Füzyon, “Eriterek birleşme” demektir. Füzyon mimarisi ise geçmişle geleceği birleştiren bir sentez operasyonudur. Bilindiği gibi herhangi bir konuyu sentezleyebilmek için içerdiklerinin çok iyi özümsenmesi gerekir. Bu da onu oluşturan bileşkelerin detaylı geçmişini bilmekle olabilir. Zor bir iştir aslında, uzun soluklu bir araştırmayla gerçekleştirilebilir. Bu parçalar ancak bir “Bul ve yap” gibi yerli yerine oturduğunda sentezden bütüne ulaşılır. Dolayısıyla mimari açıdan bir sentez yapılması istendiğinde bu iş son derece bilinçli gerçekleştirilmelidir. Bazı mimarlar bilerek veya bilmeyerek farklı üslupları aynı yapıda bir araya getirmişler. Bu eserler “Hybrid” (melez) ya da “Eklektik” (derleme, toplama) olarak nitelendirilmiştir. Yakın bir geçmişe kadar değersiz olarak algılanan bu mimari davranış, 1970′lerden itibaren “Yunan kolonadı”, “Roman kemeri” gibi antik mimariden alıntılar yapan ve geniş yankı uyandıran “Post-modern” akım ile kabul ve itibar görür duruma gelmiştir. Diğer taraftan, sanayi devrimiyle mimarlar arasında yöresel-küresel tartışması başlamıştır. Bir grup uygulamacı, mimari sanatın evrensel bir boyut kazandığını öne sürerek, örneğin Paris’te yapılan bir otel binasının aynısının İstanbul’da da başarıyla uygulanabileceğini savunmuştur. Bu düşünceye karşı olan diğer grup ise mimarinin yöresel bir sanat olduğunu, mimari eserin bulunduğu coğrafyanın iklimini, kültürünü, malzemesini ve kullanıcıların geleneklerini yansıtması gerektiğini savunmuşlardır.

KARŞIT UNSURLARIN BÜTÜNLÜĞÜ
Bir bütünün içinde, bir mimari eserde benzer unsurların tekrarı monotonluk getirir. Diğer taraftan farklılıklar kontrol edilemezse bütünlük kaybolur. Farklı hatta karşıt unsurları bir araya getirerek buradan bütünlük ve devamlılık yakalamak zor bir girişimdir. Ancak mimari ve sanatta yüksek estetik, tatmin ve doyumun sihiri burada yatmaktadır. Bir eserin asırlarca devam edebilmesi, güncelliğini koruması ve her devirde kitlelerce ilgi odağı halini sürdürebilmesi onun yaratıcısını da ölümsüz kılar. Bulunduğu yer içinse doğal bir değer haline dönüşür. Ülkemizde bu açıdan yabancıların gıpta ile baktığı inanılmaz zenginlikte eserler bulunmaktadır. Bu yazıyı değerli mimar ve şehir planlamacı Sayın Dr. Ahmet Vefik Alp ile yaptığım bir görüşmenin ışığında yazdım. Kendisi 11-13 Kasım’da Paris’teki “Amerikan Mimarlar Enstitüsü Avrupa Seksiyonu” toplantısında ülkemizi temsil edecek. Beni kırmayıp füzyon mimarisi ile ilgili gerçekleştirmiş olduğu projelerin fotoğraflarını gönderdi. Ben de bunlardan bazılarını sizinle paylaşıyorum.

Meltem Etcheberry
Sabah

one

İç mimar Meltem Etcheberry ile sözleşi:

Ben mekan tasarımını çoğu zaman orkestranın çaldığı bir müziğe benzetiyorum. Orkestrada pek çok müzik aleti ve onları çalan müzisyenler var. Dinleyicileri büyüleyen; birlikte çalınan müziğin güzelliği, uyumu ve sesidir. Ama başlarında bir orkestra şefi mutlaka vardır. Küçükken bu kişinin ne yaptığını pek anlamıyordum. Size garip gelebilir ama orkestra şefinin önemini ancak iç mimar olunca kavradım! Kimin nerede, neyi, nasıl çalması gerektiğini, nerede başlayıp nerede bitireceğini belirleyen o orkestra şefi olmasaydı acaba dinleyiciler aynı şekilde büyülenebilecekler miydi? Hiç sanmıyorum. O zaman ortaya sadece kendi içinde bir şeyler ifade eden ama birlikte çalınınca kulağa anlamsız gelen sesler çıkardı. Tıpkı yapı için mimara, mühendislere ihtiyacınız olduğu gibi iç dekorasyonda da bir orkestra şefine, yani bir iç mimara ihtiyacınız vardır. Çünkü ancak o zaman tüm duyularınıza hitap eden mekanlara kavuşabilirsiniz. Aksi halde tek tek belki çok hoş olan şeyler birlikte kullanıldığında sizi mutsuz edebilir.

BOYUT VE DONANIM
Yaşadığımız mekanda aradığımız huzuru bulmak için bu yerin boyutlarına uygun bir donanımla döşenmesi gerekir. Bu noktada kullanıcının tarzı, zevkleri ve istekleri çok önemlidir. Tüm bunları fonksiyonel ve estetik çözümlere götürebilmek de profesyonellerin işidir. Sonuçta bir mekan yaratmak hayli heyacanlı ama bir o kadar da kapsamlı çalışma gerektiren yoğun bir “Takım çalışması”dır. Mimari ve iç mimari aynı anda başlamamışsa yani var olan bir mekana dekorasyon yapılacaksa, çoğunlukla bütünün boyutlarına uymak zorunda kalırız. Mekanlar arası iç duvar farklılıkları binanın yapısal durumuna bağlı olarak değiştirilebilse de bu her zaman teknik nedenlerden dolayı mümkün olamayabilir. O zaman iç mimariyi yapıya uygun halde uygulamak durumunda kalırız. Bazen kısıtlayıcı gibi görünen bu olay aslında özellikli bir binada çok şık bir dekorasyonun temelini oluşturabilir. Örneğin ahşap tavanlar, eski bir şömine, orijinal merdiven korkulukları gibi… Bir yerin dekorasyonuna başlamadan önce orayı kullanacak olanlara “Mekan kullanım rehberi” başlıklı bir doküman hazırlayabilirsiniz. Böylece, alacağınız yanıtlara göre son kullanıcıların kişisel tercihlerine ve yaşam stillerine uygun özel mekanlar tasarlayabilirsiniz. Aksi halde en şık, pahalı, moda da olsa bu mekan doğru çözümlenmiş olmaz ve zamanla kullanıcıları rahatsız eden sorunlar ortaya çıkar. Takım çalışmasının önemi burada iyice belli olur. Dekorasyona başlarken mekanın artı ve eksilerinin bilinmesi önemlidir. Örneğin yamuk duvarların, eğri tavanların düzeltilmesi ya da epok bir şöminenin dekorasyonun merkezi olarak düşünülmesi gibi. Yapısal veya noktasal durum iç mimarinin biçimlenmesine yardımcı olur. Kimi zaman eski bir kartonpiyer detayı bile mekan için önemli olabilir. Mekanda ışık, olmazsa olmaz bir faktördür. Sırf estetik kaygılarla pencerenin kapatılmasının istendiği mekanlara da tanık olduğum için doğal ışık ve havalandırmanın önemini özellikle vurgulamak istiyorum. Mekandaki yapısal girinti ve çıkıntılar da projede sizi yönlendirir. Derinse depolama olarak, değilse sergileme amaçlı çok değişik çözümlerle bu alanlar fonksiyonelleştirilir. Yapıda kullanıcı sayısı arttıkça bölünmeler de çoğalır. Loft ya da stüdyoların “Açık yaşam”ı bekar ya da yeni evlilerin hoşlandığı bir tarz olsa da çocuklu ailelerde herkesin kendine ait bir alanının olması son derece önemlidir. Az sayıda bölünmenin olduğu yerlerde izolasyonun çok iyi çözümlenmesi gerekir. Aksi halde istenmeyen kokulardan ve buhardan rahatsız olursunuz. Dekorasyonda iç duvarların yıkılması isteniyorsa statik uygulama projesinden bunların taşıyıcı olup olmadığını öğrenmek kesinlikle şarttır. İşte size takım çalışmasının diğer bir avantajı! Çok yüksek tavanlı mekanlar asma kata imkan verir. Bu durumda eklenecek asma katın mekanın mimari bütünlüğüne aykırı olmamasına dikkat edilmelidir. Şayet konsept bu aykırılığı istiyorsa diğer donanımlarla desteklenmelidir. Asma kata çıkış merdiveni de iç mimari projede orijinallik yaratabilir. Mobilya yerleşimi de mekanın büyük ya da küçük görünmesi bakımından çok önemlidir. Kimi zaman ufak bir değişiklikle mekanınızı inanılmaz derecede ferahlatmanız mümkün olabilir. Takım çalışması sırasında bir profesyonel yardımıyla plandaki bu değişikliğe önce iki boyutta karar verirseniz, üç boyutta zaman ve enerji kaybı yaşamazsınız. Evinizde çok değerli mobilya ve objeler kullanmanız bir tercih sebebidir. Ancak bir evi müzeye çevirmek oranın kişiselleşmesine aykırı bir durumdur. Mekanda boşluk bırakmaktan korkmayın. Mobilya ve objelerin kullanımında son derece seçici olun. Elinize her geçeni, her hediyeyi ya da anıyı gelişigüzel sergilemek zorunda değilsiniz. Dönemsel değişiklikler yaratın. Böylece hoş bir görsel farklılık getirebilirsiniz mekanınıza. Mobilyalarınızı duvar önlerine asker sırası gibi dizmeyin! Mekana hareketlilik getirmesi açısından bunları verevine, merkeze doğru, çapraz gibi değişik şekillerde yerleştirebilirsiniz. Paravanlar, konsollar, alçak kitaplıklar, sehpa ya da gazetelikler hareketli, eğlenceli ve hoş bölmeler yaratır. Ankastre mobilyalar da mekanı genişletir.

Meltem Etcheberry
Sabah

none

Evler
Hazır ev yaptırma modası tüm dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. Bu tür binalar geleneksel inşaatlara kıyasla daha çabuk yapılması ve düşük maliyetleri nedeniyle tercih edilir hale geldi. Tabi bu türün avantajlarının yanı sıra bazı dezavantajlar da yok değil. Bu dezavantajların başında ise çoğunlukla sıkıcı ve kullanışsız tasarım geliyordu. Hazır evler kısa zamanda düşük maliyete konut inşa etme mantığına göre yapıldıkları için tasarımları üzerinde pek fazla durulmadı. Ancak zaman değişiyor. Dünyanın önde gelen tasarımcıları bu alana el atarak hem hızlı inşa edilen, hem ucuz, üstelik harika tasarımlı evlerin olabileceğini ortaya çıkardıkları eserlerle gözler önüne serdi.

Yarım daire gibi
Kısaca “pret a habiter”, yani oturmaya hazır evler anlamına gelen bu akıma öncülük eden tasarımcıların başında ünlü Avusturyalı mimar Gustav Peichl geliyor. Peichl’in yarım daire adındaki tasarımı aslında dar alana inşa edilen ikiz villadan başka bir şey değil. Bir evden beklenen tüm nitelikleri farklı çizgilerle çatısı altında barındıran bu yapının üç değişik modeli var. 195 bin ile 225 bin Euro arasında değişen fiyatlara yapılan bina özellikle farklı tasarımlara ilgi duyan insanları cezbediyor. Hazır ev konusuna el atan bir diğer tasarımcı da dünyaca ünlü mücevher ve moda yaratıcısı Jette Joop. Joop klasik hatlara sahip, ancak sadeliğiyle göz alan çizgileri tercih ediyor. Fakat dış görünüşü sadeliğiyle dikkat çeken tasarımın içi bir dizi sıra dışı ayrıntıyla bezenmiş. Bunların başında zemini tamamen camdan oluşan mutfak geliyor. Tasarımcı zeminin isteğe göre akvaryum veya şarap mahzenini doğrudan seyretme imkı veren bir şekle sokulma olanağının olduğunu belirtiyor. Diğer bir tasarım ayrıcalığı ise garajdan mutfağa veya yatak odasından bahçeye özel asma köprülerle geçilmesi. Tabi bu ayrıntılar plana dahil olunca fiyat da kabarmaya başlıyor. Joop’un tasarladığı 200-250 metre karelik bu binanın fiyatı özelliklerine göre 300 ila 700 bin Euro arasında değişiyor.

Dar alan mucizesi
Ancak açık bir farkla en dikkat çekici tasarım ise endüstriyel tasarım dünyasının duayeni olarak bilinen Alman Profesör Luigi Colani’ye ait. Tasarım alanında sayısız ödül sahibi olan 76 yaşındaki Colani’nin Rotor-Haus adını verdiği yapı tam anlamıyla bir tasarım şaheseri. Yalnızca 36 metrekare alan içerisine makul ölçülere sahip salon, mutfak ve yatak odasını sığdıran tasarımcı tüm dikkatleri yine üzerine çekmeyi başardı. Dar alanda çok kullanım alanı yaratma prensibinden yola çıkan Colani salonun ortasına döner bir sistem yerleştirmiş. Buna göre salonda oturan bir kişi elindeki uzaktan kumandanın tuşuna bastığında karşısında duran yarım daire şeklindeki mutfak dönerek yerini banyoya bırakıyor. Tuşa bir daha basıldığında ise dev silindir oda yeniden hareket ederek bu seferde yerini yatak odasına bırakıyor. Böylece her dönüşte ortaya çıkan mekan salonun büyüklüğünü de kullanarak 36 metrekarelik bir evin toplam kullanım alanını bir anda 72 metre kareye çıkarıyor. Yetkililer hazır ev sektörünün bu tür yeni ve taze fikirlerle hızla gelişeceğini çok daha yaygın hale geleceğini ifade ediyor.
Sabah

none

Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Üzülmez, KTO-TÜYAP Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen açılışta, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünün kutlandığı bugünlerde açılan bu fuarların büyük önem taşıdığını söyledi.Konya’da 3. Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı ile Konya İntermob 2006 3. Mobilya Yan Sanayi, Aksesuarları, Orman Ürünleri ve Ahşap Teknolojisi Fuarı, 17 ülkeden 213 firma ve temsilcinin katılımıyla açıldı.

Çanakkale Savaşı’nın yüzbinlerce şehitin verildiği bir var olma veya yok olma mücadelesi olduğunu ifade eden Üzülmez, şunları kaydetti:

“Çanakkale Savaşı’nda, bu ülkenin gelecek nesli şehit verildi. Bu fuarların ülke sanayisi açısından en az Çanakkale Savaşı kadar önemi vardır.

Günümüzde Çin’in dünyada ekonomik bakımdan her ülkeyi sarmaya başladığından yakınıyoruz. Gelişen dünyada, teknolojik üretim yapma bakımından bizler de en az Çinliler kadar çalışarak, bu ülkenin geleceğini için ekonomik bakımdan ölüm kalım savaşı vermek mecburiyetindeyiz. Bu bakımdan makine fuarlarının önemi son derece büyüktür.

Ayrıca bu fuarlar, Konya sanayisinin gelişimi ve dünyaya açılımı açısından da son derece önem taşımaktadır.”

Üzülmez, daha sonra protokol üyeleriyle birlikte kurdela keserek, fuarların açılışını gerçekleştirdi.

Açılışa, Konya Vali Yardımcısı Halil Uyumaz, Konya Marangozlar Odası Başkanı Mehmet Önen, TSE Bölge Müdürü Sancar Arık, Ayakkabıcılar Odası Hasan Uzman ve çok sayıda vatandaş katıldı.

17 ülkeden 213 firma ve temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen fuarlarda, mobilya imalatında kullanılan her türlü makine ve malzemeleri sergileniyor.

Hürriyet

none

Dünyaya geldiğimiz ilk andan itibaren ilk nefesle birlikte oksijen almaya başlar, oksijen alarak yaşama gözlerimizi açarak hayata devam ederiz. Hayatın dört ana unsuru; hava, su, toprak ve ateştir.

Bunlar yaşamın vazgeçilemez ve eksikliği kabul edilemez temel yaşam unsurlarıdır.

Tasarımını yaptığım bu özel seriye kullanım işlevselliğiyle, ofislerde her odada, her fonksiyonda kullanılabileceği ve tasarım felsefesinde de böyle bir nokta bulunduğundan Oxygen ismini verdim.

Nasıl ki bir ebeveyn çocuğuna, onu yansıtacak en doğru ismi vermeye çalışırsa, biz tasarımcılar da tasarımlarımıza, ruhuyla, işleviyle, her haliyle taşıyacak ve anlatacak ismi vermeye çalışırız.

Tasarım işlevselliği açısından bu seri, ofislerin makam odalarında, müdür ve personel bölümlerinde, toplantı oda ve salonlarında kullanılabilecek modüllere ve masa şekillerine girebilmektedir. Kısacası bir ofis katının tüm ihtiyaçlarına cevap verebilmektedir. Nasıl ki oksijen her odaya girerek bizlere yaşam vermeye devam ediyorsa,

Oxygen serisi de ofislerde her bölüme girerek tüm ihtiyaçları karşılayarak, yaşam ve enerji verecektir. Tasarımının
temelinde bu ruh vardır. Oxygen serisini tasarlarken bu ruhu fazlasıyla verdiğime inanıyorum.

Oxygen serisi ile 2007 de ofis mobilyaları tasarımında ve kullanımda yeni bir süreç başlatacağını ifade eden Pulcu sözlerine şöyle devam etti: “Oxygen’in katalog çekimlerinde bile çok özel bir çalışma yaptık.

Bol oksijenli Belgrad ormanlarında çekimlerimizi gerçekleştirdik.

Oxygen serisi minimal çizgisiyle, ofislere ve işyerlerine güzel enerji vermesi için seçtiğimiz özel renk kombinasyonuyla günümüz stresli ve yoğun iş hayatımızda, ofislerimize ve bizlere bol bol oksijen ve güzel enerji verecek.

kaynak:mobilyadekorasyon.com

none

İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde sayıları hızla artan villalar genellikle Amerikan tarzında inşaa ediliyor. Şehir merkezinden, kalabalıktan, gürültüden uzak ve içerisinde sinemadan, alışveriş merkezlerine kadar her türlü imkanın yaratıldığı bu kentlerin örneklerine Amerika’da sık rastlanıyor.

Avrupa’da eşine az rastlanır bu villaların yapımı öncesinde, villaların yeri, birbirlerine olan uzaklığı gibi konularda araştırmalar yapılıyor. Özellikle Amerikan mimarlarla çalışıldığından bu villalarda Amerika esintisinin hakim olduğu dikkati çekiyor. Özellikle geniş arazi üzerine kurulu ve doğa ile içiçe olmasına dikkat edilen villalar en son yeniliklerle inşa ediliyor. İç mekan oldukça geniş tutularak yanmaz duvarlar, ısı geçirmez çatılar, bilgisayarlı elektrik süpürgesi ve ısınma sistemleri, büyük bahçeleri ve manzarası bulunan villalarda estetik ön planda tutuluyor.

Bunun yanı sıra şehir dışında inşaa edilen uydu kentlerde apartman dairesinde oturmak istemeyenlere ise villa seçeneği sunuluyor. Yapılan lüks dairelerde ve villalarda hiç bir konfordan kaçınılmamasının yanında, malzemeler de özel olarak seçiliyor.

ACARKENT

1452 villanın bulunduğu Acarkent’teki 32 adet satış birimi ve dev bir çarşı içinde bulunan 360 adet dükkan henüz satışa sunulmadı.

ERGUVAN KONUTLARI

Büyükçekmece Mimarsinan Beldesinde, deniz kenarında, 22 dönüm büyüklüğündeki arazide inşa edilen Erguvan Konutları üç ayrı tipte ikiz, dubleks ve tripleks 51 villadan oluşuyor. Yüzme havuzları, sosyal tesisleri bullunan lüks sitedeki oturmaya hazır villaların satış fiyatı 250-350 bin dolar arasında değişiyor. Ataköy’e 25, Tatilya’ya 6 kilometre uzaklıkta bulunan site Emlak Bankası’nın Mimaroba-Sinanoba konutlarına da komşu. 22 dönüm büyüklüğünde arazi üzerine kurulan Erguvan Konutları’nın inşaatı 1993 yılında başladı.

SİNAN VİLLE

Sinan Ville Residence, İstanbul’a 35 kilometre uzaklıkta Mimar Sinan’da, farklı mimariyle Uzel Holding ve İnko inşaat tarafından gerçekleştiriliyor. SinanVille Residence, 33 dönümlük alana kurulu 22 villadan oluşuyor. Villalar 1998 Ekim ayında sahiplerine teslim edilecek. SinanVille Residence’in kurulduğu alan İçinde sosyal tesis, yüzme havuzu, tenis ve squash kortu, basketbol sahası, iki otomobillik kapalı otoparkının bulunduğu her türlü imkan yaratılmış durumda.

ARY’A EVLERİ

Etiler’de bulunan Ary’a Evleri üç dönümlük arazi üzerine inşa edildi. Dört bloktan oluşan projede toplam 44 daire bulunuyor. 1996 yılında başlanan Ary’a Evlerinin kaba yapısı bitirilip, ince inşaatına başlandı ve 1997 sonu itibarıyla da sahiplerine teslim edilecek. Yüzme havuzu, jimnastik salonu, çocuk parkı, kapalı otoparkı olan projede yeşil alan içerisinde peyzaj çalışması da yapılacak. Büyüklükleri 130 ile 350 metrekare arasında değişen Ary’a Evlerinin fiyatları 270-735 bin dolar arasında değişiyor. Peşin alımlarda ise yüzde 10 indirim uygulanıyor. Taksitli satışlarda ise yüzde 50’si peşin alınarak kalanı 12 ayda ödeniyor.

YEŞİLŞEHİR

Yeşilşehir Bursa’nın çağdaş ve modern anlamda ilk sağlıklı ve düzgün kentleşme modeli olarak gösteriliyor. Göç ve doğal nüfus artışı ile kentsel büyüme hızının yüzde 8′e vardığı Bursa’da, Yeşilşehir’in bu hızlı kentleşmeye olumlu katkıda bulunacağı düşünülüyor. Bursa’nın Kuzeydoğu’sunda Bursa Yalova yoluna 500 metre ve Bursa şehir merkezine 5 kilometre uzaklıkta kurulacak Yeşilşehir projesi 5 etap halinde tamalanacak. 25 bin konutluk imar alanının ilk uygulaması 15 bin konut ve sosyal tesisleri, ticaret merkezleri, Belediye hizmet alanları, PTT, okullar, cami, sağlık tesisleri, kültür, eğlence ve spor komplekslerinden oluşuyor. 1676 apartman dairesinden oluşan ilk etap inşaatlarına Haziran 1997′de başlandı. Birinci etap konutları 10-26 katlı apartman bloklarından oluşuyor.

none

Drenaj ve taşma borularının montajı

Drenaj ve taşma borularının montajı için yeni tekneyi çevirin ve zedelenmemesi için eski bir yün battaniyenin üzerine yerleştirin. Tekneyi bir yanından kaldırın ve iç kısmından drenaj borusunu yerleştirin. Tekne ile süzgecin arasına halka şeklinde conta macunu yerleştirn. Içeriden bir tornavida yardımıyla vidalarken, dışardıdan da bir karşı somunla sıkıştırın. Drenaj borusunun kauçuk tıkaç yerine otomatik olarak bir metal kapakla kapatılmasını isterseniz eksantrik bir drenaj takımı seçin.

Taşma borusu üzerindeki bir düğme drenaj süzgecini açıp kapatır. Taşma borusunu (gerekirse kısaltarak) ve tekne drenajını sifonla bağlayın. Geçme manşetler ve vidalı bağlantılar sızdırmaz bir bağlantı sağlarlar.

Eski, hantal küvetler pek banyo zevki vermezler. Küvetinizi değiştirin. Kaba işlerde koruyucu eldiven ve gözlük kullanın. Sivri kenarlı fayans parçaları sıçrayabilir. Eski fayansları çekiç ve keskiyle kırın. Sifonu alt tarafından gevşetin ve toprak bağlantısını çözün. Küvet ve Aksesuarları için ayarlanabilir tekne ayakları, drenaj takımı, drenaj süzgeci için conta macunu ve teknenin hizalanması için bir suterazisi. Metal tekneler montajdan önce mutlaka topraklanmalıdır. Bu işi uzmanına bırakın; önceden bir elektrikçiği çağırın.

Küvetin Ayarlanması

Şimdi küvet sehpasını küveti monte edeceğiniz yere yerleştirin, tekneyi bunun üzerine kaldırın - bu işi bir yardımcıyla birlikte yapmanız iyi olur. Suterazisini kullanarak teknenin düzgünlüğünü kontrol edin. Düzgün değilse sehpanın ayaklarıyla ayarlayın. Tekne ayaklarını hızlı donan çimentoyla sabitleyin.

Bu çimento bir kiloluk küçük torbalarda satılmaktadır.Suyla karıştırmanız yeter. Bu çimento çok çabuk donduğu için elinizi çabuk tutmanız gerekir.

Drenajın Bağlanması

Sonra drenaj borusunu ve rakorları düzgün şekilde yerleştirin - küvet drenajının enkesiti 40 mm sahiptir, düşme borusuna yapılacak bağlantı 50 mm enkesitli olmalıdır.

Küvet drenajı ve düşme borusu birbirinden çok uzakta bulunuyorssa drenaj borusunun yüzde 2 eğimli olmassına dikkat edin. Yani, her bir metre başına cm meyil olmalıdır. Plastik borular ince testereyle kesilebilir.Parçaları birbiri içine geçirin, her uca birer conta halkası yerleştirin. Artık su hattı için mutlaka yüksek sıcaklığa dayanıklı borular kullanmalısınız - bu boruları yeşil bir ton ve kırmızı bir çizgiden tanıyabilirsiniz. Çeşitli uzunluklarda düz borularla, bağlantılar için özel bağlantı, geçiş ve dirsek parçaları mevcuttur. Gönye ve plastik testeresi bıçağı kullanırsanız düz ve kusursuz kesit kenarları elde edersiniz.

Topraklama

Evdeki metal iletkenlerin ve diğer metal nesnelerin topraklanması gerekir; dökme demir veya çelikten yapılmış emaye tekneler de bu eşyalar arasındadır. Bu işi uzman bir elektrikçiye yaptırın. Her ne kadar dostların ve tanıdıkların yardımı daha ucuz gibi görnse de bu kişiler hizmetlerine garanti vermezler ve sigorta hakkının kaybedilmesine yol açarlar.

Sızmazlığı Kontrol Edin

Taşma deliği ve sifon drenaj deliğine bağlanır. Küvetin tıkacını kapatın ve deneme amacıyla tekneye su doldurun. Bir süre bekleyin, sonra sızma olup olmadığını dikkatle kontrol edin.

Silikon Conta

Duvarlarla küvet temas ederse küvetteki sesler duvara geçer. Bu birleşme yerini esnek malzemeyle kapatın. Silikon farklı malzemeler arasındaki gerilmeleri dengeler.

Conta malzemesi pratik kartuşlar içindesatılmakta olup bu kartuşlardan birleşme yerine püskürtülebilir. Birleşme yeri kenarlarını, yani karollarla küvet kenarını seloteyple yapıştırn. Kartuş siviridir. Çalışma için nereden keseceginiz, birleşme yerinin genişliğine bağlıdır. Kartuş memesini açın ve conta malzemesini birleşme yerine, homojen olarak püskürtün.Bir parmağınızı su ve durulama ilacı karışımının içine daldırın. Böylece, kabuk oluşturmadan önce conta malzemesinin yüzeyini düzeltin. Sonra derhal yapışkan bandı sökün, böylece temiz birleşme yeri kenarları elde edersiniz.

6 ila 8 gün sonra conta malzemesi kurumuş olur.Banyodaki birleşme yerleri için daima bir fungisit (mantar önleyici) özellikle conta malzemesi seçmelisiniz.

ÖNEMLİ TAKIMLAR:
Küvet konumunu kontrol etmek için: suterazisi
Sızdırmazlık kontrolü için: Bahçe hortumu
Küvet ayaklarını tespit için: Hızlı donan çimento, çimento hazırlama teknesi, mala
Yüksek sıcaklığa dayanıklı boruları kesmek için: Plastik testeresi bıçağıyla donatılmış ince testere
Drenaj takımını montajı için: Tornavida

none

Ondokuzuncu yüzyılın İngilteresi’nden dünyaya yayılan ağır ve asil Victorien stil, ilk dönüşünü 1930’ların sonunda modern zamansızlığın Coco Chanel’ini bile cazibesiyle büyüleyerek yapmıştı. Günümüzde şiirsel mekanlardaki koyu romantik Rönesans möbleleri ile Gotik renk paletleri bizleri Victoryen çağın; tekrar canlandığı1980’lere, Fransızların “Belle Epoque” olarak adlandırdıkları son dönemlerine götürüyor. Adeta uzun süren bir bahçe partisinin bitmek tükenmek bilmeyen bir melodisi gibi bu sezon, tüm aksesuarlarıyla bizi takip etme telaşında tüm mekanlar. 19. yüzyılın son dönemlerine hakim olan Victoryen tarz bu yüzyılda da peşimizi bırakmayacak gibi. Belki daha önce olduğu gibi Edvardian döneminin takip etmeyeceğini bilsek de geri gelen bu akım her yerde şimdiden bizi cezbeder nitelikte.
Kraliçe Victorya İngiltere’de 1837’den 1901’e dek kraliyet tacını taşımasının ardından tahtından iner inmez 20. yüzyılın ilk yarısından itibaren Victoryen kelimesi riyakarlık, seksüel baskı ve burjuva tutuculuğuyla eş anlamlı hale geldi. Victorya’nın tahtta geçirdiği 64 sene çelişkilerle dolu romantik bir dönem olarak tarihe yazıldı.
Bizler de home office olarak kullanılanmayı düşlediğimiz salona girdiğimizde; dönemin renklerinden fildişi, narçiçeği kırmızısı, yeşil ve buz mavisinin soğukluğu ile koyu ahşap tonlarının mekandaki hakimiyetini seziyoruz. Seçilecek olan büyük yemek masası, takiben toplantı masası olarak da kullanılabilir nitelikte. Özenle seçilen mermer tablalı, cabriole stili ayakları ile tercih ettiğimiz masamızın etrafını Phillipe Starck’ın Kartell ‘La Marie’ pleksi sandalyelerini özellikle kullandığımız şeffaflık ile antika masayı daha iyi gözler önüne sergileyebilme şansını yakalıyoruz. Mekanın en kült parçası olarak seçilen yemek masasının antika olarak tercih edilmesindeki en büyük etken heykelimsi tavırlarını odada ön plana çıkarma arzusudur. O dönemin reform sever Pre-Raphaelistleri gibi bu yüzyılın dahisi Phillipe Starck pleksi sandalyeleriyle bizlere bir dirhem gönderme yapadursun, kendimiz yine görkem arayalım teatral mekanlarımızda. Ardında da mekanın odak noktasına yerleştireceğimiz rahat ve geniş kanapenin üzerine yerleştireceğimiz el işi işlemeli yastıklarla gelenlere evlerindeki rahatlığı hissettirelim. Etrafına da dizeceğimiz Gotik veya Rönesans sandalyeler ile mekandaki oturma grubumuza çeşitlilik katabiliriz. Çeşitli yerlere serpiştirdiğimiz küçük yuvarlak kahve masalarının yüzeyinden yerlere dökülen dantel masa örtülerinin üzerine antika çin porseleni biblolar ile birkaçı gümüş, birkaçı kristal candellier’ler zarif-ince mumlarıyla heykel kıvamında dururken, bunun devamında fildişi rengine boyanmış odanın diğer duvarlarında Candellier aplikler bir devam hissi uyandırsın bizlere. Ayrıca eksik etmediğimiz porselen abajurlar odada kullanılacak olan indirekt aydınlatma için tercih edilmeli.Kanapenin karşısına yerleştireceğimiz yine antika olan sekreteryanın üzerinde laptopumuz dursun, incecik-yassı bir kitap gibi. Masa üzerlerinde büyük boy vazoların içlerini taze çiçekler ve odaya verdikleri taze ferah koku ile süslemeli.
Duvarların sadece biri kırmızı olabilir, tabii yeterince cesaretiniz var ise… Vintage fotolar, antik aile fotoğrafları, Hollandalı ressamlara ait portre ve peysaj yağlıboya tabloların reproduksyonları (yeterince şanslı iseniz tabii kendileri) ve Victoryen stili porselen tabaklar duvarlarda yer bulurken daha hafif bir etki için floral desenli duvar kağıtlarını da tercih edilebilirsiniz kararsız kaldığınız kırmızı duvarın yerine. Sadece tek bir duvar Victoryen stilini anmak adına yeterlidir aslında. Bu seçilmiş duvar odanın en büyük duvarı tercihen de penceresiz yalın en geniş duvarı olmalıdır. Bu duvarda Asya motifleri veya floral desenli alçak dolapların bazıları içki dolabı olarak, diğerleri de dosya dolabı olarak kullanılabilir. Kıymetli tabloların altındaki komodlara gizlenmiş dosyalar, bir şekilde gözlerden ırak tutulması ile mekandaki karmaşa hissini uzaklaştırıverir bizlerden. Ayrıca dönemin büyük şapka kutuları arşiv olarak da neden kullanılmasınlar ki. Kutular içlerindeki karmaşayı gizlemekte ustadırlar. Arşivlerin karışıklıklarını gizlemek için kullanılabilirler. Fildişi renginde boyanmış odanın diğer duvarlarında tercihen kullanılan büyük boy eskitilmiş yüzeyli aynalar mekanı olduğundan daha aydınlık ve daha geniş gösterme hevesinde olurlar. Dar alanlarda özellikle antrelerde tercih edilme sebebi işte bundandır. Hafif açılı asılmaları gerekir. Kitaplıklarda kitap raflarının arka duvarını komple ayna kaplarsanız mekandaki belli belirsiz derinliği yakalamış oluverirsiniz. Tüm bu antika karmaşasını dengelemek adına duvar renginde düz storlar pencerelerimizi örtebilir.
Yerde ise koyu renk cilalanmış masif parkenin üzerinde düşünülmeden bırakılmış oryantal el dokuması halı veya siyah üzerine büyük floral desenli kilimler yer almalı. Bunların yanında yer yer reform niteliğindeki modern dokunuşlar ile güçlendirilmeli mekanlarımızdaki Viktoryen stili.
Ve ardından Kardinal paltolarımızın yerleri öpen uzun eteklerini savurarak yürüdüğümüz büyüsel mekanlar yaratmanın peşinde mekanın diğer odalarını dekore ediverelim.
Yazar: Nancy Azarbad - İç mimar

none

Her ne kadar “shopping center” ve “mall” gibi kavramlar ülkemize batı’dan geliyor gibi görünse de, aslında burada işaret edilmesi gereken nokta, bu kavramın ülkemizde çok eskilerden beri var olduğudur. Avrupa’nın en eski alışveriş merkezi, 1786 yılında Paris’te inşa edilen Galerie du Bois (Galeri dü bua) olarak biliniyor olmasına karşın, Fatih Sultan Mehmet, 1461’de Kapalı Çarşı’yı inşa etmeye başlamıştı.
Dolayısıyla bizler, İpek Yolu’nun üstündeki bir noktada yaşayan insanlar olarak, İkinci Dünya Savaşı sonrasında otomobilin de yagınlaşması ile ABD de gelişen alışveriş merkezleri uygulamasını, geçmişten geleceğe uzanan süreçte ülkemizdeki örnekleriyle geliştirmeye ve yaymaya çalışıyoruz. Bu bağlamda, Akmerkez ile başlayan kariyerim sürecinde, edindiğim deneyimler ışığında, bu konunun Türkiye’de doğal ve olumlu bir akış ve gelişme içinde olduğunu söylemek isterim.
Türkiye’de bugün alışveriş merkezleri alanı henüz 1.930.868 metre kareye ulaştı. Bu rakam İngiltere de 14 milyon, Polonya’da 3,5 milyon metre karedir. 252 milyon nüfusu sahip Amerika’da 42 bin alışveriş merkezi (AVM) var. Türkiye’de ise henüz 107 tane bulunuyor. Bunun nedeni ise çoğu binanın altında bir mağazanın bulunması ve dolayısıyla perakendenin etkin olmasıdır. Fakat Türkiye’de bin kişiye düşen AVM’lerdeki kiralık alana baktığımız zaman henüz 28 metrekareye ulaştığını görebiliyoruz. Bu rakam İtalya’da 120; İngiltere’de 170; Norveç’te 790 metre karedir. Sonuç olarak, Türkiye’de açılabilecek daha çok AVM potansiyeli bulunuyor. AVM’ler gündelik yaşamımızın giderek daha büyük bir kısmını kaplıyor. Sadece alışveriş edilen yerler olarak değil, sosyo-kültürel etkinliklere mekan sağlamaları, bireylerin boş zamanlarını değerlendirme ve modern etkinlik alanlarını bir araya getirme noktaları haline geldi. Örneğin, gençler birkaç sene öncesine kadar caddelerde, sinema önlerinde buluşurlarken, bugün AVM’lerde buluşmayı tercih ediyorlar.
Bu merkezlerin toplumsal işlevinden ötürü giderek yaşamımızda daha fazla pay alacağını, tüketicilerdeki gerek düşünce ve öncelik payının, gerekse cüzdan payının artarak daha fazla alışverişi tetikleyeceğini düşünüyorum. Çünkü AVM’lerde amaç, bir çatı altında en az zamanda en çok ihtiyacı en keyifli ve konforlu ortamda tatmin edebilecek yapılanmayı kurmaktır.

Alkaş Danışmanlık olarak verdiğiniz hizmetlerden söz eder misiniz?
Hizmet alanlarımızı proje geliştirme, kiralama hizmetleri, yönetim danışmanlığı ve perakende gayrimenkul danışmanlığı başlıkları altında toplayabiliriz.
Daha geniş anlatmak gerekirse, uzmanlık alanımız, bir AVM nasıl tasarlanır? Daha doğrusu bir toprak parçası üzerine bir AVM olabilir mi? Eğer olabilirse ne tip bir AVM olabilir? Örneğin, İzmit’te olduğu gibi fabrikadan halka satış olan bir “outlet center” mı? Akmerkez gibi bir moda merkezi mi? Yoksa 1000a örneğinde görüldüğü gibi bir ev dekorasyon merkezi mi? gibi sorulara yatırımcıları doğru cevaplamaya yönlendirmektir.
Farklı ihtiyaçların nasıl giderilebileceği uygulamalarına yönelik butik danışmanlık hizmetlerimizi “Geçmişten Geleceğe, Sürekli ve İlerici” bir anlayışla sunuyoruz.
Türkiye’deki toplam AVM’lerin %24’üne yöneticisi ve danışmanı olarak görev yaptığımız gibi önde gelen perakende markalarına da hizmet üretiyoruz. Türkiye’nin farklı alışveriş merkezlerinin iki kez kazandığı avrupa ve dünya ödüllerinde payımızın olması bize gurur veriyor.
Çok keyifli, canlı ve neşeli bir iş.

Bugüne kadar edindiğiniz deneyimler sonucunda, Avi Alkaş’ın kendi adına ait bir AVM’si olacak mı?
Belki de…. Akış bizi oraya götürürse neden olmasın. İnşallah
Ama gönüllü olarak belki de emeklilik projesi olarak yapmak istediğim bir şey var, Kapalıçarşı’nın bir Dünya destinasyonu olacak şekilde yapılandırılmasına, bugünkü konumundan daha yukarılara taşınmasına katkı sağlamak. AVM sahibi olmaktan daha öte bir istek de bu konularda kalıcı eser oluşturmak, kitap ve belgeseller hazırlamak istiyorum.

Türkiye dışında çalışmalarınız var mı?
Türkiye’deki örneklerin yanı sıra , yakın coğrafyamıza hizmet vermeye başladık. Romanya’yı inceliyoruz. Moskova’da bir takım çalışmalarımız var. Dubai’ye çok sık gidip geliyoruz. Bu işlerin yanı sıra, dört yıldır sivil toplum örgütleri çalışmalarında bulunduğum için, uluslararası ilişkilerden sorumlu AVM ve Perakendeciler Derneğinin Başkan Yardımcısıyım. Avrupa’nın ve Türkiye’nin ilk ASM ( Accredited Shopping Center Manager) ve AMD (Accredited Marketing Director) mesleki tanınmışlık sıfatlarını aldım. Bu sıfatlarla, Amerikalıların bize bir takım sorumluluklar yüklemesinden ötürü, eğitsel çalışmalarda öğretmenlik yapmak gibi görevim var. Aynı zamanda, Uluslararası AVM konseyinin Avrupa Yönetim Kurulu Üyesiyim. Tüm bu aktiviteler, dünyada sektörün akışını izlememde büyük bir deneyim sağlıyor. Bu yıl ICSC Avrupa Jürisine seçildim ve yedi hakemden biri oldum. Her yıl, yılın AVM’i seçilir. Bu yıl da finalistleri belirledik. 16 ocak ile 10 şubat arasında 11 şehri ziyaret ederek 20 finalistin 11’ini değerlendirme şansını yakalıyorum.

Hangi şehirleri geziyorsunuz?
İspanya‘da Madrid, Bilbao ve Leon ; Portekiz’de Lizbon, Porto; İtalya’da Roma;
Almanya‘da Hamburg ve Pforzheim; Danimarka’da Kopenhag’a İsveç’te Malmö’ye ve Fransa Angers’e gideceğim. Bu geziler ciddi zaman ve çaba gerektiriyor ama bu arada en son yapılan merkezleri görme fırsatı sağlıyor.

Daha önce yurtdışında AVMlere danışmanlık verdiniz mi?
Maimi’de Mehmet Bayraktar’ın girişimine belediye ihalesini kazanma sürecinden itibaren katılmış oldum. 2008 gibi açılmasını beklediğimiz Island Gardens Projesinde adını ben koydum.
Boyner grubu danışmalık verdiğimiz bir firmadır. Mısır’da Kahire’deki Beymen oluşumunu kurmuş olduk.
Yakın bir gelecekte eski Sovyet Cumhuriyetleri’nde Kazakistan, Türkmenistan taraflarında hızlı değişimler meydana gelebilir. Alkaş Danışmanlık olarak deneyim ve birikimimizi kullanacağız.
İsrail’de bir projede görev almak veya bölgedeki yeni oluşumlarda “barış için aş ve iş” oluşturmak için Türkiye ve TOBB önderliğinde gelişebilecek projelere hizmet verebilme fikri de bizi çok heyecanlandırıyor.

İstanbul’da bir çok AVM açılmaya devam ediyor. Doğacak olan bu rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?
İstanbul daha bir çok AVM kaldırabilir yeter ki doğru planlama, yerleşme ve kapsama alanları belirlensin. Şirket olarak, İstanbul’da yeni bir cadde girişimine soyunduk. Büyükdere caddesinin Gayrettepe ile Zincirlikuyu arasındaki, Esentepe bölümünü, İstanbul’un yeni mağazalar caddesi yapacağız. Bağdat Caddesi, İstiklal Caddesi, Abdi İpekçi Caddesi’nde sonra bu bölgenin önemli bir alışveriş kapısı olacağına inanıyoruz. Günümüzde, İstanbul’un alışveriş hayatı değişiyor. İstanbul gibi 15 milyon nüfusa sahip metropollerde birden fazla AVM olması kaçınılmazdır. Tıpkı Paris’teki Champs Elysee ve büyük mağazalar caddesi Boulevard Haussman’daki (Les Grands Magasins) örneğinde olduğu gibi İstanbul’un da bu denli büyük, etrafında otoparklar olan, alışveriş mekanlarına ihtiyacı var.
Ayrıca, Nişantaşı ve İstiklal Caddesindeki geri gelen canlanma kayda değerdir. Şirket olarak, organize perakendeye önem vermeye çalışıyoruz. Sadece AVM’ler değil caddelerin de gelişmesi ve değişmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu amaçla Türkiye’deki tüm AVM’lerin kitapçığının yanısıra bu sene çok beğeni toplayan İstanbul’un alışveriş haritalarını bastık.
Her alışveriş bölgesinin hitap ettiği bir müşteri kitlesi var. Bu kitleler diğer yerleri ne yönde etkiler?
Ankara’da Armada alışveriş merkezi‘nin yapımında aktif rol oynadık. 2004 yılında Avrupa şampiyonu olması kariyerimizde önemli basamaklardan biriydi. Bugün Armada 7 – 8 milyon ziyaretçi cezbediyor. İstanbul’da Akmerkez bugün yılda 16 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. AVMlerinin ziyaret edilmesi bölgenin zenginleşmesi ve gelişmesine sebep oluyor. Türkiye, bu yıl 20 milyon turistin ziyaret akınına uğradı. Ülkemiz yılda 60 milyon turisti çekmeyi başardığı gün ve İstanbul’a 10 milyon ziyaretçi geleceği gün İstanbul maçı kazandı demektir. O gün bugünkü AVM sayısı az gelecek.

Yeni yapılan sitelerin içinde alışveriş merkezleri kuruluyor. Bu nasıl bir etki yaratacak?
Kolay erişebilirlik, yakınlık büyük avantaj getiriyor. Zaten kurulan AVMlerindeki mağazalar caddelerde bina altlarında vardı. Gerçekleşecek olan şey sadece mağazaların yer değiştireceğidir. Bu gelişim yeni iş sahaları doğurabilir. Bugün, bizim gençliğimizde hiç bilinmeyen meslekler doğdu. Yeni yerleşim bölgelerindeki ticari hareketlenmeler, her ne kadar şehir merkezlerine gidişi azaltsa da, Nişantaşı örneğinde olduğu gibi son 5Lj yıldır belli caddeler yeniden canlanmaya başladı. Yeni yaşam biçimi, başka bir deyişle günün gerektiği gibi yaşama alışkanlıkları gereksinimlerimize cevap verdikçe bu tür yerlerin ticari hareketliliği artacak.

İstinye Park projesinden bahseder misiniz?
Çok keyifli bir proje oluyor. Türk alışverişinde büyük çığır açacağına ve yeni bir dönem oluşturacağına inanıyorum. Bu projede, konseptin oluşması ve yatırımcının isteği doğrultusunda “residence”lı bir alış-veriş merkezinin oluşmasında görev aldım. Nisan 2007’de bitirmeyi hedefliyoruz. 82.000 m2 ile önde gelen alışveriş merkezlerinden biri olacak. İstanbul’un üç ana caddesini barındıracak ve çağrıştıracak şekilde 200 mağazadan oluşacak. Abdi İpekçi İstiklal ve Bağdat caddelerinin özelliklerini kapsayacak. Bulunduğu bölgeye renk katacak.
Şu ana kadar % 65’i kiralandı. Kalan yerler için de ciddi bir başvuru söz konusu. Mağazalar hitap edeceği kitle açısından A(+) ve B(-) müşteri profili aralığını kapsayacak. Yılda 20 milyon ziyaretçiye keyifli bir alışveriş, eğlence ve yaşam ortamında hizmet sunmayı hedefliyoruz. Özgün ve yerli yabancı alışverişçilere cezbedecek bir mağaza karması oluşturmak için çalışıyoruz. Çocuklara özel eğitsel eğlenceyi bulabilecekleri alanlar, gençlerin bulunmaya can atacakları ortamlar tasarlıyoruz.

Sizce başarı nedir? Sizin başarınızın altında yatan faktörler nelerdir?
Başarı, hedeflere erişmek, mutlu olmak ve sevgi bulmaktır. Ben çok çalışıyorum, çalıştıkça bileniyorum ve başarıya ulaştıkça da mutlu oluyorum. Mutluluğun verdiği hazla yorgunluğumu unutuyorum ve daha çok motive oluyorum.. Ofisimde çalışan arkadaşlarımı çok sevdiğim aile fertlerim gibi görüyorum. Dünya’ yı izliyorum, çok seyahat ediyorum, okuyorum, araştırıyorum ve sürekli yeni şeyler öğreniyorum. Yabancı dilin avantajına çok inanıyorum. İngilizce’nin yanında en azından geleneksel avantajımızı da kullanarak İspanyolcayı anlayıp konuşabilmek, iş hayatında olduğu kadar kültürümüzü yaşatmamız açısından da çok önemli. İnanç olarak kişinin ana baba duası almasının çok önemli oldugunu düşünüyorum. Ters giden zamanlarda da, özgüdülenme ve kendime inancım ile her zaman baş vurduğum o büyük güce, Tanrı’ya sığınarak destek bulduğumu söylemeliyim

none

2001 yılında olan krizle boşalan ofisler yeniden dolmaya başladı. 2005 yılında İstanbul ‘daki A sınıfı ofislerin toplam alanı yüzde 5.16 oranında büyüyerek, 1.35 milyon metrekareye ulaştı. Bu büyüme rakamı, son 5 yılın yükseği oldu. Uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketi DTZ’nin Türkiye ayağı olan Pamir & Soyuer’in hazırladığı İstanbul’da A sınıfı ofis piyasası raporuna göre, ofislerin yüzde 81′inin bulunduğu Avrupa yakasının lideri yüzde 35 ile Levent ve Etiler. Bu semtler, yüzde 7.12 ile ofis arzının da en hızlı arttığı semtler iken, Avrupa yakasının en gözde hattı ise Büyükdere Caddesi oldu. Anadolu yakasının lideri Kozyatağı’nı ise Ümraniye, Altunizade ve Kavacık izledi.

Yeni ofisler geliyor
Avrupa yakasındaki ofislerde doluluk oranı yüzde 84′ten yüzde 89′a çıkarken, Anadolu yakasında bu oran yüzde 55′ten yüzde 72′ ye yükseldi. Böylece, 2001 krizinden bu yana en yüksek doluluk oranına ulaşıldı. Doluluk oranı, Etiler ve Levent’te yüzde 93, Maslak’ta yüzde 85, Şişli, Zincirlikuyu ve Beşiktaş’ta yüzde 87, Kozyatağı’nda yüzde 72, Kavacık’ta da yüzde 95 oldu. 2005 yılında açılan ofislerin yüzde 70′inin Avrupa yakasında bulunduğu belirtilen raporda, önümüzdeki 3 yıl içinde tamamlanması öngörülen ofisler ise Diamond İstanbul, Maslak Giz, Ece Plaza, Güney Plaza, Atomim Plaza, Ülker Plaza, Şişli Plaza, Tat Şişli, Tat Towers, Özsezen ve Üçem Plaza olarak sıralandı. Bu plazalar ile birlikte, toplam ofis alanının 224 bin metrekare daha büyümüş olacağına işaret edildi.

Medya ve IT büyüyecek
Finans ve sigorta sektörlerinin A sınıfı ofisler içindeki payı yüzde 40 oldu. Bu sektörleri, yüzde 27 ile imalatçılar, yüzde 8 ile medya ve IT (iletişim teknolojileri) takip etti. Hizmet sektörünün payı yüzde 6, inşaatın yüzde 5, halkla ilişkilerin yüzde 4, enerjinin yüzde 3, ulaşımın ise yüzde 2 oldu. Türkiye’ye gelen yabancı sermayeyle birlikte finans ve sigortacıların liderliğini sürdürmesinin beklendiği dile getirilen raporda ayrıca, önümüzdeki yıllarda medya ve IT sektörlerinin de paylarının artmasının beklendiği belirtildi.

none

Adverising

ad

archives

RSS Mobilya Dekorasyon

  • İntema İnova Serisi, Daha Sofistike Mekanlar
    İntema mutfak ile İnova serisi gerçekleştiriliyor. Bu İnova serisi ile gerçektende çok güzel tasarımları evlerinize sokabilirsiniz. Çünkü bu tasarımlar daha çok modern çizgilerden ya da inovatif çözümlerden meydana geliyor. Bu bahsettiğimiz Inova serisi sayesinde evlerde güzel bir dekorasyon yakalanmış olacak ve evler daha homojen ola […]
  • Koltuk Yıkama İşlemi Neden Gereklidir?
    Koltuklarımızı neden yıkatmalıyız Koltuklarımızı neden koltuk yıkama firmalarına yıkatmalıyız ? başlıca neden olarak onların bu işte profesyonel olmasını bağlayabiliriz. Ancak tek sebep bu değil tabi ki, eskiden annelerimiz babalarımız koltuklarını kendileri yıkardı. Çünkü o zamanlar böyle imkanlar yoktu. istanbul koltuk yı […]
  • Colli Suit: Yeni Banyolar
    Aslında tamda yaşanılabilinecek te diyebildiğimiz bu banyoları İtalaya’nlı ünlü dekorasyon tasarımcısı olan Colli’i piyasaya çıkartacak.Bildiğimiz banyolarda çok farklı olan bu tasarımlarda yaşanılabilinecek bir hava hakim. Yurt dışında getirmiş olduğu yeni nesil banyolar ile gerçektende aklımızdaki anlayışı Yılmaz […]
  • Eviniz İçin Temizlik Malzemesi Seçimi
    Temizlik malzemesi kullanımında dikkat edilmesi gerekenler Temizlik malzemesi kullanırken dikkat edilmesi gereken birçok konu bulunmaktadır.Bunların başında temizlik bölgesinin kir yoğunluğuna gore malzeme kullanılması gelmektedir.Lekelerde istenen sonuca ulaşmak için kir fazlalık miktarı göz önüne alınmalıdır.Kullanılan malzemede bu […]
  • Balkon Düzenleme ve Balkon Çiçekleri
    Balkonlarda Bitmeyen Bahar Yazın gelmesiyle birlikte hepimiz temiz hava almak dışarda olmak isteriz.Evimizde de dogayla iç içe olmak isteriz.Bahçeniz olmadığı için üzülmeyin.küçücük bir balkona terasa bile bir bahçe havası verebiliriz. İlk olarak balkonunuzda nasıl bitkiler yetiştirmek isteğinize karar vermelisiniz.Çiçekli bitkiler be […]
  • Değişik Mutfak Tarzları
    Değişik Mutfak Tarzları Günümüzde insanlar kendi zevklerine göre mutfak modellerini seçiyorlar.Mutfaklar kişilerin tarzını yansıtmışta oluyor.Bu nedenlede firmalar hazır mutfak yerine çeşitli renkler,her bütçeye uyabilen,mutfağın şekline ve istedikleri özelliklere göre mutfak modelleri üretiyorlar. Bu sebeple de birçok firma sayıl […]
  • Çocuk Odası Dekorasyonu
    Çocuklara uygun bir çocuk odası nasıl dizayn edilmeli? Çocuğunuz gün geçtikçe büyüyor. Buna paralel olarak da ihtiyaçları da artabiliyor. Çocuğunuz doğduğundan itibaren nasıl bir odaya sahip olmalı biliyor musunuz? Bağımsız bir şekilde resim yapsın. Evin herhangi bir köşesine resim yapmasından rahatsızlık duyuyor iseniz, evin bir […]
  • Kombi Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
    Kombi Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Günümüzde kombi kullanımı hızla artmaktadır. Bu nedenle kombi alınırken dikkat edilmesi gereken birçok konu bulunmaktadır.Alınan kombinin fiyatının düşüklüğüne değil güvenilirliğine dikkat edilmelidir. Teknolojisi gelişmiş ve parça bulunabilirliği kolay kombilerin tercih edilmesi gerekmekte […]
  • Filli Boya 2010 Renk Kataloğu
    Filli Boya Renkleri : Filli boya renk kataloğu, yaşamın olmazsa olmazları arasında bulunan enerji, canlılık ve huzurun kaynağı olan renkleri marjinal bir bakış açısıyla tekrar yorumlamış. İnsanı naturel bir hissiyata sürükleyecek açık renkleri müşterilerine sunan marka ; bahar havasını iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor. […]
  • Ev Telefonu Tasarımları
    Ev Telefonu Tasarımları Cep telefonları sayesinde iletişim o kadar kolaylaştıki neredeyse 13 yaşındaki bir çocuk bile online olabiliyor ve iletişime geçebiliyor.Aslında bu durum gerçektende çok iyi olsada zararlarıda yok değil. Ancak artık günümüzde sadece iletişim için cep telefonu alınmıyor.Aldığınız cep telefonuna çıkmış pr […]

RSS Ev Tasarımı

  • Paravan sandalye
    Paravan sandalye özellikle küçük mekanlar için akıllıca tasarlanmış farklı bir sandalye modelleri arasında yerini alabilir. Paravan sandalye, evlerde, ofislerde, bir çok alanda rahatlıkla kullanılabilir. Paravan bölme bir odada ayrılmak istenen bölümü veya giyinmek için kullanılan mobilya modellerindendir. Paravan çeşitleri farklı ş […]
  • Katlanır yemek masasından aynaya
    Hemen hemen hepimizin duvarlarının bir kenarında asılı bir boy aynası vardır. Bu aynalar her zaman çok işimize yarar. Peki bu aynanın birden fazla fonksiyonu olabileceğini hiç düşündünüzmü. Katlanır yemek masası İtalyan bir mobilya firması olan Porada şirketinin bir tasarımı. İşlevsel mobilya ilginç tasarımlar arasında yer alıy […]
  • Ahşap masa ve tabure tasarımı
    Benzersiz ahşap masa ve tabure tasarımı aynı zamanda bir yemek masası olarakta kullanılmaktadır. Farklı bir görsele sahip mobilya üzerindeki ağaç şeklindeki oyuklarla özgün bir tasarım haline gelmiş. Doğal görünümü ile oturulan bölümlerindeki ağaç şekli verilmiş oyuklar ve rengi mobilya tasarımını çekici ve modern bir havaya b […]
  • Dekoratif duvar kaplamaları
    Dekoratif duvar kaplamaları iç mekanlarda kullanılan alternatif duvar dekorasyonu ürünleeindendir.  Duvar panelleri, boya, duvar kağıdı gibi ürünlere evlerde, ofislerde  alternatif olarak kullanılabilmektedir. Duvar kaplamaları ahşap olabildiği gibi sert malzemelerden üretilmektedir. Dekoratif duvar panelleri kullanılan malzemelerden dolay […]
  • Mor tonlarında iç dekorasyon örnekleri
    Mor renk lüksü, asaleti ve ihtişamı çağrıştıran bir renk tonudur. Özelliklede açık mor renk tonları rahatlatıcı bir özelliğe sahiptir. Mor renk hayal gücünün artmasını sağlayan ilham veren bir renk olarakta bilinir. Mor rengi seven insanlar genellikle ruhsal dünyası ön planda olan ve asil ruhlu, ağır başlı kişiler olarak nitele […]
  • Katlanır masa
    Katlanır masa kullanış ve fazla yer kaplamamaları nedeniyle sıkça kullanılan masa modelleri arasındadır. Katlanır masalar fazla yer kaplaması istenilen mutfak, balkon gibi ev içi odaların yanında bahçe, gezi, piknik gibi ev dışında pratik olmaları nedeni ile tercih edilmektedir. Katlanır masa modelleri farklı şekillerde ve malzemelerde […]
  • Küçük banyolar için minimalist banyo dolabı
    Küçük banyoların dekorasyonu zordur.  Küçük banyolar için mobilya seçerken mümkün olduğunca küçük ve işlevi yüksek banyo dolabı seçmek her bakımdan bir avantaj sağlar. Bu minimalist banyo dolabı modelleri farklı tasarımı ve sade fakat dekoratif görünümü ile oldukça şık bir görünüme sahip. Üzerindeki çizilmez ve leke tutm […]
  • Modern oval mutfak örnekleri
    Modern mutfak örnekleri özellikle mutfaklarına düşkünlerin oldukça dikkatini çekiyor.  Bu oval mutfak modelleri tasarlanırken kullanış ve kolay ulaşımı rahat olacak şekilde düşünülmüş. İtalyan mutfak tasarımcıları farklı bir çizgiye sahip oval mutfak modellerini tasarlarken hemen hemen tüm ayrıntıları göz önüne almışlar. […]
  • Modern kanepe yatak modeli
    Küçük evlerin en büyük sıkıntısından biride odalara koyulacak eşyaların fazla yer kaplaması. Tasarımcıların yaptıkları modern kanepe modelleri bu sıkıntıyı hafifletiyor. Fonksiyonel mobilyaların kullanımı günümüzde artmaya başladı. Daha önce ranza modeli kadar hoş bir üründe bu donksiyonel kanepe modeli. Birden fazla özelli […]
  • Ahşap çocuk oyun evleri
    Ahşap çocuk oyun evleri küçüklerin vakitlerini en güzel şekilde eğlenceli geçirebilecekleri yerlerden biridir. Özellikle bahçelerde kullanılan çocuk evleri kullanılan malzemeler nedeniylede sağlıklıdır. Bahçe evleri çocukların güven içinde zamanlarını geçirmesi ve anne, babaların bu konuda daha rahat etmesi için tercih edilmektedi […]

RSS Kozmetik Estetik

  • Terazi Oğlak Uyumu
    TERAZİ-OĞLAK UYUMU Oğlak burcu çalışkan, prensip sahibi ve plancıdır. Terazi oğlağın bütün özelliklerinden hoşlanabilir ama oğlak iş konusunu abartmadığı takdirde tabi. Oğlak başarıdan başarıya koşar. Her zaman meşguldür, yapacak işleri hiçbir zaman bitmez. Terazi burcu oğlağın başarılarını takdir etse de bir süre sonra […]
  • Kilo Verme Teknikleri
    Dünyadaki her insana göre kilo vermek mucize olarak görülür.Fakat bazı sağlıklı kilo verme teknikleri ile kendinizi zorlamadan çok rahat ve kolay kilo verebilirsiniz.Çalışacağınız bazı yöntemler ile kendinize zarar vermeden tamamen sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Sabah kahvaltılarında yağzsız sert peynir tüketmelisiniz.Ay […]
  • Koltuk Yıkama Gerekli Mi?
    Koltukların yıkanmasındaki önem Hepimiz isteriz sağlıklı olmayı ve bunun için evlerimizi sileriz süpürürüz belirli yerlerini yıkarız. Ancak her zaman genelde herkesin yaptığı bir hata vardır. Bu hata koltuklarımızdaki mikrop ve mikroorganizmaları görmezden gelmek. Evdeki mikropların genel çoğunluğu koltuktadır. Çünkü koltuk yap […]
  • Yengeç İkizler Uyumu
    YENGEÇ-İKİZLER UYUMU Ancak, sinirleri sağlam bir yengeç bir ikizleri tanımaya kalkar. İkizler burcu insanı parlak ve uzak yıldızlara benzer. İkizler burcu birçok konuda yengecin sinirini bozabilir. İkizler çok fazla sosyaldir, her zaman işi gücü vardır, önemlidir ve herkesle muhatap olmayacak kadar koca burunludur. Yengeçle ikizler burcun […]
  • Bebeğe Banyo Nasıl Yaptırılır?
    Bebeğe banyo nasıl yaptırılır ? O güzel varlıklara yani bebeğe banyo yaptırmak sağlığı ve gelişimi için çok önemlidir. İlk başlarda acemilik çekebilir ve onda, sizde sinir oluşabilir (; Bir süreden sonra deneyim alırsınız ve hem sizin hem onun için eğlenceli bir hal almaya başlar. bebek beslenmesi çok önemli bir husustur fakat […]
  • Erken Tanı
    Basit gibi görünen bazı belirtiler, giderek artıp önle­nemez sağlık sorunları ortaya çıkarabilir. Kanser, yüksek tansiyon gibi hastalıkla­rın, günümüzün tıp bilgileriyle önceden önlenebilmesi oldukça zordur. Alınacak bazı önlemler hastalığın ortaya çıkmasını engeller ya da geciktirir. AİDS, verem gibi bazı bulaşıcı hasta […]
  • Cilt Bakımı Hakkında Herşey
    Güzel bir cilde sahip olmak her bayanın en büyük arzusudur. Tabi güzel bir cilde sahip olabilmek içinde cildinizin bakımını ihmal etmemlisiniz. Önce sabah kalktığınızda sabunla yıkayıp, yumuşak narin bir havlu ile cildinizi zedelemeden kurulayınız. Aynı zamanda kuruladığınız cildinizi tonikle temizleyiniz. Tonikle temizledikten sonra […]
  • Yengeç Boğa Uyumu
    YENGEÇ-BOĞA UYUMU Boğalar, yengeçlerin gözü kapalı yürüyebileceği insanlardır. Yengeçler boğalara her konuda güvenebilir. Hayata dair ne istediklerini çok iyi bilirler ve saygı gösterirler. Yengeç ve boğanın en büyük avantajı ise aynı şeyleri istemeleri ve aynı şeylerden mutlu olmalarıdır. Birbirlerine çok yakın karakterlere sa […]
  • Terazi Kova Uyumu
    TERAZİ-KOVA UYUMU Terazi insanı mükemmel ilişkilerin insanıdır. Kovalar ilişkiler konusunda pek yetenekli olmasa da bir teraziyle bir araya gelmesi işleri değiştirebilir. Kova, terazi ile sohbet ederken kendini başka âlemlerde bulabilir. Hatta kendi kendine bile şaşırabilir. Akıcı ve akılcı konuşmalar yapabilirler. Teraziyle konuşurken a […]
  • Yengeç Yay Uyumu
    YENGEÇ-YAY UYUMU Yengeç âşık olur muydu yayda ki dil olmasa. Yayın akıcı ve ne bahsettiğinden bilen konuşması yengeci çok etkiler. Sadece konuşma değil tabi, yayın atletik vücudu ve hayata adapte Halide ilgi çekicidir. Yengeç bazen yay için şöyle düşünür, bu kadar kocaman bir gülümsemeyi başaracak enerjiyi nerden buluyor diye. Yen […]

tag cloud