İkinci El Mobilya Dekorasyon

İnternet üzerinde bulabileceğiniz ikinci el ve sıfır mobilya dekorasyon ürünleri listesi aşağıdadır.

* Araç & Gereçler
o Alet Çantaları, Dolapları
o El Aletleri
o Elektrikli Ev Aletleri
o Jeneratörler
o Koruyucu Ürünler
o Ölçüm Cihazları
o Diğer Araç & Gereçler

Tüm Araç & Gereçler altkategorileri için..

* Banyo Aksesuarları
o Armatür
o Askılıklar
o Ayna
o Aynalar
o Banyo Perdeleri
o Banyo Setleri
o Banyo Süsleri
o Baskül / Terazi
o Duşakabinler
o El, Yüz & Vücut Havluları
o Elektrikli / Şarjlı Ürünler
o Havluluklar
o Jakuzi
o Klozet / Klozet Kapağı
o Küvet
o Lavabo
o Sabunluklar
o Diğer Banyo Aksesuarları

.

* Ev Temizlik Ürünleri

* Mobilyalar
o Ayakkabılık
o Banyo Dolabı
o Çocuk & Genç Odası
o Hazır Mutfaklar
o Mutfak Masa ve Sandalyeleri
o Mutfak Mobilyaları
o Portmanto / Askılık
o Salon & Oturma Odası Mobilyaları
o Şişirilen Ürünler
o Yatak Odası Mobilyaları
o Diğer Mobilyalar

* Ev Tekstili

* Aydınlatma
o Ampuller
o Aplikler
o Avizeler
o Ayaklı Aydınlatmalar
o Duvar Armatürleri
o Gece Lambaları
o Halojen Işıklandırmalar
o Masa Aydınlatmaları
o Neon Işıklandırmalar
o Spotlar
o Tavan Aydınlatmaları
o Diğer Aydınlatma Ürünleri

* Beyaz Eşya
o Bulaşık Makinesi
o Buzdolabı / Derin Dondurucu
o Çamaşır Makinesi
o Elektrikli Süpürge
o Fırın / Ocak
o Kurutma Makinesi
o Mikrodalga Fırın
o Şofben
o Termosifon
o Diğer Beyaz Eşyalar

* Halı & Kilimler
o Halılar
o Kilimler

* Mutfak Ürünleri
o Baharatlık
o Bardak, Fincan & Kupalar
o Çatal, Kaşık & Bıçak
o Çay Takımları
o Elektrikli Mutfak Aletleri
o Kahvaltı Seti
o Mutfak Araç & Gereçleri
o Mutfak Süsleri
o Saklama Kutuları
o Su Arıtma Cihazları
o Şekerlik
o Tabak, Çanak & Kavanoz
o Tuzluk - Biberlik
o Yemek Takımları
o Diğer Mutfak Ürünleri

* Toplu Satış
o Aksesuarlar
o Aydınlatma
o Bahçe
o Banyo Aksesuarları
o Ev Mobilyaları
o Ev Tekstili
o Mutfak Araç ve Gereçleri
o Ofis Mobilya ve Aksesuarları
o Restoran Ürünleri

* Bahçe Düzenleme
o Bahçe Işıklandırma
o Bahçe Mobilyaları
o Bahçe Süsleri
o Bahçe Şemsiyeleri
o Çiçek & Bitkiler
o Dekoratif Bahçe Ürünleri
o Elektrikli Ürünler
o Havuz
o Havuz Donanım ve Aksesuarları
o Mangal & Barbekü
o Diğer Bahçe Düzenleme Ürünleri

* Ev Dekorasyonu
o Aynalar
o Bardak Altlıkları
o Biblo & Heykeller
o Dekoratif Tabaklar
o Duvar Süsleri
o Kadeh - Bardak
o Kül Tablaları
o Minderler
o Mum, Mumluk & Şamdanlar
o Saksı
o Şaraplık
o Şekerlik
o Tablolar, Resimler & Fotoğraflar
o Vazolar
o Diğer Dekorasyon Ürünleri

* Havalandırma, Isıtma & Soğutma
o Fanlar & Pervaneler
o Hava Filtreleri & Temizleyicileri
o Klimalar
o Nem Kontrolü
o Radyatör & Isıtıcılar
o Diğer Havalandırma Ürünleri

* Yatak Odası Ürünleri
o Askılar
o Battaniye
o Nevresim Takımı
o Pike Takımı
o Uyku Setleri
o Yastıklar
o Yatak
o Yatak Koruyucuları
o Yatak Örtüleri
o Yorganlar
o Diğer Yatak Odası Ürünleri

http://www.sahibinden.com/ev_bahce_dekorasyon.html adresini ziyaret ederek ikinci el ve sıfır ürünleri görebilirsiniz.

Kentplus Konutları

EMAY-İPEK Konsorsiyumu tarafından İstanbul’un Batı Ataşehir Bölgesi’nde yapılacak 2 bin 44 konutluk Kentplus projesinin ilk etabında satışa çıkan 810 daire için büyük izdiham yaşandı. İlk etap için 5 bin 200 başvuru gelince Emay-İpek, ikinci etaba ait 500 dairenin satışını da bu hafta sonu yapma kararı aldı. Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) bölgedeki en iddialı projelerinden biri olan Kentplus, 121 bin metrekare alan üzerinde gerçekleştiriliyor.

KIŞ BALKONLARI
KentPlus, daire sakinlerinin yaz ve kış balkon keyfini yaşayabileceği şekilde projelendirildi. Bu nedenle balkonlara geniş alanlar ayrıldı, kışın balkonda yaşanabilmesi için yerden ısıtma sistemi kuruldu. Dairelerin inşaatlarında kullanılan malzemeler piyasanın en iyi markalarından seçilirken mutfaklar İtalya’dan getirtildi. Projede her 3-4 blok arasına bir yüzme havuzu konması planlandı. Lüks konutun tüm standartlarına sahip olan dairelerin metrekare fiyatları ise 1.200- 1.300 dolar arasında belirlendi. Hafta sonu başlayacak satışta öncelik iki ay süresince proje için ön talepte bulananlara verilecek. KentPlus’un içine 1. ve 2. Boğaz Köprüsü çevre yolu bağlantısından direkt yol yapılacak.

İNŞAAT: Tünel kalıp teknolojisi kullanılacak.

ISIYALITIM: Dış cephede, çatıda, pencere sistemlerinde ısı yalıtım

SES YALITIM: Kat araları ve komşu duvarlar arasında ses yalıtımı

DIŞ CEPHE: Metal konstrüksiyonlu granit kaplama

PVC DOĞRAMA: Pencere balkon kapıları Rehau veya WinSA muadili pvc doğrama t Isı kontrollü çift cam t Alüminyum panelli panjur

SERAMİK: İthal veya yerli en iyisi (İspanyol Aparichi,Vitra, Seranit)

VİTRİFİYE: İthal veya yerli en iyisi (Duravit, Vitra)

BANYO DOLAPLARI: Hilton tipi banyo dolapları.

MUTFAK: Alman veya İtalyan malı ithal.

KAPILAR: Dış kapılar çelik gövdeli İç kapılar - doğal ahşap veya polimerik laminant.

ASANSÖRLER: Thyssen, Kone veya muadili

PEYZAJ: Bodrum Sera Çiçekçilik tarafından tasarlanan peyzaj projesi, Selahattin Bacaksız ve Funda Özer tarafından hurma palmiye, erguvan dahil 300 çeşit bitkiden 200 bin adet bitki dikiliyor. t Kapalı açık çocuk oyun alanları t Dinlenme terasları t Yürüyüş yolları

OTOPARK: A (3+1) B (3+1), F (4+1), E (4+1), E (3+1) tiplere 2 adet, daha küçük dairelere 1 adet kapalı otopark. Ayrıca açık otoparklar da mevcut.

GÜVENLİK: Altı ayrı giriş kontrollü site ve site içerisinde kamera sistemi. t Site içi dahili telefon hattı.

KLİMA SİSTEMİ: Her daire bazında klima altyapısı.

JENERATÖR: Tüm daire ve ortak alanlarda jeneratör sistemi.

Otel’lerin Mobilyaları ve Dekorasyonları

Bu bölümde Türkiyede küçük ve otantik otellerin bilgilerini aktaracağız.

ANATOLIAN HOUSES, GÖREME

Son zamanlarda açılan en çarpıcı otel. Altı yıllık bir uğraşın sonunda peri bacası, ahır ve taş evlerden oluşan yapılar inanılmaz bir butik otele dönüşmüş. Ünlü Conde Nast Traveler seyahat dergisinin özel olarak yazarlarından birini yolladığı tesiste bir kısmı açık bir kısmı kapalı yüzme havuzu da bulunuyor. Odaların bazıları dört bölümden oluşuyor ve büyüklükleri 70 metrekareye ulaşıyor. Dekorasyonda müzeye kayıtlı tarihi eserler de kullanılmış. Her birinde kocaman jakuziler bulunan, hepsi farklı bir konseptle döşenmiş odalardaki banyolar sanki hedonistler için planlanmış. (0384 271 2463 www.anatolianhouses.com)

KELEBEK OTEL & PANSİYON, GÖREME

Göreme’nin tarihi bölümünde, peribacalarının içinde yer alan bir pansiyondan bugün gül bahçesine bakan bir otel ortaya çıkmış. Her bütçeye uygun değişik standartlarda odaları var. Süitler kocaman ve konforlu. Kahvaltı salonundan görülen manzara, doğanın milyonlarca yıllık çabasının bir ürünü. (0384 271 2531 www.kelebekhotel.com)

ESBELLİ EVİ, ÜRGÜP

Kapadokya’da çok sayıda güzel otel var, Esbelli Evi bunlardan biri ve insana kendi evindeymiş havasını veriyor. Sahibi Süha Ersöz gelenleri müşteri değil, ev ziyaretine gelen konuklar gibi ağırlıyor. Odaların bir kısmı mağara şeklinde, bu sene devreye sokulan süitler ise nefes kesiyor. (0384 341 3395 www.esbelli.com.tr)

SUMAHAN-ON-THE-WATER İSTANBUL

Çengelköy’deki eski bir alkol fabrikasından konsept otele, Sumahan Boğaz’ın yeni gözdesi. Şık döşenmiş odalar, insanı evinde hissettiren samimi bir ortam. Günün belli saatlerinde hareket eden özel tekneyle Kabataş’a gidip, İstanbul trafiğini devredışı bırakabilirsiniz. (0216 422 80 00 www.sumahan.com)

VILLAGE PARK COUNTRY RESORT CUMHURİYETKÖY, İSTANBUL

Polonezköy’den sekiz kilometre ileride, İstanbul’un gürültüsünden uzakta, doğanın göbeğinde bir mekan. Odalar şık döşenmiş ve rahat. Otelin bahçesindeki restoran romantik bir yemek için ideal adres. Köpeğinizle de gidebilirsiniz, hatta özel köpek eğitim programları var. (0216 434 59 99 www.villagepark.com.tr)

RENGİGÜL KONUKEVİ, BOZCAADA

Bir sanatçı kişiliğini mekanına nasıl yansıtır merak ediyorsanız, Rengigül’e gidin. Sahibi Özcan Germiyanoğlu uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra, Bozcaada’daki 19. yüzyıldan kalma Rum evlerini restore ettirip, konuklarını ağırlamaya başlamış. Odaların hepsi farklı döşenmiş, kendinizi bir dostun evinde konuk gibi hissediyorsunuz. Bahçede görsel bir şölen, kahvaltı masasında ise ziyafet var. (0286 697 81 71 www.geocities.com/rengigulkonukevi/pansiyon.html)

BİBER EVİ, ASSOS

Masalsı bir güzelliğe sahip Assos limanının üzerinde Behramkale köyünde bulunuyor. 150 yıllık bir taş yapı olan otelin sahibi Lütfi Oğuzcan dünya ve Türk mutfağını çok iyi bilen bir aşçı, yemek sonrası yediklerinizi eritmek için Athena Tapınağı’na tırmanıp, Midilli adası manzarasının tadını çıkarın. (0286 721 74 10 www.biberevi.com)

FOÇAANTIQUE, ESKİ FOÇA

Foça’da sahildeki yürüyüş yolunun sonunda, kendinizi özel hissedeceğiniz 10 odalı bir mekan. İçinde kendi hamamı da olan, Rum Osmanlı karışımı 1890’lardan kalma eski bir taş ev. Banyolar çok yaratıcı, odaların hepsi birbirinden farklı ve renkli. Kahvaltıda bir kuş sütü eksik. Eski profesyonel rehberler İnci ve Alemdar Alemdaroğlu işe yüreklerini koymuşlar. (0232 812 43 13)

MANASTIR OTEL, ALAÇATI

Bir ortaçağ manastırını andıran, ortasında muz ağaçları ve havuz bulunan bir otel düşünün. Pastel renklerin hakim olduğu odalar gayet geniş. Alaçatı son zamanların en rağbet gören yerlerinden biri, havuz başındaki bardan ayrılabilirseniz gidin. Haftasonu sevgilinizi alıp, Manastır’a kapanın, aşkınız tazelenecek. (0232 716 6696 www.manastiralacati.com.tr)

DOĞANBEY EVLERİ, ESKİ DOĞANBEY

Daha önceki adı Domaçya olan Doğanbey, Kuşadası yakınlarındaki Dilek Milli Parkı’nın güney yamacına kurulmuş eski bir Rum köyü. Önce mübadeleyle 1924’te Rumlar gitmiş, 1980’lerde de neredeyse köyde kimse kalmamış. Akşam yemeğinde balık yemek için köyün yakınındaki Karine’ye gidin, geceyi de restore edilmiş Doğanbey Evleri’nde geçirin. (0532 590 43 45 www.doganbeyhouses.com)

BAKKHOS, KİRAZLI KÖYÜ

Kuşadası’nın tepesinde doğanın içine gömülmüş 12 odalı bir tesis. Harika bir havuz bu güzelliği tamamlıyor. Odalarda işletme sahipleri Manuela ve Orhan Özbaş’ın rafine zevklerinin yansımaları var. Efes’e yakın ama şezlonglara bir kez yayılırsanız kalkmanız çok zor. (0256 622 03 37)

SU HOTEL, BODRUM

Dünyanın yedi harikasından biri olan Mozole’nin yakınlarında, Bodrum’un arka sokaklarında hoş bir sürpriz olarak karşınıza çıkıyor. Begonvillerle bezenmiş bir bahçe, bir havuz ve Bodrum beyazına boyanmış duvarlar düşünün, dekor olarak buna kırmızılar, sarılar ve maviler ekleyin. Eski bir İstanköy adası evi model alınarak inşa edilmiş olan Su Hotel, rahat ve keyifli ortamıyla Bodrum’un gürültüsünden çok uzaklarda. (0252 316 69 06 www.suhotel.net)

THE BUTTERFLY, BODRUM

Bodrum marinasının arka sokaklarına gizlenmiş güzel bir kaçış noktası. Terastaki yüzme havuzu çok hoş bir deniz manzarasının sahibi. Geniş bir ortak kullanım alanı var, odalar zevkli döşenmiş. Sahipleri canayakın insanlar. İstediğiniz zaman Bodrum’un çılgın hayatına karışın, istediğinizde kalenize çekilin. (0252 313 83 58 www.thebutterflybodrum.com)

VİLLA JULIA, SÖĞÜT

Bozburun yarımadasının sonunda muhteşem bir izolasyon, bir başınalık, önde ise olağanüstü bir deniz. Odalardaki dekorasyon lüks olmayabilir ama bir ferahlık var. Teras manzaranın tadını çıkarmak için ideal. Huzur tatilinizin anahtar kelimesiyse, sevgilinizi kapıp, koşar adımlarla gideceğiniz bir mekan. Hemen yakındaki Denizkızı Restaurant’a özel tekneyle transfer de cabası. (0252 496 50 01)

SEDİR RESORT, DALYAN

Dalyan’ın kalabalığından uzakta, ormanın içinde küçük bir aile işletmesi. Arka bahçeden toplanan sebzeler Filiz Hanım’ın maharetli elleriyle temas ettikten sonra, lezzetli yemekler olarak sofraya geliyor. Baki Bey ise o sırada balık ızgarayla uğraşıyor, evin delikanlıları ise serviste. Size düşen misafiri oynamak. (0252 284 33 64 www.sedir.co.uk)

VİLLA PORTAKAL, FİNİKE

İnsanların çoğu Finike’den sadece geçer, arka sokaklarında ne var merak bile etmez. Fransız çift Mireille ve Gerard Olivier portakal bahçelerinin ortasında bir mucize yaratmışlar. Renkli döşenmiş, geniş odalarda konaklayıp, işletme sahiplerinin nefis yemeklerini tadabilirsiniz. Finike’ye kadar gitmişken antik Yunan döneminin en güzel tiyatrolarından birine sahip olan Arycanda’yı ziyaret etmeyi unutmayın. (0242 855 41 37)

MİNYON TOWNHOUSE ANTALYA

Antalya’nın tarihi Kaleiçi’nde sadece zevk sahibi insanların bildiği bir mekan. Küçük ama şık odalar, içinde havuz da olan ufacık ama cennet gibi bir bahçe ve çakıl taşından yapılmış zeminler ambiansı tamamlıyor. Personel güleryüzlü, kendinizi aileden biri gibi hissediyorsunuz. Limon ağacının altında kitap okuyun ya da yandaki parkta yürüyüşe çıkın. (0242 247 11 47 www.minyonhotel.com)

HAVUZLU KONAĞI SAFRANBOLU

Osmanlı nostaljisine düşkün olanlara bir mekan daha. Safranbolu’nun Arnavut kaldırımı sokaklarından birinde bulunuyor. Sabah kahvaltıda çayınıza, giriş katındaki büyük, taş havuz eşlik ediyor. Restore edilmiş geniş odalarda pirinç karyolalar ve sedirler var. Kasaba zaten büyünün bir parçası.(0370 725 28 83)

İLK PANSİYON, AMASYA

Osmanlı döneminden kalma eski bir Ermeni evi detaylara sadık kalınarak restore edilmiş. Banyolar sıradan gelebilir, kalorifer olmayışı hayal kırıklığı yaratabilir ama geniş pencereler, süslü tavanlar ve yer yatakları insanı etkiliyor, Osmanlı oyununda başrole soyunuyorsunuz. (0358 218 16 89)

ANGORA HOUSE, ANKARA

Ankara’nın donuk bürokratik havasından uzakta, Kale’de yer alıyor. Şehrin otantik restoranlarının, dünyaca ünlü Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin, Pirinç ve Çengel Han’ın yakınında. Bina eski ve hoş, sıcak bir konukseverlikle dekorasyondaki zarafeti de buna katınca, Ankara’daki evinizin tanımı ortaya çıkıyor. (0312 309 83 80)

KAR’S HOTEL, KARS

Kars uzak kalabilir ama Kar’s Otel bu mesafeye kesinlikle değen bir yer. 19. yüzyılda yaşanan Rus işgali esnasında yapılan birbirinden güzel taş binalardan birinde yer alan otelin geniş ve pastel renklere sahip odaları var. Zemin katta ise İstanbul’dakileri aratmayacak kadar iyi bir restoran bulunuyor. (0474 212 16 16 www.karsotel.com)

ANADOLU EVLERİ, GAZİANTEP

Gaziantep’e sırf Zeugma’dan çıkarılan mozaikleri görmek için bile gidilir, hazır gitmişken, üç eski Antep evinin restorasyonu sonucu ortaya çıkan, Anadolu Evleri’nde kalın. Dönemin mobilyalarıyla süslenen işletmenin siyah ve beyaz çizgili taş zemini olan avlusunda kahvaltı ederken, geçmişe yolculuk yapıyorsunuz. (0342 220 95 25 www.anadoluevleri.com)

KAIKIAS HOTEL, BOZCAADA

İnsanı geçmişin görkemine taşıyan Bozcaada kalesinden ve balık restoranlarından birkaç dakika uzakta. Poyraz Rüzgarı Tanrısı anlamına gelen otelin odaları geniş, dekorasyon yürek ısıtan cinsten. Yataklar hiç kalkmak istemeyeceğiniz kadar rahat, banyolar ise keyif için ideal. Krallara layık kahvaltı deniz manzaralı bir salonda servis ediliyor. Otelde 1750’lerden kalma kitaplar, tarihi ikonlar ve Venedik Yıldızı isimli bir gemiye ait objeler var. Haluk Şahin’le beraber İlyada okumaları yapıyorlar. Şair ruhlulara duyurulur. (0286 697 02 50 www.kaikias.com)

ÇEŞMELİ KONAĞI, ALTINOLUK

Küçükkuyu’dan Altınoluk’a giden yol yazlık sitelerin istilasına uğramış ama Köyiçi’nde, köyün tepesinde bulutların üzerinde, restore edilmiş harika bir Osmanlı konağı var. Odalar kocaman, oturma alanları geniş. Aşağıdaki beton yığınlarına gözünüz takılmazsa harika bir manzara seyrediyorsunuz. En üst kattaki odaların çok güzel ahşap tavanları var. (0266 396 68 48 www.cesmelikonak.com)

Diğerleri ise aşağıda listelenmiştir:

4Reasons Hotel, Bodrum (0252 385 32 12) www.4reasonshotel.com
Golden Key Bördübet, Marmaris (0252 436 92 30 www.goldenkeyhotels.com)
Montenegro, Göcek (0252 644 01 81)
Ottoman Residence Otel, Akyaka (0252 243 59 01 www.ottomanresidence.com)
Ankh Pansiyon, Kaleköy (0242 874 21 71)
Sacred House, Ürgüp (0384 341 71 02 www.sacred-house.com)
Göreme House, Göreme (0384 271 20 60 www.goremehouse.com)
Gül Evi, Safranbolu (0370 725 46 45 www.canbulat.com.tr
Acqua Verde, Ağva (0216 721 71 43 www.acquaverde.com.tr)
Erdoba Evleri, Mardin (0482 213 76 77 www.erdoba.com.tr)
Savon Hotel, Antakya (0326 214 63 55)
Old Bridge House, Assos (0286 721 74 26)
Kaldera Otel, Assos (0286 723 44 20 www.kaldera.org)
Zeytin Bağı Otel, Edremit (0266 387 37 61-62 www.zeytinbagi.com)
Nişanyan Evleri, Şirince 0232 898 32 08 www.nisanyan.com)
Taş Otel, Alaçatı (0232 716 77 72 www.tasotel.com)
Lale Lodge, Alaçatı (0232 716 79 99 www.lalelodge.com)
Değirmen Otel, Alaçatı (0232 716 67 14 www.alacatidegirmen.com)
Nilya, Selçuk (0232 892 90 81)

Hürriyet

Ev’inizi Alt üst Edin

Mükemmel uyumlu mobilyalar, huzur verici renkler, düzenli ve aydınlık iç mekanlar sizi hasta ediyorsa; evinizin en güzel nasıl dekore edileceğini söyleyen televizyon programları, dergiler ve ağza sakız olmuş felsefelerden artık gına geldiyse; içinizden gelen tek şey ortalığı dağıtıp, eşyaları kırıp dökmekse o zaman bu trend tam size göre: Punk Shui!

Radikal bir ev dekorasyon tarzı Punk Shui. Bu yeni dekorasyon trendinin isim babası olan 25 yaşındaki New York’lu tasarımcı/sanatçı Josh Amatore Hughes ise iki ay önce yayımladığı kitabının kapağında bu tarzını şöyle adlandırıyor: ‘Punk Shui: Anaşistler İçin Ev Dizaynı.’

Adından da anlaşılacağı üzere Punk Shui, evlere huzur, düzen, sadelik, pozitif enerji gibi kavramlar getirmeye odaklanan ünlü dekorasyon anlayışı Feng Shui’nin bir antitezi. Çünkü Punk Shui ‘negatif ya da pozitif fark etmez, bütün enerjileri eve doldurun’ diyor ve önerilerini sıralıyor: ‘Elinize bir testere alın ve mobilyalarınızı doğrayın, televizyonu patlatın, bir kalem alıp kapılara resim çizin, duvarlara delik açın, kırık aynalar, parçalanmış bir gitar, ayağı eksik bir sandalye gibi akla hayale gelmeyecek şeyleri tablo niyetine duvara asın, banyo perdesi ya da duşakabininizi söküp özgürce yıkanın, mobilyalara boya sıçratın, giysileri etrafa saçın, boş şişeleri ve izmaritleri ortalıkta bırakın. Kural yok, içinizden ne geliyorsa onu yapın!’ Kısacası Punk Shui huzursuzluğu, vahşiliği, kaosu kucaklıyor.

Böyle bir girişimin sonucunda ortaya çıkan manzaranın korkunç olacağını, evinizin bir harabe ya da bir çöp evden farkı kalmayacağını düşünüyorsanız hemen söyleyelim: Punk Shui sadece ortalığı darmadağın etmekten ibaret değil. Josh Amatore Hughes’un ‘Punk Shui: Anaşistler İçin Ev Dizaynı’ kitabına bakılırsa işin içinde derin bir de felsefe var.

HERKES AYNI VE ÇOK SIKICI

‘Punk Shui’nin asıl amacı sizi daha yaratıcı kılacak bir ortam yaratmaktır’ diyor Hughes. Günümüzde herkesin moda olup fazlasıyla yaygınlaşan akımların kuralları içine hapsolmasına ya da ünlü markaların kölesi olmasına tepki gösteren Hughes, herkesin bu sebeple birbirinin aynı hayatlar yaşamaya başladığını, sıkıcılaştığını, kalıplaştığını söylüyor. Bu sıradanlıktan kurtulmak içinse tüketime odaklı fabrikasyon tasarımların hayatımızı şekillendirmesine karşı çıkmamız gerektiğini vurguluyor: ‘Yaşadığınız ortamı tepetaklak eder ve alışık olmadığınız bir hale getirirseniz bu kaos sizi daha yaratıcı yapar. Çünkü kaos her zaman insanı iyi ya da kötü anlamda bir değişime sürükler. Bu açıdan Punk Shui kişinin özgürleşmesi, farklılık yaratması, kendinden bir şeyleri ortaya koyması ve daha da önemlisi özgüven kazanması anlamına geliyor.’

Hughes’un bakış açısı size bir parça yakın geldiyse atmanız gereken ilk adım şu: ‘İlk olarak evinizde şimdiye kadar uyguladığınız düzeni gözden geçirin. Sürekli tekrarlanan şeyleri bulun ve öncelikle onlara el atın, parçalayın, kırın, dağıtın, bunu yaparken özgürlüğü hissedin ve eğlenin. Ancak bu şekilde yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlayabilirsiniz. Sonra isterseniz bu parçaları birleştirerek kendinize özgü bir heykel yapıp salonun bir köşesine koyabilirsiniz!’

Josh Amatore Hughes, New York’ta Çin Mahallesi’ndeki evini tam manasıyla Punk Shui tarzıyla döşemiş ve ardından evine gelen pek çok kişiden iş teklifi almış. Bu yepyeni dekorasyon akımı kulaktan kulağa yayılıp New York çapında büyüyünce de genç tasarımcı Punk Shui Design adlı bir şirket kurmuş. ‘O son derece düzenli, huzurlu evlerde yaşamak aslında yapay bir hayat tarzından başka bir şey değil. Çünkü sokağa adımınızı atar atmaz yine kaosun içine dalış yapıyorsunuz. O zaman neden hayatı olduğu gibi kabul etmiyor, kaosa evimizde de kucak açmıyoruz’ diyen Hughes ekliyor: ‘Pek çok müşterimin hayatına kaosu davet etmesine, bize öğretilen ve dayatılan kuralları yıkmasına ve orijinal fikirlerini hayata geçirebilmesine yardımcı oldum. Bu özgürlüğün daha da geniş kitlelere yayılması için çalışıyorum.’ Hughes yeni kitabı sayesinde bu seslenişini daha geniş kitlelere duyurmayı başaracak gibi de görünüyor. Fabrikasyon evler ve fabrikasyon hayatlardan sıkılan ve tüm bunlara karşı çıkmaya cesareti olan asi ruhlar yarın, öbür gün birer testere kapıp evdeki her şeyi kesip biçmeye başlarsa sakın şaşırmayın!

PUNK SHUI FENG SHUI’YE KARŞI

ÇIlgIn tasarımcı Josh Amatore Hughes’un yarattığı dekorasyon trendi Punk Shui ismini Feng Shui’den ilham alıyor. Son yılların en popüler dekorasyon trendi olan ve kökleri eski bir Çin felsefesine dayanan Feng Shui evdeki her şeyin biribiriyle ve doğayla uyum içinde olmasını ve sadeliği savunuyor. Negatif enerjiyi ortadan kaldırıp huzur, sağlık, aşk, mutluluk, para gibi konuları hayatımıza dahil edebilmek için gereken pozitif enerjiyi yaşadığımız mekanda oluşturmayı vaat ediyor. Ancak Punk Shui bunların tam tersini öneriyor. ‘Pozitif ya da negatif fark etmez, her türlü enerjiyi evinize almalı, kaosu kucaklamalısınız. Böylece hayatın kendisini de kucaklamış olursunuz’ diyen Punk Shui’nin Feng Shui’den farkını anlamanız için işte size birkaç örnek:

# Yatak odanıza kırık bir ayna asarsanız bu Punk Shui’dir. Feng Shui’de ise yatak odasında hiç ayna bulunmaması gerekir çünkü yatak odası rahatlamak için ayrılmış bir mekandır, aktif enerji yaratan şeyler burada bulunmamalıdır.

# Punk Shui’de evinizin çeşitli köşelerinde kaktüs yetiştirebilirsiniz. Çünkü dikenler kaosu besler. Feng Shui ise bambu, lavanta, palmiye bitkileri yetiştirmeyi önerir çünkü bu bitkiler evinizin havasını temizleyip pozitif yaşam enerjisini harekete geçirir.

# Punk Shui’ye göre mutfak istediğiniz kadar dağınık olabilir, hatta masayı tersine çevirip koyabilirsiniz. Ne de olsa çoğunlukla mutfağa girmiyorsunuz. Feng Shui’de ise mutfak özenle yerleştirilmeli, ocak bütün mutfağı kontrol edebileceğiniz bir noktada durmalı ve gelen konuklara sıcak bir karşılama hissi vermelidir.

Mine Akverdi - Akşam

Rocakale Armatürleri

Rocanın Yeni serisi 9 parçadan oluşan Amura-N serisi, Isı ve Debi Ayarlı Seramik Kartuş içeriyor. Çift kademe su kontrolü sistemi ile su tüketiminin %50 oranında azaltılmasını sağlıyor. Özellikle otellerde, toplu kullanım alanlarında ve evlerde bu özellik ile gereksiz su tüketimi önleniyor. Kartuş bünyesinde bulunan seramik diskler sayesinde armatür uzun yıllar boyunca sorunsuz çalışırken, mükemmel ve hijyenik su akışı elde ediliyor. 44mm çapındaki özel seramik kartuş ile hassas sıcak ve soğuk su karışımı elde etmek mümkün. Ayrıca, kartuşun ısı sınırlama özelliği ile toplu kullanım mekanlarında enerji tasarrufu yapılıyor.
Mutfakta da kullanılabiliyor
Amura-N serisi armatürlerin su çıkış ucunda bulunan perlatör sayesinde vitrifiyeden dışarı doğru su sıçramasını önleniyor. Ayrıca, köpük görünümünde su akışı elde ediliyor. Amura-N, Avrupa Standardı’nın belirlemiş olduğu minimum ses seviyesinde çalışma özelliğine de sahip. Sadece banyolarda değil mutfaklarda da aynı güven ve konforla kullanılabilecek Amura-N eviye bataryaları bulunuyor. Serinin pull-out eviye bataryasının el duşu, normal ve sprey akış alternatifleri sunarken, 1,5m’lik spiral hortumu sayesinde özellikle çift gözlü eviyelerde kullanım kolaylığı sağlıyor. Elduşunun kireç kırıcı özelliği, kolay temizlenebilmesini ve suya sağlıklı şekilde ulaşılmasına katkıda bulunuyor.
Termostatik ve fotoselli batarya alternatifleri bulunuyor
Amura-N serisi, termostatik ve fotoselli batarya alternatifleri de sunuyor. Termostatik armatürler, akan su sıcaklığı ve miktarını sabitleme özelliği ile merkezi sisteme sahip binalar için son derece kullanışlı. Fotoselli armatürler ise temas olmaksızın suya ulaşılması açısından özellikle toplu kullanım alanları için hijyen sağlıyor.

Tel : 0 212 270 70 00
Web: www.rocakale.com.tr

Hazır Evler

Evler
Hazır ev yaptırma modası tüm dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. Bu tür binalar geleneksel inşaatlara kıyasla daha çabuk yapılması ve düşük maliyetleri nedeniyle tercih edilir hale geldi. Tabi bu türün avantajlarının yanı sıra bazı dezavantajlar da yok değil. Bu dezavantajların başında ise çoğunlukla sıkıcı ve kullanışsız tasarım geliyordu. Hazır evler kısa zamanda düşük maliyete konut inşa etme mantığına göre yapıldıkları için tasarımları üzerinde pek fazla durulmadı. Ancak zaman değişiyor. Dünyanın önde gelen tasarımcıları bu alana el atarak hem hızlı inşa edilen, hem ucuz, üstelik harika tasarımlı evlerin olabileceğini ortaya çıkardıkları eserlerle gözler önüne serdi.

Yarım daire gibi
Kısaca “pret a habiter”, yani oturmaya hazır evler anlamına gelen bu akıma öncülük eden tasarımcıların başında ünlü Avusturyalı mimar Gustav Peichl geliyor. Peichl’in yarım daire adındaki tasarımı aslında dar alana inşa edilen ikiz villadan başka bir şey değil. Bir evden beklenen tüm nitelikleri farklı çizgilerle çatısı altında barındıran bu yapının üç değişik modeli var. 195 bin ile 225 bin Euro arasında değişen fiyatlara yapılan bina özellikle farklı tasarımlara ilgi duyan insanları cezbediyor. Hazır ev konusuna el atan bir diğer tasarımcı da dünyaca ünlü mücevher ve moda yaratıcısı Jette Joop. Joop klasik hatlara sahip, ancak sadeliğiyle göz alan çizgileri tercih ediyor. Fakat dış görünüşü sadeliğiyle dikkat çeken tasarımın içi bir dizi sıra dışı ayrıntıyla bezenmiş. Bunların başında zemini tamamen camdan oluşan mutfak geliyor. Tasarımcı zeminin isteğe göre akvaryum veya şarap mahzenini doğrudan seyretme imkı veren bir şekle sokulma olanağının olduğunu belirtiyor. Diğer bir tasarım ayrıcalığı ise garajdan mutfağa veya yatak odasından bahçeye özel asma köprülerle geçilmesi. Tabi bu ayrıntılar plana dahil olunca fiyat da kabarmaya başlıyor. Joop’un tasarladığı 200-250 metre karelik bu binanın fiyatı özelliklerine göre 300 ila 700 bin Euro arasında değişiyor.

Dar alan mucizesi
Ancak açık bir farkla en dikkat çekici tasarım ise endüstriyel tasarım dünyasının duayeni olarak bilinen Alman Profesör Luigi Colani’ye ait. Tasarım alanında sayısız ödül sahibi olan 76 yaşındaki Colani’nin Rotor-Haus adını verdiği yapı tam anlamıyla bir tasarım şaheseri. Yalnızca 36 metrekare alan içerisine makul ölçülere sahip salon, mutfak ve yatak odasını sığdıran tasarımcı tüm dikkatleri yine üzerine çekmeyi başardı. Dar alanda çok kullanım alanı yaratma prensibinden yola çıkan Colani salonun ortasına döner bir sistem yerleştirmiş. Buna göre salonda oturan bir kişi elindeki uzaktan kumandanın tuşuna bastığında karşısında duran yarım daire şeklindeki mutfak dönerek yerini banyoya bırakıyor. Tuşa bir daha basıldığında ise dev silindir oda yeniden hareket ederek bu seferde yerini yatak odasına bırakıyor. Böylece her dönüşte ortaya çıkan mekan salonun büyüklüğünü de kullanarak 36 metrekarelik bir evin toplam kullanım alanını bir anda 72 metre kareye çıkarıyor. Yetkililer hazır ev sektörünün bu tür yeni ve taze fikirlerle hızla gelişeceğini çok daha yaygın hale geleceğini ifade ediyor.
Sabah

Ev eşyası indirimleri

Ev eşyalarını oluşturan sektörlerde son yıllarda ciddi bir rekabet yaşanıyor.Ev eşyasında yabancı markaların Türkiye’ye ilgisi piyasayı kızıştırdı Piyasayı başı boş bırakmak istemeyen yerlilerin sayısı artıyor. Türkiye’deki potansiyeli görüp koşar adım gelen yabancıların sayısı artarken, pazarı kaptırmak niyetinde olmayan yerli yatırımcılar yeni stratejiler geliştiriyor. Tabi bu arada pazara giren yeni yerlileri de unutmamak lazım. İşte bu kıyasıya savaştan en kârlı çıkan kesim tüketiciler. Daha çok çeşit ile karşıya kalan tüketicilerin yüzü rekabetin getirdiği fiyat avantajı ile de son dönemde gülüyor. Bu arada eskiden züccaciye dükkanlarından, mahalle arasındaki tuhafiyelerden yapılan ev eşyaları alışverişleri çoktan dev mağazalara taşındı bile. Üstelik burada da ciddi bir kapışma yaşanıyor. İşte pazardaki son durum:

NAUTİLUS KAPIŞMASI: İstanbul Anadolu Yakası’nın en büyük alışveriş merkezi Tepe Nautilus için Akkök ve Fiba Grubu yarışıyor. Akkökler, Akmerkez’deki yabancı ortağı Hollandalı Corio ile güçlü bir talip olarak duruyor. Nautilus için yarışan bir başka isim de Belçikalı bir şirket.

ÖZYEĞİN M1 TEPE’Yİ ALDI: Fiba Grubu’nun patronu Hüsnü Özyeğin, Tepe Grubu’nun Gaziantep, Adana, İstanbul, Kartal ve Konya’da bulunan M1 Tepe Alışveriş Merkezleri’ni satın alarak bu piyasaya girdi. Özyeğin’in bu alanda iddialı bir çıkış yapacağı konuşuluyor.

IKEA GELDİ: Geldi, gelecek denilen ve kitaplara konu olan tarihi bir vaka olan IKEA 2005 baharında Türkiye’ye adım attı. Aslında IKEA’dan önce kataloğu geldi ve günlerce konuşuldu. Ardından Ümraniye’de açılan binanın önünde günlerce kuyruklar oluştu. ‘Pazardaki gelişmeyi gördük, gelişimizi hızlandırdık’ diyen IKEA yöneticileri 4 yılda mağaza açacaklarını duyurdu.

KOÇ’UN ARSTİL’İ VAR: Ev mobilyasında sektörün yeni oyuncularından biri olan, ancak hızla büyüyeni ise Koç Grubu’nun içinden çıktı. Arçelik, Arstil ile ‘ben de bu alanda varım’ dedi. Arstil markası ile panel mobilya, oturma grupları, ev tekstili ürünleri ve aksesuarlardan oluşan geniş bir yelpaze ile sektör renklendi. Şirket yıl sonuna kadar mağaza sayısını 100′e çıkarma peşinde.

BOYDAK MUTFAK VE HALIDA: İstikbal ile yıllardır mobilya sektöründe olan Boydaklar halı ile mutfak ve banyo pazarına da girdi. Kayseri’de İstikbal Regina Mutfak ve Banyo tesislerini kuran şirket ilk adımı attığında günlük 150 mutfak üretim kapasitesi vardı. 15 milyon dolarlık yatırımla sektöre giren Boydaklar’ın ilk mağazası da Bağdat Caddesi’nde açıldı. Peşinden de yenileri geldi. Şirket 2006 yılına kadar 5 yeni fabrika kurmayı hedefliyor.

SİSLEY VE BENETTON: Zorlu Grubu, Sisley ve Benetton markasının dünya çapında ev tekstili lisansını aldı. Grup Sisley Casa ve Benetton Home markaları için ilk etapta 15 milyon dolarlık yatırım yapıyor. Benetton Home, Sisley Casa’ya göre daha fazla mağaza ile tüketicinin karşısına çıkacak.

MUDO CONSEPT: 2005 baharında Türkiye’ye gelen IKEA’ya karşı Türkiye’nin ünlü markalarından Mudo Consept’te ciddi bir atılım gözleniyor. Fiyat politikası ile IKEA’ya giden yolu kesmeye çalışan Mudo bu arada Anadolu’da da hızla yayılıyor.

İSTANBUL’UN ADRESİ OLDU: İstanbul Okmeydanı’ndaki Cevahir Otel ile Akın Plaza yanında sıra dışı bir alışveriş merkezi açıldı. 12 bin 300 metrelik Addresİstanbul’da sadece ev ile ilgili markalar bulunuyor. İspanyol mobilya markası Becara By Cumba Selection ve İtalyan markası Casamania ilk kez Türkiye’de burada mağaza açtı. Step, Bang & Olufsen, Bretz, Okuyanus Kitabevi, Casamania gibi markalar Addresİstanbul için özel mağazalar tasarladı.

1000a DEKORASYON MERKEZİ: Amerika ve Avrupa’da büyük metropollerde başarılı örnekleri bulunan dekorasyon merkezlerinin bir üyesi olan 1000a Dekorasyon Merkezi geçtiğimiz yıllarda Şişli’de açıldı. 16 bin metrekare kapalı alana sahip olan 1000a mimarlar, iç mimarlar ve son kullanıcıların dekorasyona yönelik ihtiyaçlarının toplandığı bir merkez. Bir Üçgen Grup iştiraki olan 1000a Dekorasyon Merkezi’nde sektöründe lider 45 firma ve 500′ün üzerinde marka bulunuyor.

Sabah

Dekoratör’den On Dekorasyon Sırrı

1 Desenden korkuyorsanız, çizgilileri tercih edin

Eğer bu sezon moda olan büyük desenlerin yaratacağı etkiden emin olamıyorsanız, çizgili kumaşları kullanabilirsiniz. Böylece çok karışık bir görüntüye neden olmadan farklı renkleri yan yana getirmiş olursunuz. Bronz, beyaz ve bej gibi birbirinin türevi tonları seçerseniz, etkisi daha yumuşak olur. Çizgi temasını abajur şapkası ya da vazo gibi diğer objelere sıçratarak daha güçlü kılmanız da mümkün.

2Yaşama alanınıza bir bank ekleyin

Çoğu insan bankların antre ya da mutfak için uygun olduğunu düşünür ama onları salon dahil, oturma yeri kısıtlı olan her alanda rahatça kullanabilirsiniz. Yerinize tam uygun ölçülerde yaptırabilir; ipek ya da kadife kumaşla kaplayarak şık bir hava verebilirsiniz.

3Evinizin girişi etkileyici olmalı

Evinize gelen misafirlerin ilk karşılaştıkları yer kapı girişiniz, yani antrenizdir, dolayısıyla bu alanın sizi ve tarzınızı ifade etmesi çok önemlidir. Eğer yeriniz müsaitse, küçük bir oturma bölümü yaratmak yararlı olacaktır. Duvara astıklarınız ve zemin kaplamanız da ilk bakışta dikkat çekecektir; seçimlerinizde sıradışı ve beklenmedik detaylar olmasına çalışın. Yarattığınız farklılık, evin geri kalanı için de ipucu verecektir.

4Aydınlatmaları göz hizasına yerleştirin

Göz hizasında, yani yerden ortalama 160 cm yükseklikte yerleştirilen abajurlar en doğru sonucu verir; daha yüksekte kalırlarsa istenmeyen gölgeler oluşabilir. İstediğimiz atmosferi yaratmak için ihtiyaç duyduğumuz abajurlar, daha fazla aydınlatma gücüne sahip olan tavandan aydınlatmalar ve vurgulayıcı özelliğe sahip aplikler ile de desteklenmelidir.

5Duvarlar ve perdeler aynı renkte olsun

Duvarlar için seçtiğiniz renk ile perde kumaşınızın rengini birbirlerine yakın tonlarda belirlerseniz, daha modern ve sakin bir tarz yakalarsınız. Pencerelerinizden memnun değilseniz, perdenizin kornişini ya da demirini tavandan sadece 10 cm aşağı takmanız işe yarayabilir. Örneğin yemek odası için seçeceğiniz nil yeşili duvar boyası ve aynı tonda perdeler, sofrada oturanların kendilerini taptaze bir havayla çevrelenmiş hissetmelerini sağlayacaktır.

6Benzer tonlarda cam objeler dikkat çeker

Aynı renk tonlarında, farklı cam objelerin birlikte kullanılması, masanızın ortası için mükemmel bir düzenleme oluşturur. Örneğin amber ve açık yeşil tonlarında, farklı yükseklikte cam vazo, kase ve tabaklar etkileyici bir silüet yaratır. Cam grubunuzun kapladığı toplam alanın, yerleştirdiğiniz masa ya da dresuarın yüzey alanıyla orantılı olmasına dikkat edin.

7Kaliteli olanla kitsch olanı karıştırın

Bir koleksiyon yapıyorsanız, içindeki her parçanın çok değerli olması gerekiyor diye bir kural yoktur. Koleksiyon yapmanın zevki, sadece sevdiğiniz için alabilme özgürlüğüdür. Çok ender rastlanan bir antika ya da her yerde görülen sıradan bir obje koleksiyonunuzda birleşebilir; eğer sevdiyseniz değerinin önemi yoktur. Ve sadece gerçekten tutkunu olduğunuz bir şeyin koleksiyonunu yapmanız doğru olur. Örneğin ben, çok hoşlandığım Fransa yolculuklarımda topladığım hatıra eşyalarını aynalı bir tepsi üzerinde bir araya topladım. Antikacı arkadaşımın hediyesi olan bir vazo da var, nehir kenarındaki sokak satıcısından aldığım bir kar küresi de…

8Doğadan ilham alın

Dışarıyı içeriye taşıyın. Doğanın muhteşem güzelliği her iç mekanda mucize yaratacaktır. Çakıl taşlarına, kuru yapraklara, çiçeklere yer vermek için her fırsatı değerlendirin. Orta sehpanıza koyacağınız midye kabukları ya da raflarınızın birinde sergileyeceğiniz mercan, mutlaka pozitif enerji yayacaktır. Sadece kum ve taş renklerini değil, doğada bulacağınız kızılları, yeşilleri ve mavileri de taşıyın evinize. Ancak hiçbirinde aşırıya kaçmayın, yoksa bir tema odasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

9Yatak odanızda renk katmanları yaratın

Yatak, özellikle küçük alanlı yatak odalarının odak noktasıdır. Tavanlarınız yüksekse, cibinlikli bir yatak, kumaştan tasarlanmış yatakbaşı ve kat kat keten örtüler mükemmel seçimler olacaktır. Hepsinin kumaşlarının farklı olması ilginç ve davetkar bir etkiye sahip olur. Farklı kumaşları karmaşa yaratmadan yan yana ve üst üste kullanmanın kuralı ise, ana renk paletini kısıtlı tutarak tonlarda oynamalar yapmaktır.

10Perdelerinizde abartıya kaçmayın

Perde uygulamalarının mobilyaların önüne geçmesine izin vermeyin. Drapeler ve balonlar yerine, katlamalı ve düz sistemlerden yana kullanın tercihinizi. Seçtiğiniz sistem sadeleştikçe, perdenizin kumaş kalitesi de artmalıdır. Pamuklu, keten, ipek ya da saten kumaşlar uygundur. Perde ölçünüzün pencereleri tamamen örtecek ve yumuşak dalgalarla yere inecek şekilde ayarlanması önemlidir.

Su ve mum

Deniz ve mehtap kadar güçlü olmasa da, su ve mum da üzerinizde mutluluk etkisi yapacaktır. Hele de yorucu bir günün sonunda. Banyonuzdaki sıkıcı aydınlatmadan kurtulun ve içine kalın mumlar yerleştirdiğiniz cam fanusları tavandan sarkıtın. İçeriden çıkmak istemeyeceksiniz!

Aynalarla oynamaya devam. Duvardaki alanınıza uygun tasarımı bulamıyorsanız, kendi tasarımınızı kendiniz yaratın ve istediğiniz boyut ve ölçülerde aynalar kestirerek istediğiniz düzenlemeyle asın. Ve mucizeyi seyredin.

Hürriyet

Renk Uzmanı

Hiç aklınıza gelmeyecek ve “yan yana gelmeleri mümkün değil” diyeceğiniz renkleri bile bir arada yaşatma becerisine sahip bu kadın, kendi evinde ve sofrasında da rengarenk bir stil yaratmış.İngiliz renk uzmanı ve tasarımcı Tricia Guild’in ismini söylemek bile insanın gözünün önünde yeşilleri, pembeleri, morları dans ettiriyor.

Tricia Guild’in evi bir renk cenneti. 1970 yılında Londra’da kurduğu Designers Guild markası kumaş ve duvar kaplamalarının yanı sıra mobilya, ev tekstili, halı-kilim ve ev parfümleri üretiyor. Kendi evinin dekorasyonunda da, Designer’s Guild stilini yansıtan pek çok öğe karşımıza çıkıyor. Renklerin değişen ışıkla kendilerini değiştirdiklerini ve böylece bizi de değiştirdiğini düşünen tasarımcı bu tezini yaşadığı alandaki örneklerle açıklıyor.
Boya
Örneğin, kitaplığın duvarları XVIII. yy. pastel renkleriyle boyanmış; işte burada Guild’in koleksiyonlarına ilham kaynağı olan seyahat, renk ve doğayla ilgili eserler yer alıyor. Döşemelik kumaşlar, duvar kağıtları, yatak odası ve banyo tekstil ürünleri, mobilyalar, aksesuarlar… hepsine ilham veren kitaplar bu raflarda yerini alıyor.

YENİDEN OLUŞTURMAK

Tasarımcının hazırladığı sofra ise tazelik ve sürprizlerle dolu. Amerikan servisi ve peçete takımı yerine kendi koleksiyonunda yer alan kumaşların püsküllü olarak kesilip bırakılmış halleri var. Ton sur ton bir mutfak, pembe, yeşil ve turuncu renklerde bir mönü… “Değiştirmeye ve yeniden oluşturmaya bayılıyorum. Hem kendim için, hem de başkaları için” diyen tasarımcıyla beraberken, hiçbir şey bildik haliyle ilerlemeyebilir. Çünkü o hep şaşırtan bir mizaca sahip.

MUM IŞIĞI

Her akşam yemeğini bir bayram havası haline dönüştürebiliyor. Çiçekler ve yapraklarla dekorlar oluşturup, mekánı ve sofrayı mum ışığı ile aydınlatıyor. Tercih ettiği materyaller ise; porselen, seramik, sedef, kristal ve mine. Sofrada yer alan bardaklar dekorun en ilginç halleri. Farklı boyda, renkli ve değişik formlarda. Mougins veya Salzbourg’daki antikacılardan aldığı sofra takımları eski takımlarıyla beraber uyum içinde.

Güzel havalarda ise peyzaj mimarı Arne Maynard tarafından hazırlanan bahçe, yeşil bir salon haline bürünüyor. Mum ışığıyla aydınlatılmış, süslenmiş ve renkli kumaşlarla bezenmiş bir sofra ve sandalyeler yaz akşamlarının baş rolünü oynuyor. Onun için yemek pişirmek de yaratmak ve tasarlamak anlamına geliyor. “Yeni tarifler bulmayı, farklı karışımlar peşine düşmeyi, yeni parfümler, beklenmedik baharatlar kullanmayı çok seviyorum”, diyor. Yemeklerin hafif olması onun için çok önemli. Gün batımı davetlerinde veya ağaçların altında taze lezzetler partisinde sunduğu sebzelerin kalitesi, zeytinlerin tadı, şampanya ve tabakların üzerine bıraktığı baharatların tazeliği ise vazgeçilmez.

Tricia Guild, romantik, duygusal ve duyusal görüntüleri kendi evinde gerçek ve etkileyici kılmaya çalışıyor. Kıvır kıvır saçları ve her daim gülümseyen gözleriyle ilham perisi kaçanlara sesleniyor!

Tasarımcılarının hazırladığı desenleri Uzak Doğu’da dokutan Kymo, koleksiyonunda ağırlıklı olarak hand tufted yün halılara yer veren bir marka. Rahim Walizada’nın eşsiz tasarımlarının Afganistan’daki özel tezgahlarda, Ghazni yünüyle dokuduğu Terra Nueva koleksiyonu da, markanın en değerli ürün gruplarından biri. Cinisli Kemerburgaz mağazasında görebilirsiniz. Tel: (0212) 322 40 34.

Denizi özleyenlere

Teşvikiye Reasürans Çarşısı’nın içinde yer alan Anna Fresko, kendi tarzını yıllardır başarıyla koruyan bir mağaza. Genellikle bordo ve altın renklerinin hakim olduğu aydınlatma ve aksesuar tasarımları arasında yer alan bu tepsi, kış ortasında deniz mavisini özleyenler için.Tel: (0212) 247 90 55.

Gel keyfim gel

Otellerin dekorasyonu beni çok etkiler. Toprak tonları ve su renklerinin sade mobilyalar ve doğal malzemelerle buluştuğu Sumahan Otel, detaylara gösterilen özenle çok beğeniliyor. Türk tarihi, coğrafyası, mimarisi ve mutfağı üzerine zengin bir kitap koleksiyonunun yer aldığı kütüphanenin önünde oturmak çok keyifli. Tel: (0216) 422 80 00.

Kutu bu, boş durur mu?

Eski fotoğraflar, atmaya kıyamadığınız notlar, doğumgünü kartları, teki kaybolmuş küpeler ya da ilaçlar… Her türlü ıvır-zıvır-kıvır için yaratılmış harika icat kutular, en zor anlarınızda imdadınıza koşacaktır. Inside mağazasındaki metal üzeri resimli alternatifler çok eğlenceli. Tel: (0212) 231 82 86.

Hürriyet

Eczacıbaşı Yapı Grubu

ECZACIBAŞI Yapı Grubu, Alman seramik kuruluşlarından Engers Keramik GmbH&Co. KG’yi satın aldı. Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, 94 yıllık seramik üreticisi Engers’in topluluğa yatırım maliyetinin 20 milyon Euro olacağını söyledi. Karamercan, satın almanın Eczacıbaşı’nın yurtdışı yatırımlarında bir kilometre taşı olacağını vurguladı. Karamercan, Almanya’nın en iyi bilinen 5 markasından biri olan Engers’in alınmasının karo seramikteki büyüme stratejisinin sadece bir adımı olduğunu, başta Rusya olmak üzere diğer yeni projelerin de hayata geçirileceğini belirtti.Almanya’nın seramik üretiminin kalbinde bulunan 94 yıllık Engers Keramik’i 20 milyon Euro’ya satın aldı. Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, ‘Engers’i almamız, büyüme stratejimizin sadece bir adımı. Başta Rusya olmak üzere başka projelerimiz de olacak. Dünyada payımız yüzde 5’e çıkacak’ dedi.

2.3 MİLYON METREKARE KAPASİTE: 1911 yılından bu yana faaliyet gösteren Engers Keramik’in satın alınmasına ilişkin anlaşmanın önceki gün imzalandı. Anlaşma, gerekli yasal onayların ardından yürürlüğe girecek. Almanya seramik sektörünün merkezi konumundaki Rheinland Pfalz bölgesinde kurulu Engers’ın yıllık üretim kapasitesi 2.3 milyon metrekare.

DÜNYADA YÜZDE 5’E ULAŞACAK: Almanya’da seramik sağlık gereçlerinde yüzde 13’lük pazar payına sahip olduklarına dikkat çeken Karamercan, karo seramik sektöründe de son bir kaç yıldır etkinliklerini artırdıklarını ve satın almayla birlikte karo seramikte dünyadaki pazar paylarının yüzde 5’e ulaşacağını kaydetti. Karamercan, Alman üretici konumuna gelmenin önemli avantajlar sağlayacağına işaret ederek, İrlanda’da mevcut karo seramik fabrikası dikkate alındığında Engers’in satın alınmasının lojistik açıdan da Eczacıbaşı’na büyük güç katacağını vurguladı.

ENGERS VE VİTRA AYNI ÇATIDA: Almanya’da yüzde 3 pazar payı bulunan Engers’da 135 kişi çalışıyor. Vitra’nın da Almanya’da halen 40 kişilik bir ekibi bulunuyor. Erdal Karamercan, Engers ve Vitra’nın Almanya’da tek bir şirket altında birleştirilerek yola devam edeceklerini söyledi. Karamercan, böylece lojistik olarak daha da güçleneceklerini belirtti. Karamercan, ‘Engers’ markasının kullanımına devam edeceklerini, mevcut personel ve yönetimin tecrübelerinden yararlanılacağını vurguladı.

SERAMİKTE GÜÇLÜYÜZ: Erdal Karamercan, Türkiye’nin seramik sektöründe hammadde kaynaklarına sahip olduğunu belirterek, ‘Teknolojik üstünlüğümüz de var. Bu da maliyete olumlu yansıyor. Buna tasarım ve pazarlamayı da ekleyince hızlı bir şekilde markalaşıyoruz. Kendi ülkelerinde güçlü yerel markalar bulursak o markaları kullanacağız. Ama bu yerel markalarla Vitra’yı destekleyeceğiz’ dedi. İrlanda’da Vitra markasını kullandıklarını hatırlatan Karamercan, Vitra Karo Seramik’in İrlanda’nın tek karo üreticisi olduğunu belirtti. Rusya’da yaklaşık 40 milyon dolarlık yatırımla kuracakları iki fabrika için gerekli izinlerin alındığını belirten Karamercan, ‘Rusya’da bir karo seramik, bir de seramik sağlık gereçleri yatırımı yapıyoruz. Bundan böyle bir ayağımız Rusya’da olacak. Daha sonra da stratejik pazarlarımız Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika’ya odaklanacağız’ diye konuştu.

ÜÇ YILDA 580 MİLYON DOLAR: Erdal Karamercan, Eczacıbaşı Topluluğu’nun 2005 yılında 160 milyon dolar olan yatırım tutarının, 2008 yılı sonuna kadar 580 milyon dolara ulaşacağını bildirdi. Karamercan, Eczacıbaşı’nın faaliyette bulunduğu sektörlerin hemen hepsine önemli boyutta yatırım yaptığını söyledi. Karamercan, 1991’de yılda 1.5 milyon metrekare kapasite ile kurulan Vitra Karo’nun, dış pazarlarda büyüme stratejisiyle 2006 yılında yılda 25 milyon metrekare üretim kapasitesine ve 200 milyon dolar ciroya ulaşacağını söyledi.

75 ülkede 330 milyon dolar ciro

ÜRETİMİNİN yaklaşık yüzde 80’ini dışsatıma yönlendiren Eczacıbaşı Yapı Grubu, Vitra markası ile 5 kıtada 75’ten fazla ülkeye ihracat yapıyor. 2005 yılı dışsatım tutarı 330 milyon dolara ulaşan Eczacıbaşı Yapı Grubu, seramik sektöründe Vitra’yı bir dünya markası haline getirmeyi hedefliyor. Eczacıbaşı Yapı Grubu, yılda 6.2 milyon adet seramik sağlık gereçleri, 8.7 milyon adet armatür, 22 milyon metrekare karo seramik (Engers hariç), 350 bin küvet ve 120 bin modül mobilya, 2.5 milyon adet banyo aksesuvarı, 90 bin ton yapı kimyasalları, 980 bin ton seramik hammaddesi üretiyor. Yurtdışında toplam 2 bin satış noktasına ulaşan Vitra’nın en önemli dış pazarlarını, gelişmiş ülkelerin yer aldığı ve rekabetin yüksek olduğu Avrupa ve ABD oluşturuyor.

Hürriyet

Sayfalar: 1 2 3 4 5 ... 6

Dekorasyon ve Mobilya Sitemiz Wordpress altyapisini kullanmaktadir.

eXTReMe Tracker