaz çelik olan Inox ürünler. Inox estetik olarak ürüne değer katan bir özellik. Fiyatının pahalı olması materyalden kaynaklanıyor. Çok daha dayanıklı ve yüksek alım gücü olan kesimde tercih edilen bir ürün. Aslında fonksiyonellik olarak bir fark yok ama tüketici dayanıklılık yerine diğerlerinden farklı olduğu için bunu tercih ediyor. Bir statü göstergesi.
Minimalizmin süresi yavaş yavaş sona eriyor. Geçen seneki mutfak fuarında tasarımlar yüzde 80 minimalistti. Bu sene yüzde 50 seviyesine düşer. Bundan sonra daha hareketli ve farklı materyallerin kullanıldığı heyecan verici, renkli, canlı ve insanları heyecanlandıracak tasarımlar olacak. Zaten sektör beyaz renkli beyaz eşyadan sıkıldı. Bir yandan da ürünler büyüyor. Mesela artık sekiz kiloluk çamaşır makineleri piyasaya çıkacak. Böylece tüketici her gün çamaşır yıkamak yerine haftada iki gün çamaşır yıkayarak bu dertten kurtulacak.
Beyaz eşya diğer objelere göre daha uzun süreli kullanılan bir ürün. Tasarım yaparken hem kendi bakışınızı yansıtmanız, hem de şirketin beklentilerine yönelik bir dizayn oluşturmanız gerekir. Aynı zamanda da tasarladığınız beyaz eşya güvenli olmak zorunda. Bu açıdan işimiz çok zor. Tasarım yaparken ne yazık ki tamamen özgür değiliz, çünkü modellerde ne tür özellikler olması gerektiği önüme hazır geliyor. Benim ürünlere katabildiğim artı değer sadece ürünü rekabetten nasıl ayrıştırabileceğim.
Bir ürünün sadece estetiği ön planda olacak şekilde tasarlanması önemli değildir. Philippe Starck’ın limon sıkacağını herkes hatırlar. Ama çekmecelerde duruyor ve günlük hayatta kullanılmıyor. Görsel tarafını takdir ediyorum ama benim bakış açımda fonksiyonellik önemli.
Çeşitli ürünlerde çok fonksiyonluluk söz konusu. Mesela cep telefonları artık sadece haberleşmede kullanılmıyor. Fotoğraf da çekiyor, biz üç dört bölümlü, her bölümünün ısısı farklı olan buzdolapları yaptık. Hatta bir dönem annenin çocuğuna mesaj bırakabildiği buzdolapları tasarımı üzerinde çalışmıştık. Ama bence bu kadar fonksiyonu bir ürüne kattığınız zaman o ürünü karmaşık hale getiriyorsunuz. Ben komplikeleştirmek yerine daha yalın tasarımlara gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kullanışı kolay ürünler her zaman daha revaçta. Bu proje kurnazlığıdır.
Türkler alışkanlıklarından vazgeçemiyor Tüketici alışkanlıkları bizim ürün tasarlamamızdaki temel noktalardan biri. Alışkanlıklar zamanla farklılaşıyor, takip etmek zorundayız. Mesela, yurtdışında sebze yeme alışkanlığı çok fazla yoktur ama Türkiye’de çok fazla. Bu nedenle Türkiye için geniş sebzelikler tasarlanmaya başlandı. Avrupa’da büyük buzdolapları insanlara gereksiz geliyor ama Türkiye’de tam tersi.
Dondurulmuş gıda tüketimi yaygınlaşmadığı için buzlukları geniş buzdolaplarına talep yok. Aynı durum çamaşır makinelerinde de geçerli. Standart beş kiloyken altı kilo oldu. Fakat Türkiye’de makinenin ne kadar fonksiyonu olursa olsun tek bir program kullanılır. Narin çamaşırları yıkayabilen çamaşır makinesi programları var.
Her ne kadar tüketici bu programı kullanmak için bu makineyi almış olsa bile makineye hiç güvenmiyor. Çamaşırı elde yıkmaya devam ediyor. Bazı tüketiciler tüm fonksiyonları kullanıyor ama yüzde oranına bakarsak bu çok az.
www.ariston.com.tr
Konuya Yorum Yapın?
Bu konuya benzer diğer konularımız:


