Yaz Mevsiminde Dekorasyon ve Mobilya Önerileri

2007′nin dekorasyon trendleriyle ilgili ipuçları
# Parlak, canlı renkler ve geometrik desenler sezonun modası.
# Duvar rengi olarak kese kağıdı rengi, bej, açık kahve popüler. Evin dört bir yanını çeşit çeşit, renk renk duvar kağıtlarıyla da kaplayabilirsiniz. Duvar kağıdı seçeneklerine göz atmak için www.studionommo.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
# Koltuk kumaşlarında ağırlıklı olarak kadife ve deri kullanılıyor.
# Altın ve gümüş, ev aksesuvarlarında öne çıkan renkler.
# Etnik modası hâlâ devam ediyor.
# Sezonun tarzını yakalamak için eski ve yeni eşyaları bir arada kullanın. Eşya sayınızı mümkün olduğunca az tutun.
# Avizeler geri döndü. Ama bu sefer kristalleri ve camları olabildiğince renkli.
# Halılarda modern tasarımlar dikkat çekiyor. Geometrik desenli modeller ve pelüşe benzer tüylü shaggy halılar çok satıyor. En çok tercih edilen renkler ise kahve, yeşil, bordo ve krem.

Modern ve klasik çizgiler
İsveçli mobilya ve ev aksesuvarları markası IKEA, basit ama işlevsel ürün arayanlar için yaratılmış. Üstelik fiyatları oldukça ekonomik. Özellikle, modern ve klasik çizgileri bir araya getiren Stockholm serisi urban cool’lara göre.
Siyah-beyaz, kahverengi, bej ve kırmızı renk gruplarından oluşan seride koltuk, sandalye, puf, masa, sehpa, kitaplık, dolap gibi mobilya ürünleri, tekstil ürünleri, aydınlatma ürünleri ve aksesuvarlar bulunuyor.

Rengarenk, eğlenceli tasarımlar
Karınca’da farklı tasarımcıların imzasını taşıyan rengarenk, eğlenceli ürünler var. Kurbağa desenli bahçe masası, kalp yastık satıştaki ürünlerden ikisi. Budun Design Company de tıpkı Karınca gibi değişik form, renk ve malzemelerden yola çıkarak tasarlanan ürünleri satışa sunuyor.

Dünyaca ünlü markaların koleksiyonları
Christofle, Gaia&Gino, Missoni, Prada, Ralph Lauren ve Versace gibi moda markalarının ev koleksiyonları urban cool’ları Beymen Home’da bekliyor. Mağazanın ürün grubu mutfaktan banyoya, aksesuvardan mobilyaya kadar uzanıyor.

Haz veriyor
Kanyon’daki Haaz Design Store’da tasarım dünyasına yön veren, birbirinden ünlü tasarımcıların mobilyaları ve objeleri satılıyor. Lamba, vazo, biblo, dergilik, askı alışverişinizi bu mağazadan yapabilirsiniz.

Ev için her şey burada
“Ev ve Yaşam için Her Şey” sloganından yola çıkan Mudo Concept urban cool’lara evleri, bahçeleri, balkonları veya ofisleri için yüzlerce alternatif sunuyor. Concept mağazalarında klasikten moderne her zevke hitap eden ürünler var.

Dönem mobilyaları
Nişantaşı Vakko Dekor koleksiyonu, New York’lu sahne ve iç mekan tasarımcısı Antony Todd direktörlüğündeki ekip tarafından yurtdışından toplanan 18, 19 ve 20′inci yüzyıl dönem mobilyalarından oluşuyor. Mobilyalar, Osmanlı eserleri uzmanı Serdar Gülgün danışmanlığında seçilen Vakko kumaşları ile kaplanıyor.

Artık herkes evinde daha çok vakit geçiriyor. Kendimizi en iyi ifade ettiğimiz, kendi dünyamızı yansıttığımız en uygun yer de evlerimiz oluyor. Evlere verilen değer ve gösterilen özen gittikçe artıyor.
Konu ev dekorasyonu olunca seçenekler de eskiye oranla çok daha fazla. Her zevke ve her bütçeye uygun, modernden klasiğe, ikinci elden dünyaca ünlü tasarımlara kadar sayısız seçeneğiniz var! Sayısı her geçen gün artan alışveriş ve dekorasyon merkezlerinden yararlanabileceğiniz gibi, Horhor, Çukurcuma gibi antika cennetlerine de bakabilirsiniz. İkinci el mobilya alışverişi içinse Dank!’a gidebilirsiniz. Önümüzdeki ay Adressistanbul’da açılacak, ev dekorasyonunun ünlü markası Habitat’a da uğramayı unutmayın.
Siz de kendi eviniz için değişik fikirler arıyor, dekorasyonda değişiklikler yapmak istiyor ya da bahar aylarıyla birlikte evinizi değiştirmeyi düşünüyorsanız işte sizin için derlediğimiz urban cool adresler!

“Modern dekorasyonu ruhsuz buluyorum”
Bennu Gerede (Fotoğrafçı)

Çok modern dekorasyonları fazla steril ve ruhsuz buluyorum. Teşvikiye’de, eski, yüksek tavanlı bir evde oturuyorum. Anneanneme ait olan bu evi eski eşimle bir yılda onarmış ve yenilemiştik. Evin dekorasyonunda sadelik hakim. Yerler kalın ve koyu renk rabıta ile döşeli. Her yatak odası farklı renklerde ve konseptte. Biri siyah, Çin odası gibi. Uzakdoğu havası var. Öbürü kırmızı. Daha ağırbaşlı ve Osmanlı’yı çağrıştırıyor. Çocukların odası ise rengarenk.
Evin kapılarını Çukurcuma’dan aldık. Doğu’dan gelen eski kapılar tamir edildi ve Mardin kapılarının desenleriyle boyandı. Eşyalarımın çoğu vefat eden babamdan kalma. Evin aydınlatma ürünlerini Mood ve B&B Italia’dan aldım.

“Evimdeki eşyalar pembe, gri ve beyaz renkte”
Pamela Spence (Şarkıcı)

Modern dekorasyonu seviyorum. İki katlı evimi de buna göre döşedim. Antikadan da hoşlanırım ama evde uyumsuzluk yaratmasın diye eski eşyalardan uzak durdum. Evdeki eşyalar beyaz, gri ve pembe renkte. Dekorasyon alışverişimi geniş ürün seçeneği sundukları için Ikea, Modoko, Tepe Home, Koçtaş ve Mudo Concept’ten yapıyorum.

Milliyet

Aydınlatmalarınız için öneriler

Aydınlatmanın püf noktaları
# Yemek odasında eşit dağılmış bir ışık için avize kullanmalısınız. Avizeler hem yeterli ışığı sağlar hem de yemek odası ya da bölümünüze görkem kazandırır.
# Salonun diğer kısımlarında abajur ve lambader gibi aşağıdan, direkt göze gelmeyen aydınlatma modelleri daha yumuşak atmosfer oluşturur.
# TV izleme, kitap okuma gibi farklı faaliyetlerin gerçekleştirildiği alanlarda, sabit bir aydınlatma sisteminden kaçınmak gerekir, bu mekanlar için raylı spotlar idealdir.
# Yatak ve çocuk odasında, göz kamaştırmayan genel aydınlatmanın yanı sıra, okuma için başucu aydınlatması da yapılmalıdır.
# Yarı şeffaf aplikler ve geniş açılı armatürler, koridorlarda kullanılabilir.
# Mutfakta keskin gölgelerden kaçınmak için açık renkli motifler tercih edilmelidir.
# Banyo ışıklandırmasında neme dayanıklı ve ıslak mekanlar için tasarlanmış armatürler ya da renk geri verimine sahip lambalar kullanılmalıdır.

Dekoratif ışık için öneriler
# Mumlarınızı yemek masanızın üzerindeki şamdanlı bir avizenin içine yerleştirebilir, ayrıca bir konsolun üzerine avizeli lamba ve duvara da abajur başlıklı aplikler asabilirsiniz.
# Mekana teatral bir hava katmak için yemek masasının üzerine çok küçük bir abajur koyabilirsiniz.
# Sadece bardaklara ışık vermek ve ışıldamalarını sağlamak istiyorsanız, avizesi çevrilebilen ampullü bir abajurla bu işi görebilirsiniz.
# Konukların üzerlerini aydınlatmak istiyorsanız yere konulan uzun ayaklı bir abajur size yardımcı olacaktır.
# Tavana asacağınız şık bir avize ile ortama sıcak bir görüntü katabilirsiniz. Konsolun üzerine t-ışıklar yerleştirebilirsiniz.
# Modern bir ortam yaratmak istiyorsanız, ışığın yoğunluğunu mekanın tarzı üzerinde yoğunlaştırıp masanın üzerine şamdanda mumlar koyabilirsiniz.
# Saydam abajur başlarını ve avizeleri natürel renklere boyayıp üzerlerine bir kat daha boya atarak hoş bir atmosfer sağlayabilirsiniz.
# Yemek için dolapların altına yerleştirilmiş ışıkları yakmak yeterlidir. Bu tarz bir aydınlatma, ortama hem bar havası verir hem de daha sıcak bir atmosfer yaratır.
# Mutfak işleri yaparken yararlanmak üzere, raflar ve dolapların altına düşük voltlu halojen spotlar kullanabilirsiniz.

Dekoratif Tahta Dizaynları

… Eski devirlerden beri nice sanatkârın göznurunu sermaye etti kendisine. Bazen bir tabloda, bazen bir sandıkta, bazen bir masada hayat buldu. Eskiler ne derlerdi bilmiyoruz ama ona şimdilerde Fransızca ‘marküteri’ diyorlar. O bir el sanatı. Artık sosyetik güzellerin, sonradan görme zenginlerin mekanlarını süslese de tarihteki zarafetinden, şatafatından hiçbir şey kaybetmedi, aksine çok şey kazandı.

Güzelliği kadar zulmü ile de nam salan eski Mısır kraliçesi Kleopatra sarayının kendi güzelliğine ve ihtişamına yaraşır bir biçimde döşenmesini ister. Mısır’da el sanatlarıyla uğraşan bütün sanatçılara emir buyrulur, kraliçenin istediği sanat eserleri en kısa sürede yapılacaktır. Kleopatra’nın zulmünden korkan sanatçılar kraliçeyi memnun edebilmek için sarayın dört bir yanını göz estetiğine hitap eden sanat eserleriyle süslemek için olağanüstü çaba harcarlar.

Değişik değişik süsleme teknikleri bulunur ve kraliçeye özel olarak çalışılır. İsmi bilinmeyen bir Mısırlı zanaatkârın tasarısı tamamlanmış bir eşyanın üzerinde çeşitli geometrik şekilleri, öngördüğü motifleri yan yana getirerek mobilyalarda uygulaması sonucu ortaya çıkan ürünler kraliçenin takdirini toplar. Böylece Mısırlı sanatçıların kraliçe Kleopatra’yı memnun etmek için giriştiği çabalar sonucu marküteri sanatı ortaya çıkar.

Mısır’dan Osmanlı’ya

Kleopatra’nın sarayını süsleyen marküteri eşyalar daha sonra Mısırlı aristokratların evlerine girer. Mısırlılarla başlayan bu sanat dalı Rönesans döneminde ise güzel sanatların gelişmesinin hızla görüldüğü Fransa’da anıtsal örneklerde şahikalara çıkar. Önceleri Paris’te Louvce ve Versailles saraylarına giren marküteri mobilyalar giderek aristokrat kesimin malikanelerinde boy göstermeye başlar. Daha sonra Anadolu, İran ve Arabistan’a yayılan marküteri sanatı 1450 yılında İtalya’da marküteri atölyelerinin çoğalmasıyla yaygınlaşır. Bir saray sanatı olarak kullanılan marküteri, Osmanlı döneminde de boy gösterir. Osmanlıyı bir devlet iken imparatorluk haline getiren Fatih Sultan Mehmet Han bizzat kendisi marküteri çalışmaları yapar. Sonraki yıllarda marküteri atölyeleri ve aletlerinin çoğalmasıyla bir dönem sarayların baş köşesinde yerini alan marküteri eserler güncelliğini kaybetmeye başlar. 20. yüzyıla gelindiğinde ise duraklama dönemine giren marküteri sanatı günümüzde en yaygın olarak Fransa’da varlığını sürdürüyor. Osmanlı döneminde bir çok usta yetişmesine rağmen bir okulu bulunmayan marküteri sanatı Türkiye’de ise Erol Antik tarafından yapılmaya devam ediyor. Kupon sistemiyle çalışan Erol Antik marküteri sanatını kendine has yeni bir boyut geliştirerek geniş bir yelpazeye yaydı.

Nesilden nesile marküteri

Üç kuşak marküteri sanatıyla ilgilenen Tarakçı, marküteri tarzındaki süslemeleri 0.5 mm’den daha ince ve kalın olarak yüzlerce metre kesimlerin yan yana getirilmesi ile oluşturduklarını söylüyor. Zaman zaman yapılan marküteri çalışmalarında santimetrekarenin içinde, 100 adet hareketin meydana geldiği mozaiklerin de yer aldığını belirten Tarakçı bu sanatı en ince noktasında çalıştıklarını belirtiyor. Firma olarak aksesuar çalışmaları ile işe başladıklarını belirten Tarakçı, gelen talepler karşısında evde ve iş yerlerinde kullanılan bütün eşyalarda marküteri ve ona çok benzeyen parküteri sanatını uygulamaya başlamışlar. Tarakçı bu noktada şöyle diyor: “Banyo ve mutfak gibi ıslak bölgeler hariç evin herhangi bir köşesinde bulunan her türlü eşyada (sehpa, sandık, yemek masası, tablo….vs) biz bu sanatları uyguluyoruz.”

Güney Amerika, Afrika ve Hindistan kökenli kaplamalar kullanılarak yapılan marküteri çalışmalarında 1450’li yıllarda Floransalı ustalar kendi desenlerini çizerek çalıştıkları marküteri eserlerin yanısıra dönemin meşhur ressamlarının temalarından da yararlanmışlar. Günümüzde ise Erol Antik özellikle Osmanlı ve Selçuklu motiflerinin ağırlığını taşıyan fakat zenginleştirilmiş motiflerin bulunduğu çalışmalar yapıyor. Zaman zaman bir kibrit kutusunun üzerindeki bir şekil, zaman zaman ise bir ressamın resmindeki bir çizgi marküteri çalışmasına ilham kaynağı olabiliyor.

Şu anda sekiz kişi olarak çalışan ve yarım asırdır marküteri sanatını en zarif şekilde çalışmalarına yansıtan Tarakçı ailesi usta— çırak ilişkisiyle yetiştirdikleri elemanlarla bu sanatın unutulmasını engellemeyi amaçlıyorlar.

Email: rahimesezgin@hotmail.com

Aksiyon

Kadın Tasarımı Ahşaplar

Fabrikasyon, basma kalıp, hatta neredeyse birbirinin aynı eşyalarla donatılmış evlerden sıkılalı, insanlar yeniliklerin peşinde. Tümüyle kendi iç dünyasını yansıtan renk ve modellerden oluşmuş dekoratif ürünlere sahip olmaksa bir hobi olmaktan öte bir ihtiyaç halini aldı şimdilerde.

Ancak evde geçirdiği sürenin erkeğinkine oranla daha fazla oluşundan mı, ‘evi yapan dişi kuş’ rolünden mi, yoksa estetik ve sıradışılığa vurgun oluşundan mıdır bilinmez, kadınlar bu tür zevklere daha yüksek oranda sahip ve icraat yönünden de öne çıkan konumda. El becerilerini ya da hayal gücünü kullanarak evini farklı ve sevimli hale getirme uğraşındaki kadınların sayısı her geçen gün artıyor. Bu artış konusundaki tahminimizi somutlaştıran ise iç dekorasyon eğitimi veren kurumların başvuru listelerindeki kadın kursiyerlerin sayısal çokluğu.

Ahşap boyama ‘IN’

Kumaş boyama, geçtiğimiz dönemlerin en gözde el becerilerinden biriyken cam, seramik ve ahşap boyama bugün daha büyük değişiklikler peşindeki hanımların gözdesi. Dört yıldır Bakırköy’de iç dekorasyon eğitimi veren Semih Yener eğitim kurumunda senede yaklaşık 250 kadar hanım ahşap boyama konusunda kurs görüyor. Amerikan Plaid firmasına ait ürünlerin Türkiye’deki tek distribütörü olan Semih Yener kendi eğitim kurumunda bu ürünlerin kullanıldığı iç dekorasyon eğitimi verirken ürünlerin tanıtım ve satış işlemlerini de yürütüyor. Türkiye genelinde yüze yakın satış noktasının oluşturulduğu bu eğitim sistemi İstanbul dışındakiler için seminerler aracılığıyla yaygınlaştırılıyor.

Ancak İstanbul’daki ahşap boyama ilgilileri için yedi aylık kurslar düzenleniyor. Haftada bir gün altı ders saati içinde verilen ahşap boyama eğitimi hanımların yoğun ilgisini çekiyor. Geçen yıl tamamlanmış eğitim dönemi sonunda öğrencilerin oluşturduğu ürünler Bakırköy Kültür Merkezinde 11— 21 Eylül tarihleri arasında sergilenirken yoğun ilgiyle karşılaşmış. Sergi yeni öğrencilerin de yeni dönem kayıtlarını hızlandırmış. Bu yılki hedef 400 öğrenci.

Öğreticilere özel eğitim

Amerika’da bir yıllık eğitim sonunda ahşap boyama derslerini yürüten öğretmenlerden Nilay Başaran farklı bir sistemle gerçekleştirilen ahşap boyama işlemlerinin sanıldığından daha kolay öğrenildiğini belirtiyor. Özel bir resim ya da çizim kabiliyeti gerektirmeyen bu sistemde yirmiye yakın teknik sayesinde ahşap boyama ve resimleme yöntemleri kullanılıyor. Kursiyerler kurum bünyesinde hizmet veren ahşap atölyesinden istediği mobilyayı satın alarak ahşap boyama tekniklerini uygulayabiliyor. Bu mobilyaları sipariş usulüyle kendine has çizgi ve modelde edinmek de mümkün. Boyama için gerekli malzemeler pek ucuz sayılmaz ama sonuçta ortaya çıkan ve bir benzerini oluşturmanın mümkün olmadığı ürünlerin satış fiyatı yüksek olduğundan maliyetini katlayacak kadar iyi bir gelir sağlıyor. Milli Eğitim Talim Terbiye kurulundan onaylı kursun sonucunda açılan imtihanda başarı gösteren kursiyerlere sertifika verilerek öğretici statüsüne sahip kılınıyor.

Sadece bir hobi edinmek, zamanını değerlendirirken evine yeni bir görünüm kazandırmak için değil; bunu ticari amaçlı yapan hanımlar da Semih Yener eğitim kurumunun yolcularından. Nevi şahsına münhasır kavramını tanımlayan boyanmış ve desenlenmiş ahşap ürünler sandık, masa, sandalya, sepet, deri koltuk, aynanın yanısıra akla gelmeyen onlarca objeden oluşabiliyor. Sergide yoğun ilgi çeken ürünler yeni öğrencilerin kazanımını sağlamış.

“Kendime güvenimi artırdı”

İki yıldır kursa devam eden Ayşen Yağanoğlu da böyle bir sergiyi gezdikten sonra karar vermiş, ahşap boyama kursuna devam etmeye. Emekli hemşire ve kozmotolog olan Yağanoğlu bütün evi kursta öğrendikleri çerçevesinde değiştirdiğini söylüyor. Mutfak dolaplarından banyodaki seramiklere herşey yeniden şekil almış şimdi. Eşi ve çocukları dahil evdeki herkesin bu değişimden hoşnut olduğunu söyleyen Yağanoğlu bunun kendisine de güzel duygular yaşattığını söylüyor. Çevresindekilerin gördükleri karşısında bu kursa ilgi duyduğunu da söylüyor ayrıca. “Kendimi keşfettim, neler yapabildiğimi gördüm, yapamam sandığım şeyler karşısında başarı sağladım, bu da kendime güvenimi artırdı” diyen Yağanoğlu bu yolla hem aile bütçesine katkı sağladığını hem de eşe dosta hediye olarak götürdüğü küçük eşyaların beğeni kazandığını söylüyor.

Semih Yener el sanatları eğitim merkezi sıradışı ve estetik doyuma ulaştıran ürünlere imza atarak iyi hissetmeyi amaçlayan herkesin aradığını bulacağı bir yer. Ticarete dönük planlamalar kazanımları artırıyor. Neler yapabileceğini görüp kendine duyulan güvenin artmasıysa bu eğitimin promosyonu sanki. Öyle ya zevk aldığınız bir işi yapıyor olmak kaç meslekte geçerli bugün?..

Semih Yener Elsanatları Eğitim Merkezi: (0212) 543 44 72 —572 54 59

Aksiyon

Mobilyada yeni bakış açısı

Yurtdışındaki Yabancı mobilya firmalarının markaları Türkiye’yi hedef pazar seçmesi ile birlikte Türk mobilyalarının kalite artırımına gitmesi kaçınılmaz hale geldi. Rakip artık kendimiz değiliz.

Mobilya’nın öncü ülkesi İtalya ile rekabet tedecek ürünler ortaya koyma bazı firmalarımızın hedefi oldu.

Evini, bürosunu, yaşadığı mekanı güzelleştirmek rahat, konforlu, ergonomik bir ortamda yaşamak şüphesiz bir çok insanın hayallerini süsler. Fakat orta gelirli insanların bol olduğu ülkemizde bu hayali gerçekleştirmek hiç de kolay değil. Fiyat ve kalitenin uzlaştığı noktada tercihler netleşiyor.

Yılların birikimi ile modüler mobilya üretiminde faaliyet gösteren Ankara Mobilya 2000’li yıllara özel bir hazırlık safhasından geçerek hazırlandı. Sökülüp—takılabilir özelliği, ergonomik oluşu ve oldukça geniş renk seçeneği avantajları ile modüler mobilyanın, klasik mobilyaların yerini alacağını yıllar önce farkeden Ankara Mobilya, 2000’li yıllara kendisini hazırladı.

Mobilya üretiminde müşteri taleplerini dikkate aldıklarına dikkat çeken Ankara Mobilya’nın sahibi Ali Tevge, mutfak, banyo ve ofis mekanlarında tercih edilen modüler mobilya üretimine başladıklarını ve her geçen gün kalitelerini daha da artırmayı hedeflediklerini açıkladı.

Aksiyon

Çekyat üreticilerimiz dünya pazarında

ÇOCUK VE KADINLARIN ETKİSİ

Mobilya üreticilerinin son yıllarda tüketimdeki etkilerini keşfettiği iki grup, kadınlar ve çocuklar. Özellikle çocuklar birçok markanın satışında etkili, baba ve annenin tercihlerini onlar yönlendiriyor. Günümüz çocukları beğendiği, sevdiği bir markayı ailesine aldırıyor. Bu gerçeği gören Çilek Mobilya, tasarladığı ürünleri önce, fabrikaya gruplar halinde getirdiği çocuklara göstererek onların fikirlerini alıyor ve üretimi buna göre şekillendiriyor. Türk halkının çocuklarına çok duyarlı olduğunu belirten Muzaffer Çilek, “Kendimde olmadı, çocuğumda olsun diyor, çocukları için para harcıyor.” diyor. Ramazan Davulcuoğlu ise yapılan araştırmaların mobilya seçiminde kadınların erkeklere oranla çok daha fazla söz sahibi olduğunu ortaya çıkardığını hatırlatıyor: “Araştırmalara göre nereden bakarsanız bakın kadının mobilya seçiminde etkisi yüzde 80-85 seviyelerinde görünüyor ki; bizler bunu dikkate alarak çözümler üretmeliyiz.”

Son yıllardaki hızlı büyüme ve gelişmesiyle dikkati çeken mobilya sektöründe, 2007 fırsatlar yılı olarak görülüyor. Yılın ilk üç ayındaki daralmaya rağmen özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlanmasından sonra işlerin açılacağını düşünen mobilyacılar, devam eden konut inşaatlarının bitmesinin de sektöre büyük hareket getireceği kanaatinde. 2 Mayıs’ta Türkiye’nin en büyük mobilya fuarında bir araya gelecek olan üreticiler, yeni ürünleri de görücüye çıkaracak.

Mobilya, diğerleri kadar öne çıkmasa da aslında ülkemizde istihdamın yükünü çeken, ihracat ve dış pazarlardaki payını her geçen gün artıran ve en hızlı büyüyen sektörlerden. Yüksek teknolojili üretime rağmen, emek yoğun olma özelliğine sahip. Sektördeki markalı üreticilerin sayısı da hızla artıyor. Bu markalar iç pazardaki etkinliklerinin yanı sıra, birçok farklı ülkede açtıkları mağazalarla da dikkati çekiyor. Üretimdeki hızlı gelişim yan sanayileri de geliştirerek, önemli bir istihdam sahası haline getiriyor. Üreticilerin bundan sonraki hedefi, sektörü Türkiye ekonomisinin lokomotifi yapmak.

ANADOLU’NUN ÇEKYAT DEVRİMİ

Mobilya üretimi aslında Anadolu insanının ilk sanayileşme tecrübelerinden. İstanbul ve Marmara Bölgesi eksenli fabrikaların dumanının tütmeye başladığı zaman dilimi, Kayseri’de ağaç doğrama işlerinin mütevazı atölyelerde yapılmaya başladığı dönemdir, aynı zamanda. Bu atölyelerin kurucuları, Kayseri, İnegöl ve Ankara gibi mobilya üretiminde öne çıkan merkezlerin ilk kuşak sanayicileri. Sektörün bugünkü iddiasının başlangıcı ise Türkiye’nin dışa açılmaya başladığı 1980’lerin sonları.

O güne kadar mobilya kavramı denilince akla sofa, sedir, kanepe gibi tek amaçlı kullanıma uygun ürünler gelirken, mobilyacıların ‘çekyat devrimi’ dedikleri çok amaçlı ürünlerin piyasaya çıkışı, günümüzdeki markalaşma, tasarım ve ihracat seviyesinin de katalizörü olur. Hem oturma hem yatmaya yarayan ve misafir ağırlama konusunda derin bir kültüre sahip Türk insanı için, hayatı kolaylaştıran en önemli icat olan çekyatlar ilk piyasaya çıkışlarının üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen, üreticilerin vazgeçilmezi unvanını koruyor bugün. Türkiye”nin en büyük mobilya üreticisi konumundaki Boydak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak’a göre çekyat evrensel bir tasarım: “Amerika’da hiç bilinmezken biz çekyatı orada pratik bir yaşam ürünü olarak pazara sunduk ve büyük beğeni topladı. İngilizcedeki adı klip klap oldu ve şimdi 800 noktada satıyoruz. Almanya’da da aynı etkiyi yaptı ve çekyata büyük talep var.”

Çekyatı dünyaya da sevdiren üreticiler, son yıllarda tüketicinin değişen alışkanlıklarına uyum sağlamak için önemli yatırımlar yapıyor. İnsanlar artık eskisi gibi ‘evladiyelik’ mobilya almıyor. Değiştirme sıklıkları 5 yıla kadar inmiş durumda. Büyük şehirlerin küçük ölçekli yaşam alanlarına uygun, kullanışlı ürünler işin diğer boyutu. Yaş gruplarına, mekânlara ve tüketici beklentilerine yönelik uzmanlaşma kadar, ihracat yaptıkları ülkelerdeki insanların beğenilerini de yakından izliyor üreticiler ve buna uygun ürün tasarlıyor. Bütün bunlar yılda yüzde 8 gibi çok hızlı bir büyüme anlamına geliyor. İşte bir yönüyle bu büyümenin getirdiği fırsatları, problemlerle birlikte yaşıyor sektör. Türkiye ekonomisindeki normalleşmenin ve makro göstergelerdeki iyileşmenin henüz tam olarak microya yani halka yansımamış olmasının sonuçlarının aslında en fazla etkilediği sektör mobilya. Evladiyelik alma dönemi geride de kalmış olsa mobilya toplumun geneli için pahalı bir yatırım ve doğal olarak işlerin yolunda gitmediği dönemde hane halkının gündemine giremiyor. Peki, sektörün temel sorunları ve çözüm önerileri neler, sorusunun cevabıyla birlikte bu dosyada, fırsatları ve sektörün geleceğini de değerlendirdik…

MOBİLYACILAR DA KDV İNDİRİMİ İSTİYOR

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bağlı 52 sektör meclisi bulunuyor. Uzun yıllardır bünyede bulunmasına rağmen bu meclislere özellikle son bir yıldır büyük önem veriliyor. Temel hedef bu meclislerin öncülüğünde Türk sanayisinin önünü açmak, ekonominin normalleşme sürecine uyum sağlamaları yönünde katkı yapmak ve standartları uluslararası noktaya taşımak. TOBB mobilya sektör kurulu başkanı Davut Doğan, sektörün sorunlarına yönelik hazırladıkları bir raporu Başbakan’a sunacaklarını belirtiyor. Raporda ilk temas edilen husus, tekstilde olduğu gibi KDV indirimi beklentisi. Doğan, bu talebin tekstil hammaddesi kullanılan ürünler için geçerli olduğunu ve bu ürünlerdeki yüzde 18’lik KDV’nin yüzde 8’e çekilmesi gerektiğini vurguluyor.

İstihdama önemli katkısı olan sektörün çelişkisi, teknik ara eleman konusunda ciddi sıkıntı yaşaması. Bunun temel sebebi de meslek liselerine öğrenci gitmemesi. 8 yıllık kesintisiz eğitimin imam hatiplerle birlikte bütün meslek okullarını vurmasından etkilenen tek sektör mobilya değil elbette. Koç Holding’e ‘meslek lisesi memleket meselesi’ reklâmını yaptıracak kadar önemli bir problem bu ve her geçen gün iş dünyasını daha fazla etkiliyor. Hacı Boydak teknik eleman sıkıntısının had safhada olduğunu belirterek, “Meslek liselerinin yeniden tercih edilen cazip okullar haline gelmesi ülkemizin geleceği açısından hayatî önem taşıyor. Düz liseden aldığımız gençleri yetiştiremiyoruz. Zaten onlar da ilk fırsatta gidip bir alışveriş merkezinde tezgâhtar olarak çalışmayı tercih ediyor. Bu kan kaybını durdurmamız lazım” diyor. Davut Doğan ise sektör kurulunun bu konuda ilginç bir önerisinden bahsediyor: “Şu anda meslek lisesinde okumanın cazibesi yok. Cazip hale getirmek için, askerlik avantajı da dâhil olmak üzere bir dizi öneride bulunuyoruz. Burada okuyanlara daha kısa bir askerlik imkânı verilebilir. Devlet burs da verebilir. Türkiye’de binlerce gencin sırf askerlik avantajı için yüksek öğretime devam ettiğini unutmamak lazım.”

Mobilya Sanayicileri Derneği Başkanı Memduh Boydak, bu iki önemli soruna birkaç ilave daha yapıyor. Aynen meslek liseleri gibi bütün iş kollarını vuran diğer bir sorun istihdam üzerindeki vergi yükü. Bu meseleyi herkesin konuştuğu halde çözüm noktasında bir türlü harekete geçilemediğinden dert yanan Boydak, bu vergiler uluslararası standartlara çekilmediği sürece sektördeki kayıt dışının süreceği ve üreticilerin küresel pazarda rekabet edemez hale geleceği uyarısını yapıyor. Türkiye’de 500 lira ücret alan bir çalışanın işverene maliyeti 1400 YTL’yi buluyor. Boydak, geçtiğimiz yılın OECD verilerine göre Türkiye’nin istihdam vergilerinde dünya şampiyonu olduğunu hatırlatarak, bunun sanayicileri yeni işçi alımı konusunda çok temkinli davranmaya sevk ettiğine ve düzelen ekonomiye rağmen istihdamın artmadığına dikkati çekiyor. Yani az kişiye çok iş yaptırılıyor. Firma istihdam yerine sürekli verimliliğe yükleniyor. Bu durum kayıt dışını besliyor, kayıt dışı da haksız rekabeti… Döviz kurlarının düşük gitmesi de ihracatçının diğer bir ortak sorunu. Müşteri kaybetmemek için önceki bağlantılarına sadık kalan ihracatçılar, yüzde 10 kâr planlayarak yaptığı anlaşmadan, şimdi yüzde 15 zarar ediyor.

TEKSTİLDEKİ KRİZ BİZE DERS OLDU

Sorunlardan bahsetmişken dikkatlerden kaçan ancak sektörü olumsuz etkileyen iki önemli noktaya daha temas etmek gerekiyor. Bunlardan birincisi taklit ürünler. Tasarım ekibi istihdam etmeyen birçok küçük üretici, büyük şirketlerin ciddi yatırımla ortaya çıkardığı özgün tasarımların aynısını süratle üreterek, pazara sunuyor ve istedikleri gibi fiyat kırarak haksız rekabete yol açıyor. Bunun için denetimlerin sıklaştırılması ve bu tip firmalara ağır yaptırımlar getirilmesi şart. Gözlerden kaçan ikinci önemli sorun, sektördeki navlun (taşıma) maliyetlerinin yüksekliği. Büyük hacimli mamul üreten mobilyacılar, özellikle ihracatta çok yüksek taşıma bedelleri ödüyor. Örneğin, Rusya’ya gidecek bir TIR 20 bin dolara doldurulurken, 6 bin dolar taşıma ücreti ödeniyor.

Mobilya sektöründe, irili ufaklı üreticiler ve perakende mağazalarla beraber 60 bin şirket bulunuyor. 170 ülkeye ihracat yapan sektör, 6 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip. Yıllık ihracat ise 1 milyar doları buluyor. Hızla büyüyen sektör üreticiler için büyük fırsatları da beraberinde getiriyor. Memduh Boydak’a göre değişen tüketici alışkanlıkları üreticiler için en büyük fırsat: “Mobilya değiştirme sıklığı artıyor. Eskiden insanlar sadece ihtiyaçlarını alırken şimdi zevk ve tatmin de satın alıyor. Ayrıca Türkiye’nin etrafında, uçakla 3 saat mesafede 1,5 milyar nüfus yaşıyor. İşini iyi yapan üreticiler için bu büyük bir dış pazar imkânıdır. Maalesef sektörde henüz dış pazarlardaki bu imkânları değerlendirebilecek oyuncu sayısı az. MOSDER’in bir misyonu da, sektörün biraz daha kurumsallaşması ve dış pazarlara yönelebilmesidir.”

Hacı Boydak, üç saatlik mesafedeki 1,5 milyarlık pazar meselesine bir ekleme yaparak, son yıllarda komşu ülkelerle siyasi düzlemde kurulan dostane ilişkilerin doğrudan ticarete yansıdığına işaret ediyor. “Yunanistan’da eskiden İstikbal markasıyla mal satmak hayaldi, şimdi 16 mağazamız var. Yakında yenileri de açılacak.” diyen Boydak, inşaatı devam eden 1 milyona yakın konutun sahiplerine devredilmesiyle birlikte sektörde ciddi hareketlenme yaşanacağı kanaatinde.

Çilek Mobilya Genel Müdürü Muzaffer Çilek, tam bu noktada tekstilde yaşanan krize atıf yaparak, “Hazır giyim sektöründe markalaşma geç başladı, fasonculuk uzun sürdü. Şimdi bu gecikmenin sancıları yaşanıyor. Mobilya sektörü daha az fasonculukla çalışan ve markalaşmaya daha önce başlayan bir sektör. Bu fırsatı iyi kullanmak lazım.” diyor. Tüketici alışkanlıkları konusuna da bir ekleme yapan Çilek, günümüz insanının artık evde daha fazla vakit geçirmek istediğine işaret ederek, bu sebeple evlerin iç dizaynına daha fazla önem vermeye başladığını söylüyor: “Klasik mobilyaya çocuk, genç ve çalışma odalarıyla, banyo ve mutfak mobilyaları da eklendi. Mobilya kavramı yerini ev modasına bırakıyor. Türk halkı zevkleri gelişmiş bir halktır, o açıdan evini kendi dekore etmeyi sever. Üretimdeki çeşitlilik bu açıdan da büyük ilgi görüyor.”

ÖZGÜN TASARIM MALİYETİ DÜŞÜRÜR

Son yıllarda sektörde özgün tasarımlar noktasında ciddi atılımlar yaşanıyor. Büyük firmaların başlattığı tasarım ve Ar-Ge ekibi kurma çalışmaları yavaş yavaş sektör geneline yayılıyor. MOSDER’in, çeşitli üniversitelerle birlikte üç yıldır düzenlediği ‘ev mobilyası tasarım yarışmalarına’ bu işe meraklı gençler büyük ilgi gösteriyor. Derece alan tasarımlar, kendi standartlarına uygun bulan firmalar tarafından üretim sürecine de sokulabiliyor. Sadece 0-24 yaş aralığına yönelik ürünleri ve özgün tasarımlarıyla dikkati çeken Çilek Mobilya’nın Genel Müdürü Muzaffer Çilek, “Özgün tasarım çok önemli. Rekabet edebilmek için de şart. Bu hem maliyetleri düşürüyor hem daha yüksek fiyata satış imkânı veriyor.” diyor. MOSDER’in ev mobilyasına yönelik tasarım yarışmasını, çocuk mobilyasına uyarlayan Çilek, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Mimar Sinan Üniversitesi ile birlikte çocuk odası tasarım yarışmaları düzenliyor. 5-14 yaş arası çocukların katıldığı bu yarışmadaki başarılı projeler daha sonra üretim süreçlerinde değerlendiriliyor.

Hacı Boydak’a göre özgün tasarımlar kadar sektörün dünyadaki yenilikleri sürekli izlemesi, uluslararası fuarlarda bulunması da çok önemli: “Hem sürekli değişen modayı iyi izlemek, hem de sektördeki teknik yenilikleri hemen tespit edip kendi işinde kullanmak gerekiyor. Bunları yapmadan dünya ile rekabet edemeyiz.” İthalata bağımlı olmadığı için katma değeri yüksek bir sektör olan mobilyanın diğer bir özelliği de hammadde ve kullanılan malzemenin maliyeti ile iyi tasarımlı bir ürünün fiyatı arasındaki ciddi fark. Bu özellik ülke ekonomisinin büyümesi için etkili bir faktör.

Tasarım noktasındaki bilinçlenmenin sevindirici olduğunu söyleyen ALFEMO Mobilya Genel Müdürü Ramazan Davulcuoğlu, markalaşma konusunda temkinli. Pazar araştırması yapmadan herkesin marka olma sevdasına düşmesini eleştiriyor: “Marka olma birçok beceriyi bir araya getirebilmeye bağlı. Bu ayrıntı ihmal edilerek markalaşma yoluna gidiliyor. Ayrıca sektörün yan sanayiciye de şiddetle ihtiyacı var.”

Davulcuoğlu’nun altını çizdiği yan sanayi meselesi de, sektör adına önemli ve üzerinde durulması gereken bir konu. Üretimdeki hızlı gelişme, tasarım ve markalaşma yan sanayiye olan ihtiyacı daha da arttırıyor. Artık pek çok sektör ürünlerinde kullandığı malzemeyi diğer firmalara ürettiriyor. Yan sanayiye yönelen firmalar da farklı kollarda uzmanlaşıyor. Okandan Cam, büyük üreticilerin mobilyalarında kullandığı cam malzemesini üreten bir firma. Şirket Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Okandan, üreticilerin kırılmayan veya kırıldığında insan vücuduna zarar vermeyecek cam ürünleri tercih ettiğini belirtiyor. Camın artık modern mobilya tasarımlarının vazgeçilmezi haline geldiğini vurgulayarak, “Sürekli tasarımlarını geliştiren büyük üreticiler her türlü ebat ve farklı renklerde cam talep ediyor. Bu açıdan sürekli üretimimizi geliştiriyoruz ve talebe yetişmekte zorlanıyoruz” diyor. Okandan cam sektördeki büyümenin nasıl yeni iş kolları ve istihdam alanları oluşturduğunun en güzel örneği.

Sonuç olarak mobilya, her geçen gün büyüyen ekonominin yükselen aktörlerinden. Reel sektörün yakaladığı ivmeye hükümet de sahip çıkarsa, mobilyacılar Başbakan Erdoğan’ın 10 bin dolar millî gelir hedefinin önemli taşıyıcılarından olabilir.

AVRUPA SERT AMERİKA POFUDUK SEVİYOR

Mobilya tüketimindeki alışkanlıklar coğrafyalara göre farklılık gösteriyor. Her kültür kendi beğenisine uygun ürünler talep ediyor. İhracatçı firmaların dış pazardaki başarısı, bu beğenilere hitap edebilmekten geçiyor. Özellikle tasarımda, renk ve desenlerde dünyadaki ilgiler çok farklı, tabii ölçüler de. Bazı ülkelerdeki mobilya ölçüleri birbirinden çok ayrılıyor ve bunu dikkate almayan üreticinin o pazarda başarı şansı yok. Hacı Boydak, Avrupa’da oturumu sert mobilyalar satılırken, Amerika’da pofuduk diye tabir edilen yumuşak ürünlerin ilgi gördüğünü söylüyor. Toplumsal alışkanlıkları iyi bilmek de önemli bir pazarlama stratejisi; ancak Boydak, bazı tasarımların evrensel özelliklere sahip olmasının da önemine dikkat çekiyor; çekyatlarda olduğu gibi… İnsanların hayatını kolaylaştıran ergonomik, estetik ve ekonomik ürünlerin her dönem pazar bulma şansı yüksek.

Muzaffer Çilek, yurtdışına açılacak firmaların dikkat edeceği en önemli konunun, o ülkenin mobilya üzerine belirlediği teknik standartları iyi öğrenmek olduğunun altını çiziyor. İkinci önemli konu ise ölçüler. Kimi ülkelerde daha minyon, kimi ülkelerde daha geniş ölçüler talep görüyor. Örnek vermek gerekirse, Arap ülkeleri ve Avrupa’da geniş karyola ve gardıroplar, Kore ve Japonya’da ise daha dar ölçüler tercih ediliyor.

Kaynak: Aksiyon Dergisi

MUTFAK MOBİLYASI VE DOLABININ GENEL FONKSİYONLARI

Genelde mutfak tasarımında dikkat edilmesi gereken mutfağın rahat ve kullanışlı olması bakımından ev sahibinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamalı, mutfakta bulunan cihazları ve tencere, tabak, çatal, kaşık gibi malzemelerinde en iyi şekilde kendi bünyesinde bulundurması gerekir. Bu amaçla mutfağı genel anlamda 11 fonksiyona ayırmak mümkündür. Ancak zaman ilerledikçe ve teknoloji geliştikçe bu fonksiyonlarda arttırılabilinir.

1. Yiyecekleri Soğutma Koruma

Evimize aldığımız bazı yiyeceklerin uzun süre dayanması mümkün olmadığından bozulan yiyecekleri soğukta tutmak suretiyle belli bir süre de olsa, bu yiyecekleri korumak mümkün Bu amaçla ülkemizde buzdolabı diye adlandırdığımız. Elektrikle çalışan motoru vasıtasıyla soğuk havayı içinde muhafaza eden dolaplardır. 60/62-110-180 arasında olduğu gibi mutfak alt dolaplarının yanına konan türleri de vardır.

2. Kuru Yiyecekleri Depolama

Bunun için evimizde olarak ayırdığımız oda içerisine odacık veya mutfak dolabına uyacak kızaklı, raylı derin kuru erzak konulmak için yapılmış dolaplardır. Bu dolaplar ahşap veya ahşap ürünlerinden yapılmaktadır.

3. Tabak bardak tencere vb. gibi yerleştirme

Bu tür malzemelerin yerleri genelde farklıdır. Mesela tabaklar üst dolaplarda, bardaklar bardaklık olarak yapılan ve üst dolabın altına yerleştirilen yerlerde olduğu gibi camlı kapak içlerinde muhafaza edilir. Tencereler için alt dolaplarda yer ayrılır. Alt dolaplarda tencere için yer yoksa üst dolap içerisine de konulabilir. Bunların yerleştirilmesini mutfak tasarımı yapan kişi tasarım gereği bir arada düşünebildiği gibi farklı yerlerde düşünebilir.

4. Servis takımlarını yerleştirme

Servis takımları hepimizin de bildiği gibi çatal, bıçak, kaşık ve kepçe gibi takımlardır. Bunlar genelde çekmece içerisine yerleştirilir. Fakat bazı mutfak tasarımlarında makaralı raflar da yapılabilmektedir. Kepçe türü malzemeleri de çekmece veya tezgah üstü duvarda asılacak şekilde de yapılabilir.

5. Elektrikli mutfak eşyalarını yerleştirme

Teknolojinin gelişmesiyle mutfağımızda, elektrikle çalışan bir çok cihaz yer almıştır. Bunlardan bazıları fritöz, blender, sıkacaklar, kesecekler, robotlar ve kahve makinalarıdır. Bu cihazlardan mutfak içinde veya tezgah üstünde, insanın gözüne hoş gelmeyecek biçimde yerleştirilmesi doğru olmadığı gibi dolap içerisine veya büyük cihazları alt dolaplara yerleştirmek mümkün.

MUTFAK DOLABI İMALATINDA KULLANILAN ÖZEL KAPLAMA GEREÇLERİ

Laminat

Ilk olarak 1948 yılında ülkemize gelen laminat “Formika” ürünüdür ve bu nedenle laminatın ismi dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkçe okunuşu formika olarak kalmıştır. Daha sonra Bolu’da kurulan laminat fabrikası ürünleri piyasada formika ürünleri piyasada formika adı altında satılmaya başlamış ve ilk kavram kargaşası ortaya çıkmıştır.

Laminatın başlıca özellikleri; uzun ömürlü, çizilmeye, darbeye, suya ve su buharı ile rutubete,ısıya, yanmaya, güneş ışınlarına, asit ve bazlara karşı mukavemetlidirler. Postforming kalite oranı radius (yarıçap) dönebilir. Zarif profiller üretebilir, renk değiştiirmesi problemi yoktur,cila-boya gerektirmez, tasarımda sonsuz seçenek ve kombinasyon sağlar. Renk,doku,tekstür olabilirlğinin sonsuzluğu sebebiyle teknik, ekonomik ve estetik açılardan çok cazip avantajlar sağlayan laminat HPL (yüksek basınç laminatı) ve CPL (devamlı laminat) olarak iki ayrı sistemle üretilir. HPL çok katlı preslerde 70-100 bar basınç altında, 130°C’de yaklaşık 50 dakika süreyle preslenerek elde edilir. CPL 15-45 bar basınç altında preslenir.

Laminatın kullanım yerleri ise ofis mobilyası, hastane mobilyası, kapılar, tuvalet ve duş kabinleri, mutfak ve banyo dolapları, mutfak ve laboratuvar tezgahları, okul sıraları, modern mobilya, lambri, bina dış cephe kaplamaları, sokak büfe duvarları, tüm ıslak hacimlerde laminatlar kullanılır.

P.V.C (Polivinil Klorür):

Çoğunlukla,plastik halinde veya sert kırılgan tipleri üretelir.

P.V.C. daha çok mutfak ve banyo mobilyalarında kullanılır. Bu mobilyaların tablaların yüzeylerinde, tablaların kenarlarında, çekmecelerde ve süpürgeliklerde kullanılır.

P.V.C. ’nin tabla yüzeyine işlenmesi şu şekilde olur. Genelde M.D.F. üzerinde çalışır. M.D.F. üzerine açılan kanallar üzerine Balon presler vasıtasıyla tüm yüzeyine kenarlar da dahil olmak üzere yapıştırılır.

P.V.C. ’nin masif yerine kullanılmasının nedenleri şunlardır:

1. Masifi boyamak gerekir
2. Masifi işlemek gerekir
3. Uygun masifi bulmak zor olur
4. Homojen desen bulmak zor olur
5. Hammaddelerin azalması ve pahalılaşması
6. Nemli ortamlarda masifin istenilen neticeyi vermemesi.

Modelsan Tanıtım

Modelsan Firmasının tanıtımı yer almaktadır:

Ahşap üzerine 1980 yılından beri Bolu Organize Sanayi Bölgesinde 8000 m2 açık alan, 2500m2 kapalı alana sahip olan fabrikamızda mutfak dolabı, banyo dolabı, portmanto, gardolabı, genç odası, mobilya kapı, amerikan panel kapı, laminant kapı üretimi yapmaktadır.
Tüm toplu konut, okul, hastane (bayındırlık, milli eğitim ve toki’ye bağlı ) ve özel villa inşaatlarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere üretim yapılmaktadır.

Yıllık üretim kapasitesi:
Panel kapı : 34.000 Adet
Mutfak dolabı : 11.600 m2
Banyo dolabı : 23.000 m2
Bilinçli kullanılan ağaç zayi olmaz ilkesi ile yola çıkan firmamız istenilen miktarda ve TSE normlarına uygun mamulleri üstün teknoloji ile üretmektedir.

MODELSAN Dekorasyon Mobilya, TSE (Türk Standartları Enstitüsü) Kapasite Raporu ve İmalat Yeterlilik Belgesiyle üretim kalitesini belgelendirmiştir.

Kalite politikası MODELSAN müşteri memnuniyeti sağlamak için mevcut kaynakları etkin bir şekilde kullanarak talep edilen ürünleri hedeflenen kalitede zamanında ve hatasız olarak sunmayı ilke edinmiştir.

Toplu iş yaptığımız firmaları öğrenmek için referanslarımızı inceleyebilirsiniz:

EMAY İNŞAAT A.Ş.
Düzce (toki) Kalıcı Konut İnşaatı
558 Daire Amerikan Panel Kapı İmalatı

MAS İNŞAAT
Malatya (toki) Akçadağ 208 konut
Mobilya İmalatı

ALVER İNŞAAT
Ankara 110 Derslik Okul İnşaatları
Laminant Kapı, Laminant Dolap, Laboratuar Tezgahları İmalatı

KILIÇ İNŞAAT A.Ş.
Bolu Okul İnşaatı
180 Derslik Laminant Kapı Ve Laboratuar Masaları İmalatı

KILIÇ İNŞAAT A.Ş.
Bolu Mudurnu (valilik)
86 Daire Lojman İnşaatı
Mutfak Portmanto, Gardolap ve Kapı İmalatı

SAKALAR İNŞAAT (ZAFER SAKA)
Kadıköy Moda Kız Lisesi İnşaatı
Laminant Kapı, Laboratuar Masaları, Laminant Askılıkları Ve Konferans Salonu Dekorasyon İmalatı

SAKALAR İNŞAAT (ZAFER SAKA)
Ziyagökalp İlköğretim Okulu İnşaatı
Laminant Kapı, Laboratuar Masaları, Laminant Askılıkları Dekorasyon İmalatı

SAKALAR İNŞAAT (ZAFER SAKA)
Bozkurt İlköğretim Okulu İnşaatı
Laminant Kapı, Laboratuar Masaları, Laminant Askılıkları Dekorasyon İmalatı

SAKALAR İNŞAAT MİM (KASIM SAKA)
Yenibosna İlköğretim Okulu İnşaatı
Laminant Kapı, Laboratuar Masaları, Laminant Askılıkları Dekorasyon İmalatı

SAKALAR İNŞAAT (YAVUZ SAKA)
İstanbul/Üsküdar Marmara Üni. İlahiyat Fak. Kültür Merkezi İnşaatı
Kapı İmalatı

YAKUP EKŞİ İNŞAAT
Abant İzzet Baysal Üniversitesi
Laminant Kapı Kompakt Laminant ve Mobilya Dekorasyon İmalatı

REMAY İNŞAAT
Düzce Valiliği Mobilya ve Dekorasyon İmalatı

EKŞİOĞLU İNŞAAT
Düzce Adliye Lojmanları İnşaatı
67 Daire Mutfak, Portmanto Gardolap ve Laminant Kapı İmalatı

REMAY İNŞAAT
Bolu Kültür Merkezi İnşaatı
Mobilya Dekorasyon İmalatı

E.V.K İNŞAAT TURİZM A.Ş.
İstanbul/Üsküdar 160 Daire
Amerikan Panel Kapı, Profil Mutfak Dolap İmalatı

SADIKOĞLU İNŞAAT
İstanbul/ Kadıköy, Feneryolu, Fenerbahçe, Kızıltoprak, Suadiye, Caddebostan İnşaatları
140 Daire Mobilya Kapı, Mutfak Dolabı, Portmanto, Gardolap ve Banyo Dolabı İmalatı

ADE YAPI TURİZM İTHALAT İHRACAT A.Ş.
Bolu Sağlık Müdürlüğü Ve Lojman İnşaatları
Kapı ve Mutfak İmalatı

DEMİRCİOĞLU İNŞAAT
İstanbul/Kozyatağı İnşaatı
Kapı, Mutfak ve Banyo Dolapları İmalatı

DEMİRLİ İNŞAAT
İstanbul/Feneryolu İnşaatı
Kapı, Mutfak ve Banyo Dolabı İmalatı

HİCRET İNŞAAT
İstanbul/Koz Yatağı İnşaatı
Amerikan Panel Kapı, Profil Mutfak Dolabı İmalatı

CEM İNŞAAT
Bolu Sağlık Ocakları İnşaatı
Laminant Kapı, Laminant Dolap ve Hastane Dekorasyon İmalatı

HASAN İSMAİLOĞLU
İstanbul/Nışantaşı İnşaatı
Mobilya İmalatı

HLB SADIKOĞLU İNŞAAT SAN.TİC.LTD.ŞTİ
İstanbul/Göztepe İnşaatı
Mobilya Dekorasyon İmalatı

KÖKSALLAR İNŞAAT
İstanbul/Ümraniye İnşaatı
Mobilya Dekorasyon İmalatı

YILDIZLAR İNŞ A.Ş.
Düzce 1000 öğrencilik yurt inşaatı
1500 ad laminat kapı imalatı

EKŞİOĞLU KARDEŞLER İNŞ ( Hızır ekşi )
Düzce Gümüşova Adliye Sarayı
Kapı mutfak dolabı kompakt laminat imalatı

EKŞİOĞLU KARDEŞLER İNŞ ( Hızır ekşi )
Düzce kooperatif inşaatı 130 daire
Amerikan panel Kapı mutfak dolabı imalatı

HİCRET İNŞAAT
İstanbul/ Kadıköy fikirtepe 20 daire İnşaatı
Amerikan Panel Kapı, Mutfak Dolabı İmalatı

EKŞİOĞLU SEMBOL
İstanbul/ Kadıköy kayışdağı İnşaatı
Amerikan Panel Kapı, Mutfak Dolabı İmalatı

YEŞİL KONAK İNŞ
İstanbul kayışdağı inşaatı
Amerikan Panel Kapı, Mutfak Dolabı İmalatı

GÜLİSTAN İNŞ
İstanbul Küçükyalı inşaatı
Amerikan Panel Kapı, Mutfak Dolabı İmalatı

MODELSAN DEKORASYON MOB SAN TİC LTD ŞTİ

Fabrika:
Organize Sanayi Bölgesi 6.Cad. No:41 BOLU
Tel: +90 374 243 92 64 / +90 374 243 92 18
Fax: +90 374 243 92 97

İstanbul Büro:
Hızırbey Cad. Dereboyu 2.Bülbül Sokak No:11/4 Fikirtepe / Kadıköy / İSTANBUL
Tel: +90 216 340 00 76 / +90 216 327 65 35
Fax: +90 216 325 70 70

Alüminyum Radyatör

Artık banyolardaki bir lavabo, bir küvet ya da jakuzi kadar bulunduğu mekanın dekorasyonu tamamlayacak ve onunla bütünleşecek bir anlayışla üretiliyorlar. Aynı şey salonlar, mutfaklar, yatak odaları, hatta ofis ortamları vb. yaşam alanları için de geçerli.

Isıtes, bu kabul ve anlayış doğrultusunda, üretimin her aşamasında bilgisayar donanımlı modern tezgahlarını kullanarak kendi tasarımlarını kullanıcıların beğenisine sunuyor.

Dünyadaki tüm ısı otoritelerinin fikir birliği içinde olduğu bir gerçek de radyatör imalatında şu ana kadar kullanılan metaller içinde ısı iletimini en iyi sağlayan metalin alüminyum olması.

Alüminyum, bu özelliği ile radyatör imalatında verimlilik adına tercih edilen bir metal. Uzun ömürlülüğü yanı sıra, hafif olması, yapılara aşırı yük getirmemesi, taşınması ve montajının da çok kolay olması tercih sebeplerini arttırıyor.

Isıtes, diğer ürünlerinde olduğu gibi alüminyum radyatörde de 17 ayrı model ile kullanıcılara değişik alternatifler sunuyor. Bu modellerden en yenisi Galaxy Serisi. Galaxy serisi alüminyum radyatörler, dilimli olarak üretiliyor. Gelen talep doğrultusunda, krom kaplama, mat satine kaplama ve tüm ral renklerinde üretiliyor. Aynı grup içinde de karışık renk tercihlerine cevap veriyor.

Galaxy serisi radyatörler, duvara ya da zemine monte edilebilecek tarzda değişik bağlantı seçenekleri sunuyor. Bu özelliği ile de iç mekan dekorasyonlarına çok iyi uyum sağlayabiliyor.

Isıtes’in Yeni Nesil Galaxy serisi alüminyum radyatörleri’ni, her türlü yaşam alanında kullanılacak tarzda tasarlıyor olması da kullanıcıya büyük rahatlık sağlıyor. Isıtes, sahip olduğu kalite anlayışı ile üretilen radyatörlerin seçiminde ve seçimi yapılan radyatörün yaşam alanına uygunluğunda hiçbir sıkıntıya ya da aksamaya meydan bırakmıyor.

Isıtes’in tüm ürünlerini olduğu gibi, yeni nesil Galaxy Serisi Alüminyum Radyatörleri’nin Türkiye Geneli’nde dağıtım ve pazarlamasını İkizler yapı malzemeleri Ltd.Şti. yapıyor.

Kaynak:evdose.com

Banyo Mobilyaları Koleksiyonu

Orka banyo mobilyaları, 2007 yılının yeni koleksiyonunu 4-8 Nisan tarihleri arasında TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 19. Uluslararası seramik ve banyo fuarı Unıcera’da görücüye çıkardı.

Cunda
Hazırladığı koleksiyonlarda modellerine, Türkiye’nin tarihi ve turistik öneme sahip yörelerinin isimlerini veren Orka Banyo Mobilyaları, bu çalışmasıyla özellikle ihraç ettiği ürünlerle Türkiye’nin tanıtımına da katkı sağlıyor. Son kolleksiyonunda da bu kuralı bozmayan firma, Cunda modeliyle alıcıların beğeni sınırlarını zorlamayı amaçlıyor.

Kırmızı, parlak ve mat beyaz, fıstık yeşili, siyah, gri renklerde, gövdesi MDF üzerine melamin kaplama olarak hazırlanan Cunda modelinde kapaklar MDF üzeri lake boya. Tezgahta Afyon mermeri kullanılan üründe üst dolap aynası 4 mm’lik flotal ve sürgülü. Dolaplar 120 cm ve 30 cm en’lerinde.

Ürün geliştirirken değişen seramik moda trendlerini dikkate alan Orka Banyo Mobilyaları, banyolarda her ürün gamının birbiriyle uyumlu olmasını sağlıyor.

Hazar

Modern ve işlevsel bir banyo dolabı olan Hazar’da gövde ve kapaklarda, Mdf üzeri doğal Abonoz kaplama, corian beyaz tezgah ve teleskobik metal raylar kullanıldı.

Stor kapaklı mat krom görünümü boy dolabı ve simetrik duvar dolaplarıyla son derece modern bir çizgi oluşturuyor. Aksesuarlar da ise kulp, aplik ve ayaklar parlak kromdan.

Anzer
Fonksiyonel ve şık bir tasarım olan Anzar, gövde, Mdf üzeri doğal zeytin kaplama ve mat lakeden üretildi. Kapaklar Mdf üzeri doğal zeytin kaplama, tezgahüstü seramik lavabosu ve 2 geniş çekmecesi için teleskobik metal raylar ile gizli aydınlatma kullanıldı.

Kaynak:evdose.com

Sayfalar: 1 2 3 ... 6

Dekorasyon ve Mobilya Sitemiz Wordpress altyapisini kullanmaktadir.

eXTReMe Tracker