Toprağa hayat ve renk veriyorlar

VF Seramik kırmızı toprağa hayat vererek türlü şekillerde seramik üretiyor. Toprağın seramiğe yolculuğu Menemen ve Alsancak’taki atölyelerde fırınlara girmesiyle başlıyor. Menemen’in kırmızı toprağının Terra Cota (Pişmiş toprak) üretmek için çok elverişli olması seramik sanatçılarının işini kolaylaştırıyor.

VF Seramik’te el yapımı abajur, vazo, saksı, şamdan, mumluk ve özel istekler üretiliyor. Uluslararası standartlarda üretilen el emekleri Beymen Casa Club, Tepe Home, Trimland gibi Türkiye’nin belli başlı iç dekorasyon mağazalarında satılıyor. Ayrıca siparişe bağlı olarak ABD, Japonya ve Avrupa ülkelerine ihracat yapılıyor. VF ortakları Verda Sipahi ve Fazıl Güçeli Almanya’daki Expo 2000 fuarında malların kendi etiketiyle satıldığını belirtti.

Renkli Karakter Analizi

Modacıların renk seçimlerini bir yana bırakın. Ruhbilimcilerin renkler hakkında ortaya attıkları iddialara kulak verin. Milenyumun yenilikleri arasında bir de renk terapisi yer alıyor. Modacıların etkisinde kalmadan seçtiğiniz renkler, kişiliğinizin özellikleri ve ruh dünyanızdaki sorunların çözümü bakımından önem taşıyor…

Renk terapisi uzmanlarına göre, ruh halinizle uyum sağlayan renkleri seçmek çok önemli. Renk terapistlerinin katkılarıyla hazırlanan bir terapi kolyesi var. Bu kolyede yedi ayrı renkte taş bulunuyor. Taşların her biri, sizin ruhsal sorunlarınızı çözümleyecek. Kırmızı dengeyi simgeliyor. Turuncu yeni fikirler üretmenizi sağlayacak, sarı duygularınızı düzenleyecek, yeşil size rehberlik yapacak, mavi çevrenizdekilerle daha fazla iletişim kurmanızı sağlayacak ve menekşe moru da ruhsal durumunuzu düzeltecek. Bu taşların tamamı sayesinde tam bir uyum içinde olacaksınız. Uzmanlar değişik renkteki taşların titreşimleriyle ruh sağlığının dengelendiğini belirtiyorlar. Chakra adı verilen bu kolyeler Amerika’da kapış kapış satılıyor.

Kozmetik firmaları ve güzellik uzmanları da renklerin kişiler üzerindeki etkisini dikkate almaya başladılar. Renkli banyo şampuanları, kremler, yağlar ve jeller renk terapisinin birer parçası sayılıyorlar. Bu ürünleri satın alırken yapılması gereken şey, gözünüze hoş görünen rengi seçmek değil, renklerin sizde uyandırdığı duyguyu dikkate almanız gerek. Gelelim renklerin, karakterle ilişkisine. Uzmanlar kişilerin belli renkleri diğerlerinden fazla sevmelerinin bir rastlantı olmadığını, renklerin karakter türlerini simgelediğini ileri sürüyorlar. Bu teorinin doğruluk derecesini tartışmayı bir yana bırakalım. Renklerin hangi karakteristik özellikleri taşıdıklarını inceleyelim…

Kırmızı

Harekete meraklısınız. Kırmızı sevenlerin ihtiraslı oldukları söylenir. Siz dürüst ve açık sözlüsünüz. İnsanlar belki sözlerinizden hoşlanmayabilirler ama en azından onlar hakkındaki düşüncelerinizi bilmekten mutluluk duyarlar.

Turuncu

Her zaman duygularınız sizi yönlendirir ve başkalarının duygularını da çok çabuk anlarsınız. İnsanların sizi toplumsal mesleklere uygun görmeleri canınızı sıkar. Sosyal yanınız çok güçlü. Her zaman rahat ve iyimser bir tutum içinde olmanız, çevrenizde sevilen bir kişi olmanızı sağlıyor. Fakat doğrusunu isterseniz sizinle başetmek çok zor. Kendinize fazla güveninizin olmaması zayıf yanınız.

Sarı

Siz ancak kişiliğinize uyum sağlayanlarla dostluk kurabilirsiniz. Esprilisiniz. Kelimeleri çok güzel kullanıyorsunuz. Kitaplarla aranız iyi. Ancak hikayenin ya da konunun ana fikrini anladığınız zaman onu okumaktan vazgeçebilirsiniz. Kafanıza diyecek yok ama ellerinizle aynı derecede başarılı işler çıkarabileceğiniz söylenemez. Gazetecilik, halkla ilişkiler sizin için uygun meslekler.

Yeşil

Dostlarla beraber olmayı seviyorsunuz ama bazen de yalnız kalmak sizi rahatlatıyor. Düzenlisiniz. Her zaman geleceğe dönük planlar yapıp bunları mutlaka uygulamak istiyorsunuz. Bazıları sizi inatçı olmakla suçlayabilirler. Tehlikeli girişimlerde bulunmaktan kaçınıyorsunuz. Duygularınıza ve eşyalarınıza çok bağlısınız. Doğaya düşkünlüğünüz tutku derecesinde.

Mavi

Hikaye anlatmaya çok meraklısınız. Hayal gücünüze diyecek yok. Çocuklara çok düşkünsünüz. İyi bir doktor, hemşire veya öğretmen olabilirsiniz. Gerçekler ve dürüstlük sizin için büyük önem taşıyor. Mavi tutkunları, bir kez aldatılırlarsa, o kişiye bir daha asla güvenmezler. İnatçısınız. Fikirlerinizi sonuna kadar savunursunuz. Dinlenmek için müzik dinlemeyi yeğlersiniz.

Menekşe rengi

Moda, dekorasyon ve güzel sanatlar sizin için en uygun ilgi alanları. Yaratıcısınız ve hayal gücünüz çok geniş. Eğer seçtiğiniz meslek sizin yaratıcılık merakınızı tatmin etmiyorsa, hayattan zevk almanız zorlaşır. ailenize ve yakınlarınıza yabancılaşırsınız. Duygularınızın ve yaratıcılığınızın baskı altında tutulması yaşama sevincinizi azaltır.

Pembe

Siz mükemmel bir ev sahibesisiniz. Evinize gelen konukları rahat ettirmek için elinizden geleni yaparsınız. Yemek pişirmekteki ustalığınızı da gözardı etmemelisiniz. Doğup büyüdüğünüz kentte yaşamaya devam etmekten hoşlanmayabilirsiniz. Hayatınızın değişik dönemlerinde başka kentlerde yeni başlangıçlar yapmak istersiniz. Geri planda kalmayı yeğlersiniz. İnsanları doğru olanı yapmaya yönlendirirsiniz. Bu nedenle yöneticilik sizin için çok uygun bir meslek.

Mobilyada en mükemmel tasarım ödülü

Mobilya tasarımında Türkiye’de bir ‘‘imza’’ haline gelen Pervin ve Metin Kaşo çiftinin Londra Dekorasyon Fuarı için hazırladığı stand, ‘‘tasarımda ve kalitede mükemmeliyet’’ dalında gümüş madalya aldı. Geçen yıl ABD’nin Chicago kentinde benzeri bir fuarda 3 ayrı dalda altın madalya kazanan Pervin-Metin Kaşo, bu yıl da Londra’nın en saygın fuar merkezlerinden biri olan Royal Hospital’da, Prens Edward’ın eşi Wessex kontesi Sophie Rees-Jones tarafından açılan dekorasyon fuarında Renwick and Clarke firmasının hazırladığı standa mobilyalarıyla katkıda bulundu. Renwick and Clarke’ın sadece dekorasyon amaçlı objeleriyle yer aldığı standa mobilyalarıyla gümüş madalya kazandıran Kaşo çifti, kazandıkları başarıyla İngiltere’de pek çok yeni iş anlaşmasına da imza attı. Renwick and Clarke’ın yeni açacağı mağazasıyla İngiliz piyasasına sokacağı Kaşo markalı mobilyalar için, şimdiden aralarında birçok ünlü otelin de bulunduğu önemli müşterilerin yüksek miktarlarda siparişler verdikleri belirtildi. Başarılarını büyük bir tevazuyla karşılayan ve her ikisi de iç mimar olan Kaşo çifti ‘‘her şeyi çok çalışmaya borçlu olduklarını’’ söyledi.

Çini Uyandı

Bir dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun en gözde süsleme sanatı çini şimdi yeniden moda. Bundan üç yıl önce, 400 yıllık uykusundan uyanan bu eski süsleme sanatının örneklerine artık İstanbul’da metro istasyonlarından iş merkezleri girişlerine kadar birçok yerde rastlamak mümkün

15. ve 16. yüzyıllarda çinicilik, Osmanlı İmparatorluğu mimarisinde çok önemli bir yer tutuyordu. O dönem yapılan mimari eserlerin en göz önündeki yerleri hep çinilerle bezendi. Fakat 16. yüzyıldan sonra çinicilik, yeni örneklerine rastlanmayan ve uzun yıllar sadece eski camilerin duvarlarında görülebilen bir zanaat olarak kaldı.

1993′te Prof. Dr. Işıl Akbaygil’in öncülüğünde kurulan İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı’nın çalışmaları sonucu ise bu eski tarih yeniden canlandırıldı. Dahası o günkü popülaritesini neredeyse tekrar yakaladı. Pahalı oluşu yüzünden herkesin ulaşamadığı çiniler, bugün en gözde dekorasyon malzemesi arasında.

Vakfın çinilerine bugün bir çok yerde rastlamak mümkün. Özellikle belediyeler yaya yoğunluğu olan yerlerde sık sık çini kullanıyor. Metro istasyonları bu belediyelerin çini tercihine örnek. Hafif metronun Ataköy istasyonu, yeni metro’nun Osmanbey ve Taksim durakları gibi.

Özel şirketler de kullanıyor

Bunların dışında çeşitli kamu kuruluşları ve özel şirketler de binalarında çini süslemeciliğinin örneklerini sunuyorlar. Yapı Kredi Bankası Genel Müdürlük binası, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası binası, İGDAŞ merkez ofisi, Halk Bank Genel Müdürlük binası, dekorasyonunda çini kullanılan yerler.

Vakıf Başkanı Prof. Dr. Işıl Akbaygil, çininin tekrar gözde bir malzeme olmasıyla ilgili olarak şunları söylüyor. ‘‘Çini insanı rahatlatan bir malzeme. İnsanın içini açan renkler, desenler içeriyor. Bu yüzden özellikle klostrofobik ortamlarda çok tercih ediliyor. Yeniden yaygın hale gelmesinin sebebi bu olabilir. Ancak çini pahalı bir malzeme. Elimizden geldiğince fiyatları düşük tutmaya çalışıyoruz. Yine de çiniler yapılara pano gibi asılacak dekorasyon malzemesi değil. Tüm mimariyi etkileyecek bir unsur. Özenli kullanılması ve gelişigüzel bir şekilde her yere yerleştirilmemesi gerekir.’’

Metrekaresi 3000 dolar

İznik’te bugün iki değişik ebatta çini üretiliyor. 23,5×23,5 ve 28,5×28,5. Bu ölçülerin tercih edilmesinin sebebi, Osmanlı’nın da bu ebatları kullanmış olması. (O dönemin uzunluk ölçüleriyle 23,5 cm, bir arşın ediyor) Küçük boy çinilerin tanesi 150 dolardan satılıyor. Büyük olanların bir tanesi ise 250 dolar. Metrekare olarak alındığında metrekaresi için 3000 dolar vermeniz gerekiyor. İç piyasanın dışında dünyada tek çini üreticisi olan İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı, ürettiği çinileri İsviçreli bir şirkete satıyor. İsviçreli şirket ise aynı çiniyi Araplara üç katı fiyata pazarlıyor.

1993′te Prof. Dr. Işıl Akbaygil’in öncülüğünde kurulan İznik Eğitim ve Öğretim Vakfı’nın çalışmaları sonucu çiniye rağbet arttı. Akbaygil, ‘‘çini insanı rahatlatan bir malzeme. İnsanın içini açan renkler, desenler içeriyor. Bu yüzden özellikle klostrofobik ortamlarda çok tercih ediliyor,’’ diyor.

Giyimde ve dekorasyonda birebir şıklık

Parfümler sürülüyor, ince topuklu çizmeler çekiliyor, dar gömleklerin altına dapdar pantolonlar giyiliyor. Kısacası, evin içinde de dışında da genel şıklık sürüyor.

Soğuklara panço katkısı

ARTIK geç de olsa kış soğukları bastırıyor derken, tabii buna uygun giyinmeyi de unutmamak gerek. Benetton’un kış sezonu için tasarladıkları, pançolar, kabanlar, montlar, anoraklar,

deri ceketler ve jean montlarla sınırlı kalmıyor. Bir de bunları envai çeşitte bulmanız mümkün oluyor. Türkiye’deki 70 Benetton mağazasında, koleksiyonun 16 parçasını da bulmak mümkün.

Saf bir keyif kokusu

GIVENCHY’nin yeni parfümü Hot Couture, heyecanlı, büyüleyici ve ilk bakışta aşka sebep olan bir olay olarak tanımlanıyor. Ahududu, vişne, karabiber, amber gibi maddelerin karışımından oluşan kokuya, Eva Herzigova’nın tepkisi ise şu olmuş: ‘Tutkulu ilgilerinin tek odağı benim ve benzersiz hünerlerinin tek objesi.’ Artık kadınlar ilgi odağı olmak için ne kullanmaları gerektiğini biliyor olmalılar…

Japon tarzı dekorasyon

Mudo Concept’in yeni sezon iç dekorasyon tasarımlarında yoğun bir şekilde Japon tarzının etkisi var. Zen felsefesiyle örtüşen oryantalist akımların söz konusu olduğu tasarımlarda, modern aksesuvarlar kadar; fenerler, boncuklu mumlar, el yapımı cam ürünleri de bulunabiliyor.

Artık sofraları giydiriyor

Ünlü modacı Neslihan Yargıcı, artık bir ’sofra dekoratörü’. Bir süredir Kütahya Porselen Mağazaları’nın sofra ve vitrin tasarımlarını yapan Yargıcı, modayı ‘hissetmez’ olunca, kendine daha cazip gelen dekorasyon işine soyunmuş…

Ünlü modacı Neslihan Yargıcı’yı uzun yıllar, siyahların kadını ya da ünlülerin imaj-maker’ı olarak bildik. Ancak, birçok dalda yeteneklerini denemek isteyen Yargıcı, modadan sıkılınca kendisine bir süredir daha yakın gelmeye başlayan dekorasyon için üretmeye başladı. Tesadüf sonucu Kütahya Porselen’le biraraya gelen Neslihan Yargıcı, mağazaların ve vitrinlerin tasarımlarını yapıyor. Konfeksiyon ve porselencilik arasında fark görmeyen Yargıcı’yla çalışmalarını, yakın zamandaki projelerini ve henüz yazım aşamasında olan kitabını konuştuk…

- Biz sizi modacı olarak tanıyorduk. Bu tabak çanak işine nerden merak sardınız?

Benim bir şeyler üretebilmem için mutlaka ‘hissetmem’ lazım. Ama artık moda dünyasında ‘hissetmez’ olmuştum. ‘Birçok konuda kapasitem var, niçin bir tek moda için uğraşayım?’ dedim. Yaklaşık üç sene önce, yurtdışında kaldığım sıralarda hiç farkına varmadan dekorasyon beni çekmeye başladı. Çünkü 90′larda insanlar ‘Ev’e yönelmeye başladılar. İnsanlar evde daha çok vakit geçiriyor ve evlerine daha çok özeniyorlar. İster istemez de giyim, ikinci planda kalıyor. Dikkat ederseniz tüm moda dergileri, ev dekorasyon ekleri çıkarmaya başladılar.

- Kütahya Porselen’le ortak çalışmanız nasıl doğdu?

Benim böyle bir projem yoktu aslında. Tesadüfen dostum Yavuz Koraltan vasıtasıyla Kütahya Porselen’le biraraya geldik. Böylece, pek bilmediğim ama uzaktan bana sıcak gelen bir konunun içine giriverdim. Yaklaşık bir senedir, Kütahya Porselen mağazalarının vitrin ve sunum masalarının dekorasyonunu, ayrıca yurtiçi ve yurtdışı fuarların tasarımını yapıyorum. Dükkanın eski halinde fabrika mantığı hakimdi. Herkesin kreativ bir bakış açısı yoktur, o yüzden ürünü iyi sunmanız önemlidir. Ben dekorlarımla ürünleri netleştirdim, öne çıkardım. Dükkanda bir defterimiz var, ziyaretçilerimiz oraya çok güzel düşüncelerini yazıyorlar.

- Neden sofra?

Moda alanında kendime düşeni yaptığıma inanıyorum ve artık kıyafetlerle hiç alakam yok. Şimdi de sofra düzeni bana çok heyecan veriyor ve bu alanda bir şeyler yapmak istiyorum. Çünkü biz sofra düzenine çok yakın bir toplum değiliz. Biz karın doyurmacıyız. Oysa yemek yemenin bir adabı vardır. ‘Ağzını şapırdatmadan ye’ denir, çatalların, bıçakların yerleri bellidir. Doyduğumuzda da şükrederiz çünkü yemek, en büyük nimettir. O yüzden, yemek sofrasını bir seramoni olarak kabul ediyorum. Evdeki yemek sofrasının, hayatımızda çok önemli bir yeri olduğuna inanıyorum. Zaten ben, kıyafet alacak insanla, sofra takımı alacak arasında fark görmüyorum. Onları yönlendirmekten büyük zevk alıyorum.

- Sofraların imajını nasıl tasarlıyorsunuz peki?

Çalışırken, porselenlerin renklerin ve modellerine bağlı kalmadan tamamen özgün fikirlerimi ortaya koyuyorum. Tamamen, o anki ruh halimden ve porselenin bana verdiği sinyalden yola çıkıyorum. Dekorları, hislerimle yapıyorum yani. Biblolar, şamdanlar, mumlar, yapma çiçekler koyuyorum sofralara. Mesela bir vitrinimize bahçe kurmuştuk. Tabaklarda, yemekler, meyveler. Tam da yaz mevsimiydi. Tatile gidemeyenler gördüklerinde, ‘Keşke orda olsak da barbekü yapabilsek’ demişlerdir herhalde…

- Siyah sizin favori renginiz. Sofralarınızda da torpilli renk siyah mı?

Gerektiği yerde evet. Ama siyah bir örtüye ya da tabağa karşı saplantım yok. Ancak heran, herşeyi yapabilirim.

- Peki bundan sonraki adım ne olacak ?

Yakında porselende kendi çizgimi, kendi koleksiyonumu yapmak istiyorum. Desen, form, sunuş. Ben kumaş ve porselen arasında bir ayrım görmüyorum. Benim için aynı sistem. Konfeksiyon ve porselen üretiminin farkı yok.

Furya içine girmem

İmajını yaptığım kişilerle iyi ve kötü anılarımı anlatacağım bir kitap yazıyorum. Mesela Seden Gürel, Bendeniz, Mine, Volkan gibi isimler… İmaj-maker’lık ne demek? Bizim toplumda insanlar imaja hazır mı?. Belki bu kış bitirir ve yayınlarım bile.

Ben gazetecilik yaptım, ayrıca bu benim baba mesleğim. Kadınca Dergisi’nde bu işi çok tatlı bir şekilde yapmıştık. Kimse bilmezken, Christian Dior’la, Louis Vouitton’la röportaj yapmıştım. Kendi mesleğim ağır basınca biraz geri kaçtım. O dönem devam etseydim iyi bir gazeteci de olurdum. Bugün de yapabilirim ama furya içine girmekten hiçbir zaman hoşlanmadım.

Şöminenin dönüşü

Dekorasyonda yeni trend şömine!.. Şöminenin romantik ateşi mekanları saracak bu kış. Kışın iyice kendisini hissettirdiği şu günlerde evinizde bir şömine olma fikri yeterince cazibeli. Modern hatlar kazanan şöminelerin yanında, klasikler hala mevcut. Hatta eskitilmiş taş veya ahşaptan yapılma country şömineler dekorasyon tarzınıza göre seçenekler arasında olabilir.

Modern şömineler ise granit, paslanmaz çelik gibi materyaller ile üretiliyor. Cam, ağırlıklı olarak kullanılıyor. Mekanların dekorasyonunu tamamlayan ve farklı bir atmosfer yaratan şömineler konusunda bir noktayı hatırlatayım, şöminenin yanma ısısının ancak yüzde 5- 10′undan yararlanılır.

Adres ve telefon

Adres: AHK İç Mimari, İ. Gökşen Cad, No:330/A, Antalya

& Telefon: 0.242.323 36 04

Eski Renkler İçin Boya

İç mekanlara yıllar öncesini hatırlatacak tarihi ve eski dokuyu verebilmeniz için yaratılan İshakol Nostalgia Dekoratif Boya Serisi’ne ait yeni bir renk kartelası çıkıyor. Nostalgia, iç mimarlardan oluşan bir kurulun günümüz dekorasyon trendlerine uygun olarak seçtiği yeni renk kartelasında toplam 13 renk yeralıyor.

Duvar Kağıtlarında İndirim

Dünyaca ünlü dekorasyon firmalarının Türkiye distrübitörlüğünü üstlenen Kanape Dekorasyon, Teşvikiye’de bulunan Showroom’unda aralık ve ocak aylarında tüm duvar kağıtlarına indirim uyguluyor. Satışa sunulan Designer’s Guild, Giovanni Graesan, İnaltera, Omexco, Techniwues & Decor, Grantil, Limonata, Muraspec ve Koroseal markalı duvar kağıtlarının tümü yanmaz özellikte ve silinebiliyor.

Cdlikler

KONTRAST Dekorasyon’un Endonezya’dan ithal ettiği, hayvan figürlerinden oluşan çeşitli boy ve modelde CD’likler çocuklar ve genç kızların beğenisini kazanıyor. Firma sahibi Gül Yeşilpınar, Endonezya, Çin, İtalyan ve Fransız ahşap, seramik, metaldten yapılan, fiyatları 2.5-250 ytl arasında değişen hediyelikler arasında CD’liklerin rekor kırdığını söyledi. CD’likler modeline göre 20-40 ytl.

Sayfalar: 1 ... 31 32 33 34 35

Dekorasyon ve Mobilya Sitemiz Wordpress altyapisini kullanmaktadir.

eXTReMe Tracker