Evde Kumaş Seçimi

2007 yaratıcı renklerin, pırıltılı efektlerin ve gösterişli desenlerin yılı oluyor, burası kesin. Bu ışıltılı gösterinin kahramanlarından biri de, metalik tonlarda iplikler, parlak bitişler ve aplike edilmiş Swarovski kristalleriyle süslenen döşemelik ve perdelik kumaşlar. Kullanıcıda kendine özel duygusu uyandıran tasarımlar; kaliteye gözle görülür bir boyut kazandıran detay çözümleri, malzeme seçimleri ve gösterişli formlar bu senenin favorilerini vurguluyor.

Renk uzmanları, sezonun favori renklerinin ince nüanslarla klas ve elegan bir havada kullanılan gümüş, altın, pirinç ve bakır olduğunu söylüyorlar. Leylak, kahverengi, gri-bej, tarçın, gri-mavi, gri-yeşil, açık yeşil, çikolata ve nugat gibi renkler ise metalik gölgelere ek olarak sezonun diğer renk yıldızları arasında yerini alıyor. Birkaç sezondur öne çıkan kırmızı, bu sezon tonlarını ona eşlik eden gümüş ve altın renklerine göre belirliyor. Son yılların en popüler rengi olan Çin kırmızısı yerini daha yumuşak bir kırmızı ve fuşyaya bırakırken, turkuvaz mavi yaz tazeliğini ve iyimserliğini yansıtıyor.

Desenlere gelinceÉ Ölümsüz ekoseler ve çizgiler bu sezon da hakimiyetini devam ettiriyor. Geçmiş yıllardan tek farkı ise, çizgilerin artık düz ya da 90 derece değil, oldukça estetik daireler çizerek kullanılmaları. En başta gül motifi olmak üzere çiçek desenleri, eskisinden çok daha büyük ve sadece dış kontürleri vurgulanarak kullanıldığından, daha hafif ve havalı bir tarzın temsilcileri oluyor. Klasik desenler ise daha sıradışı renklerle modern bir tarzda yeniden yorumlanıyor. Serbest el çizimlerini anımsatan desenler ev tekstilinin hemen her türlü ürününde hakimiyetini hissettirirken, nakış son yıllarda hiç olmadığı kadar yoğun olarak, özellikle modern tasarımlarla birlikte başlı başına birer tasarım öğesi olarak kullanılıyor. Kanapeler, koltuklar ve sandalyeler üzerinde insan portreleri aplike etmek de moda. Şönil ve kadife rölyefli düz tekstiller kabartmalı desenlere imkán tanırken, mikrofiberler anti-sürtünme özellikleri ve zengin renk seçenekleriyle pek çok koleksiyonda tercih ediliyor. Dokuma ve imalat teknikleri giderek gelişirken, sık dokumalı keten kumaşa uygulanan pırıltılı baskılar ve imitasyon deri üzerine yapılan arabesk süslemeler gibi örnekler aykırı bir tarzın temsilcileri oluyor.

Bu yıl kumaşlarda fonksiyonel niteliklerin yanı sıra estetik de çok önemli. İç karartıcı koyu renk kumaşlar yerine ev sıcaklığını vurgulayan tonlar var. Transparan kumaşlar da çok rağbet göreceğe benziyor. Kristal taşlar, metal rengi iplikler, yanardöner efektler, nakışlar ve iri desenler, transparan kumaşları da etkisi altına alıyor. İlginç yüzey efektleri yaratan dokuma strüktürleri, sıcak pembe tonları, gece mavisi, menekşe renk tonları ve kırmızı gölgelerle seçeneklerimiz arasına giriyor. Kadife, eski moda görüntüsünden sıyrılarak yeniden ’trend’ mertebesine yükselirken, fuşya, turkuaz ve limon gibi farklı renk seçenekleriyle çok daha gösterişli bir tarzda kullanılıyor.

Yaz kumaşlarınızı seçerken bütün bu bilgileri aklınızda bulundurun, ama yine de eliniz hangi kumaşa gidiyorsa en doğrusunun o olduğunu bilin!

Ev tekstili trendleri

Dünyanın en büyük kumaş fuarlarından Heimtextil, dünyaca ünlü trendsetter Gunnar Frank’ın da katkısıyla sosyal değişimleri, moda eğilimlerini ve insanoğlunun yaratma heyecanının etkilerini takip ederek, geleceğin yaşam standartlarını sunmayı hedefliyor. Frank, bu yılın trendlerini dört başlık altında toplamıştı: “Yapıcı Güç,” “Tek Renkli Kübizm,” “Sürreal Güneş” ve “Fütürist Gün Doğumu”.

Bu sene ev tekstili ürünlerinde yapıcı gücün olumlu enerjisi ve yedi temel rengin enerjisi birleşerek yenilik ve sadelik yaratıyor.

Tek Renkli Kübizm’de yedi tarafsız renk birleştirilerek Kübizm’in karakterine uyduruluyor. Geçmiş yüzyıllardan esinlenen motifler yeni bir yaklaşım yaratıyor.

Sürreal Güneş’te sarı ve kırmızının parlak gölgeleri sürrealizmle daha da ısınıyor. Güneşin ışıltıları moda dünyasıyla harmanlanıyor.

Fütürist Gün Doğumu’nda mavi, yeşil tonlarının soğukluğuyla fütürizmin cesareti birleştiriliyor.

Perdelerde Rönesans devri

Teknolojik gelişmeler sayesinde perdeleri pencerelerin ölçüsüne ve biçimine adapte edebilmek, drapeleri ve tüm süslemeleri milimetrik bir biçimde ayarlamak eskisinden çok daha kolay. Japonların geleneksel sürgülü perdelerini anımsatan modellerdeki panel perdeler artık deri, alüminyum, ahşap ya da kağıt gibi farklı malzemelerle üretiliyor. Stor perdeler, duvar boyası ve yatak odası tekstilleri ile kombine olarak üretiliyor. Panel perdeler ise üzerlerindeki dev çiçek baskıları, sıradışı renkleri ve tasarımlarıyla adeta bir rönesans yaşıyor.

Konfor peşindeyiz

Dış mekanlarda konfor anlayışı yeniden tanımlanıyor. Örneğin, ünlü markalardan Gloster’ın yeni serisi Eclipse, koltuk, puf ve işlevsel aksesuarlarıyla havuzda, denizde ve terasta, kısacası güneşin olduğu her yerde hayalgücünüzle şekillenen bir tasarıma sahip. Üzerinde uyuyakalmak da serbest… İpucu: Dünya ile aynı anda İCA Home&Garden mağazalarında! www.ica.com.tr

İstikbal Kanepenin hikayesi

Temelleri 1957 yılında Sami Boydak ve Hacı Mustafa Boydak kardeşler tarafından atılan İstikbal’i, Türk tüketicilerinin ve yurtdışı piyasaların yoğun olarak tanıması son on yıla dayanıyor. 45 yıllık bir grubun son 10 yılda gösterdiği pazarlama ve imaj başarısının ardında ise yaş ortalaması henüz 35 olan genç bir ekip var. Dört kardeş; Hacı, Mustafa, Memduh, Bekir Boydak ve amcaoğulları Yusuf Boydak yaklaşık 12 yıl önce üniversiteden mezun oldular ve sadece kanepeyle anılan bir şirketi 500 milyon dolar ciro yapan bir gruba çevirdiler.

İstikbal’i gençlere bıraktılar, kanepeyi merkez üssü seçtiler

Mobilya üretiminde usta olan Sami ve Hacı Boydak kardeşler, 1990’ların başında şirket büyümesinin sadece üretimle olmayacağı, pazarlama ve imaj çalışmasının önemli olduğu, bunun da ancak genç bir ekip tarafından yapılacağı gerçeğini fark ettiler. İki kardeşin yaşları 23 ila 25 arasında değişen çocuklara şirketi devretmesi Türkiye iş dünyası için önemli bir yenilikti.

Şirket yönetimini 1990’ların başında devralan genç yöneticilerden Mustafa Boydak, bugünkü başarının sırrını bu dönemde aldıkları stratejik karara bağlıyor. Mustafa Boydak aldıkları stratejik kararı “tek ürün uzmanlığı” olarak açıklıyor: “Büro malzemeleri, yatak ve yemek odası ile koltuk takımları yapıyorduk, ancak hiçbirinde pazar liderliğini hedefleyen vasıflarda üretim yapmıyorduk. Önce küçüldük, ürün gruplarımızı daralttık ve kendimizi bir ürün grubuna konsantre ettik. O da kanepe. Kanepede başarılı olup pazar liderliğini yakaladık. Ondan sonra diğer ürün gruplarını buna ekledik.”

İstikbal Mobilya’nın pazarlamasından sorumlu Memduh Boydak, bugün ulaştıkları seviyeyi daha önce hayal bile edemediklerini belirterek, “Kardeşlerimin ve amcaoğullarımın küçüklüğü fabrikada geçti. Bazen yerleri süpürürdük, bazen de taşımaya yardım ederdik. 80’li yıllarda Türkiye ile birlikte büyüdük ve 90’larda ise kanepe yatırımlarımız, bize önemli kazançlar getirirken, tanıtımımızı da sağladı” diyor.

İstikbal Grubu’nda kız kardeşler şirket yönetimine karışmazken erkek genç Boydaklar ise seçilen uzmanlık alanına göre yetiştiriliyor. İşletme eğitimi alan Boydak kardeşlerin en küçükleri Bekir ve Memduh, pazarlama ve reklam odaklı yetiştirildiler; halen bayilerden ve imaj tanıtımlarından bu ikili sorumlu. Büyük ağabeyler Mustafa Boydak kablo ve finans sökterlerinde uzman olarak yetiştirilirken, Hacı Boydak ve amcaoğlu Yusuf Boydak genel şirket işletmecisi olarak yetiştirildiler.

Memduh Boydak 1980′li yılların kendileri için özel bir önemi olduğunu da vurgulayarak “Bu dönemde ihracat bir gurur sayılıyordu. Yine yatırımlarımızın karşılığını alabiliyorduk. Bütün ailenin çalışma azmini de unutmamak gerekiyor. Geçtiğimiz yılın 108 gününü yurtdışında geçiren kardeşlerimiz var” diyor

İstikbal Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak’a “Bu kadar çok Boydak’ı birarada idare etmek zor olmuyor mu?” sorusunu yönelttiğimizde ise ilginç bir cevap aldık: “Biz babalarımızdan böyle gördük. Amcamla babam yaklaşık 25 sene ortaklık yaptı. Kayserili olup büyüklerine saygı göstermeyen yoktur. Aile özelliği yönetimde avantaj oluyor. Tartışma elbette ki olur ama bir biçimi vardır. Yönetim Kurulu’nda 4 biziz, 2 amcamızın çocukları var, bir de Nazif Türkoğlu var, aileden sayılır. 20 şirketimizin sadece 3’ü ailemizden. Bu oran bizim kurumsallaştığımızı gösterir.”

Sadece Almanya’da 800 İstikbal bayisi var

Bekir Boydak ise son yıllarda yaptıkları ihracat atağıyla bir Türk markasının yurtdışında kendi ismiyle de tercih edilebileceğini gösterdiklerini belirterek, “2000 yılında 40 milyon dolar olan ihracatımız vardı. Geçtiğimiz yıl 100 milyon dolara çıktık; bu yılki hedefimiz ise yaklaşık 150 milyon dolar. Dünyanın 60 ülkesine ihracat yapıyoruz. Sadece Almanya’da 800 tane İstikbal bayisi var. Kablo ve tekstilde ise ABD pazarını iyi kullanıyoruz” diyor.

Holdingleşme hazırlıkları yapan İstikbal Grubu, 2003’te yepyeni bir markayla mutfak mobilyası üretimine başlayacak. Döşemelik kumaş ve yatak kumaşı yatırımını tamamlayarak Avrupa’nın en büyük ilk 5’i arasına girmeyi hedefleyen İstikbal Grubu, günlük 50 bin metre yatak kumaşı üretmeyi hedefliyor.

İstikbal Grubu’nun genç yöneticilerinden Bekir Boydak ise istihdama katkı sağlayan özel sektör grupları içinde 6. sırada yer aldıklarını belirterek, “Bayilerimizle birlikte 100 bin kişilik bir aileyiz. Bizim bugünkü çalışmamız Boydak Ailesi için değil, Türkiye ekonomisi içindir” diyor.

İstikbal ismini dünya markası yapmaya ant içen Boydak Kardeşler, dünyaya Türk mobilya zevkini tanıtmayı hedefliyor. Son yıllarda İtalyan mobilyalarıyla yarışabildiklerini söyleyen Mustafa Boydak, şu hedefi koyuyor: “Bugüne kadar fiyat ve kalite ile rekabet ediyorduk. İlginç modellerimizle de, dünya piyasalarında söz sahibi olmak istiyoruz.”

Kayseri’den Türkiye yorumları…

İstikbal Grubu’nda, çalışanların yüzde 85’i Kayseri’de bulunuyor. Yine şirket kimliği “Kayserili” olarak biliniyor. Bu durumun İstanbul sermayesi ile rekabette dezavantaj olup olmadığını sorduğumuz Mustafa Boydak “Kayseri’de ciddi anlamda yetişmiş elamanımız var. İşçilerimiz sadakatli. Doğduğumuz topraklara en büyük vefamız bu olmalı. Anadolu–İstanbul sermayesi ayrımı bize yansımadı, bu yüzden de İstanbul sermayesinden hiç kötülük görmedik. Benim TÜSİAD üyesi olduğum da unutulmamalı” diyor.

“Kayseri gibi tipik bir Anadolu kentinden yorumlanan ile ihracat yapılan 60 ülkeden yorumlanan Türkiye arasında fark var mı?” sorusunu ise Mustafa Boydak şöyle cevaplıyor: “Kayseri’den Türkiye’ye bakınca biraz umutsuzlaşıyoruz; çünkü doğduğumuzdan beri enflasyon kelimesiyle yaşıyoruz. Yurtdışındaki müşterilerimiz ve ortaklarla Türkiye’yi yorumlarken ise coğrafi konumumuzun stratejik değerini fark ediyoruz. Türkiye kesinlikle hak ettiği yerde değil. Popülist politikalarla problemler çözülemez. Yabancı ortaklarımız Kayseri’yi görünce zihinlerindeki olumsuz Anadolu imajı kayboluyor.”

İstikbal’in Kayseri’ye neler kazandırdığını ise Memduh Boydak ilginç bir örnekle açıklıyor: “Kayseri’nin en çok istihdam kaynağı olan kuruluşuyuz. Eğer bugün her akşam Kayseri’ye uçak gelip gidiyorsa, bu biraz da bizim sayemizdedir. Değişik şehirlere de yatırım yapıyoruz ama gelecekte de ana üssümüz Kayseri olacaktır.”

Hacı Boydak ise İstikbal–Kayseri ilişkisinde ilginç bir anısını anlatıyor: “İstikbal’in daha marka olmadığı dönemlerde bizden mal alan firmalar Kayseri plakalı değil Ankara plakalı kamyonlarla taşıma yapmamızı isterlerdi. Çünkü Kayseri’nin malı kalitesizdir anlayışı vardı o zamanlar. Daha fazla nakliyatı göze alırlar ve Ankara plakalı kamyonları isterlerdi. Biz marka olduktan sonra Kayseri mobilya üssü oldu ve Kayseri’den mal almak ayrı bir prestij.”

“Finans ve kimya sektörü de önemli”

Çıkışlarını kanepe ile yapan İstikbal Grubu için finans sektörü bu dönemin en önemli yatırımları arasında yer alıyor. Anadolu Finans ile bankacılığa soyunan İstikbal Grubu, öncelikli olarak sanayi yatırımlarını desteklemek istiyor.

Kimya ve demirçelik yatırımlarının özellikle ihracat için büyük önem taşıdığını söyleyen Yusuf Boydak, grup olarak global ticaretin tüm gereklerini yapacaklarını belirtiyor ve ekliyor: “Kayserili bir firma olduğumuz için Anadolu sermayesi olarak tanımlanıyoruz. Oysa ki sadece Kayseri’ye getirdiğimiz yabancı ortaklar bile bizim ticaret anlayışımızı gösteriyor.”

KANEPEYLE ÇIKTILAR YOLA

Kayseri’deki 620 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 850 bin metrekarelik alana sahip tesislerinde 8 bin kişinin çalıştığı İstikbal Şirketler Topluluğu, 9 sektörde faaliyet gösteriyor. Grubun İstikbal, Bellona ve Hukla ile mobilya, HES Kablo ile kablo, Anadolu Finans ile bankacılık sektörünün yanı sıra tekstil, kimya, metal, lojistik, pazarlama ve dış ticaret sektörlerinde faaliyet gösteren 20 şirketi bulunuyor. İstikbal Tesisleri’nde yılda 780 bin kanepe, 180 bin oturma grubu, 1 milyon yatak, 2 milyon ev tekstili, 1 milyon metreküp sünger, 20 bin ton çelik tel; Panel Mobilya Grubu’nda yıllık 5 milyon 200 bin metrekare toplam üretimle birlikte 70 bin takım yatak odası, 40 bin takım yemek odası ve vitrin, 55 bin takım genç odası, 900 bin adet aksesuar ve sandalye üretiliyor.

Aksiyon

Home Life Mobilya Dekorasyon Aksesuar Firması

Garden Life, 1992 yılından beri bahçe mobilya ve aksesuarları denince akla gelen ilk isim olarak yıllardır kalite, estetik ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeden sektördeki liderliğini korurken, kardeş kuruluşu olan Home Life ise 1999 yılından beri klasik iç mekan mobilya ve aksesuarları konusunda kendi grubunda farklılığını ve vazgeçilmezliğini sürdürüyor.

Amerika ve Avrupa’nın dünyaca ünlü firmalarının tasarımları arasından büyük bir titizlikle seçim yaparak oluşturduğumuz Home Life’ın seçkin koleksiyonunu, her yıl kalite ve şıklığından taviz vermeden yenileyerek sizlerin beğenisine sunuyoruz.

Kişiye ve mekana özel hizmet anlayışı ile “yaşayan mekanlar” oluşturan Home Life’da, klasik ve neo klasik tarzdaki şıklık ve aynı zamanda rahatlıklarıyla öne çıkan mobilyaların yanı sıra dekorasyonunuzu tamamlayıcı ürünler olan kumaş ve vinil duvar kağıtları, ipek döşemelik ve perdelik kumaşlar, porselen, cam ve kristal objeler, varaklı aynalar, tablolar, aydınlatma elemanları ve daha yüzlerce çeşit aksesuar bütün uyumu ile iç içe sergilenmektedir.

Home Life’da kendi bünyemizdeki uzman iç mimar kadromuzla anahtar teslimi dekorasyon projelerine de imza atarak, perde dikiminden restorasyona kadar proje ve uygulama desteği veriyoruz.

Hala ilk açıldığımız günkü heyecanımızı duyarak siz değerli dostlarımıza daha iyi hizmet verebilmek amacıyla, sayısı her geçen gün artan showroomlarımızda koşulsuz ve sınırsız müşteri memnuniyeti anlayışıyla “hep daha ileriye” gitmek üzere çalışıyoruz.

Home Life Suadiye ve Ulus mağazalarının yanı sıra yurt dışında da Kazakistan (Almaata) ve Ukrayna’daki (Kiev) showroomları ile kısa sürede aynı başarıyı yakalamanın haklı gururunun verdiği şevk ve sizlerin memnuniyetinden aldığımız güç ile yeni hedeflere doğru ilerleyeceğiz.

Bu yolda bize eşlik etmeniz dileğiyle…

HİSTAŞ A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Başkan Yrd.
Kamil ÇAMBOL Ferhan ÇAMBOL

Referansları:

A&B HOME HOTEL (FETHİYE/MUĞLA)
ABANT PALACE (ABANAT/BOLU)
ACAPULCO TATİL KÖYÜ (KIBRIS)
ADANA HİLTONSA OTELİ
AKÖZ TURİZM İNŞ. SAN. TİC. A.Ş.
ALARA TURİZM CENTER
ALKENT 2000 KONUTLARI (İSTANBUL)
ATTELIA TATİL KÖYÜ (BELEK/ANTALYA)
BECEREN OTEL (ULUDAĞ/BURSA)
BOTANİK OTEL (ALANYA/ANTALYA)
CLUB ALİ BEY TATİL KÖYÜ (MANAVGAT/ANTALYA)
CLUB ALDIANA SARIGERME (ORTACA/MUĞLA)
CLUB ANASTASIA (MARMARİS/MUĞLA)
CLUB KARDIA (ÇEŞME/İZMİR)
CLUB HOTEL SURF (ALANYA/ANTALYA)
CLUB ROBINSON PAMFİLYA (BELEK/ANTALYA)
ÇAMYUVA TURİZM YATIRIMLARI (KEMER/ANTALYA)
ÇENGELKÖY EVLERİ (İSTANBUL)
DAUM BEACH OTEL (FETHİYE)
DİVAN BRASSERİE (KALAMIŞ/İSTANBUL)
DİVAN PALMİRA OTEL (GÖLTÜRKBÜKÜ/BODRUM)
DİVAN OTELİ (TAKSİM/İSTANBUL)
ECESARAY MARİNA OTEL (FETHİYE/MUĞLA)
FAME RESİDENCE OTEL (KEMER/ANTALYA)
FENERBAHÇE D/G KOMUTANLIĞI (FENERBAHÇE/İSTANBUL)
GAMA ENDÜSTRİ A.Ş. (ANKARA)
GRAND AZUR TESİSLERİ (MARMARİS)
GARANTİ YATIRIM TURİZM A.Ş.(İSTANBUL)
HILLSIDE MA BICHE OTEL (KEMER/ANTALYA)
HOTEL SUN ZEYNEP (BELEK/ANTALYA)
HOTEL GOLDEN DOLPHIN (MARMARİS)
HOTEL CARTOON (TAKSİM/İSTANBUL)
HOTEL GOLDEN LOTUS (KEMER/ANTALYA)
KALKAN REGENCY OTEL (KALKAN)
KAYA TURİZM KOMPLEKSİ (BELEK/ANTALYA)
LARES OTEL (BELEK/ANTALYA)
LETOONIA GOLF RESORT (ANTALYA)
LETOONIA GOLF RESORT (FETHİYE)
LİKYA EVLERİ (KALKAN/KAŞ)
MAGIC LIFE BELPARK (BELEK/ANTALYA)
MAGIC LIFE DER CLUB (BODRUM)
MARMARİS MARTI OTEL
MARMARİS PARK OTEL (MARMARİS/MUĞLA)
MERCEDES BENZ DİNLENME TESİSLERİ (AKSARAY)
MİMOZA APART OTEL (BODRUM)
MODA DENİZ KULÜBÜ (İSTANBUL)
TONER MİMARLIK
NOBILIS GOLF RESORT HOTEL (BELEK/ANTALYA)
OFO İNŞ TUR. A.Ş.
OTEL BELCEKIZ (FETHİYE)
ORION YATÇILIK (GÖCEK/FETHİYE)
ÖZKAYMAK OTEL ( KEMER/ANTALYA)
PARKSA HILTON (İSTANBUL)
PARK ORMAN TUR. YAT. TİC. A.Ş. (İSTANBUL)
PEGASOS OTEL (BELEK/ANTALYA)
PHASELIS ROSE HOTEL (TEKİROVA/ANTALYA)
PIRATE’S BEACH CLUB (TEKİROVA/ANTALYA)
PRINCESS ARTEMISSIA (BODRUM)
RAKKAS RESTAURANT (CADDEBOSTAN/İSTANBUL)
RENAISSANCE RESORT HOTEL (KEMER/ANTALYA)
RIXOS HOTEL (ANTALYA)
ROBINSON CLUB ÇAMYUVA (KEMER/ANTALYA)
ROBINSON NOBILIS GOLF CLUB (BELEK/ANTALYA)
ROBINSON CLUB SELECT MARES (MARMARİS/MUĞLA)
ROBINSON CLUB PAMFİLYA (MANAVGAT/ANTALYA)
SABANCI CENTER KULELERİ (4.LEVENT/İSTANBUL)
SETUR MARİNA (KALAMIŞ/İSTANBUL)
SEA GARDEN HOTEL&VILLAGE (BODRUM/MUĞLA)
SHERATON VOYAGER (ANTALYA)
SİDE TATİL KÖYÜ (SİDE /ANTALYA)
SÜRAL HOTEL (ANTALYA)
STARBUCKS CAFE (SUADİYE/İSTANBUL)
SWISSOTEL (İSTANBUL)
TATKÖY YATIRIM TURİZM TİC. A.Ş. (KEMER/ANTALYA)
TMT OTEL (BODRUM)
TÜRKMENBAŞI OTEL (TÜRKMENİSTAN)
WOW BODRUM BEACH CLUB HOTEL (BODRUM/MUĞLA)
WOW ANTALYA HOTEL (ANTALYA)
YÜZEVLER RESTAURANT (ETİLER/İSTANBUL)

Adres Bilgileri:

YUKARI DUDULLU ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ 1. CADDE NO:6 34776 ÜMRANİYE-İST.

Tel: (0216) 540 43 00 (PBX)

Fax: (0216)540 43 10 (PBX)

Ev Dekorasyonunda Fuarlar

Yeni bir eve taşınıyorsunuz ya da evinizin dekorasyonunda bir takım değişiklikler yapmak istiyorsunuz… Karşınızda öyle çok alternatif var ki. Artık, eskisi gibi yabancı ev ve dekorasyon dergilerine, Avrupalı firmaların kataloglarına bakarak iç geçirmiyoruz. Çünkü ülkemizde, ithal ve yerli birçok markanın ürünleri, zengin bir çeşitlilik içinde sunuluyor.

3-6 Haziran arasında, TÜYAP’ta düzenlenen “Ev Dekor Fuarı”nda bu durum bir kez daha gözler önüne serildi. Farklı ülkelerden yaklaşık 200 firma ve mümessilliğin katıldığı fuarda mobilyadan aydınlatmaya, perdelik ve döşemelik kumaşlardan yatak takımlarına, aksesuardan bahçe malzemelerine kadar her türlü dekoratif ürünü görmek mümkündü.

Geçtiğimiz günlerde Nişantaşı’nda açılan “Ka International” mağazasında da, döşemelik kumaş, kanepe, koltuk, sandalye ve puf çeşitlerinin yanı sıra perde, yastık, yatak örtüsü ve geri kalan tüm ev tekstil ürünlerinin yer aldığı geniş bir ürün yelpazesi sunuluyor. Ka International’de yer alan ürünlerin üretimleri, Barcelona ve Valencia’daki fabrikalarda gerçekleştiriliyor.

Farklılığın sırrı
Evini dekore eden herkesin ortak kaygısı “farklılık”tır. Yaşadığınız mekanın “size ait” görünmesini sağlarsanız, farklılığı yaratmış olursunuz.

* İlk olarak edinebildiğiniz tüm dekorasyon dergilerini (Home Art, Vizyon Dekorasyon gibi) karıştırın. Ardından mağazaları dolaşın. Edindiğiniz fikirler sonucu, en uygun alışverişi yapabilir, hatta zevkinize uygun tasarımları özel olarak yaptırabilirsiniz.

* Eğer mekanınız çok büyük ya da küçük olması, işinizi zorlaştırabilir. Bu durumda “işin ehli” birilerinden fikir almanızda yarar var. Küçük bir mekanda yaşıyorsanız, her köşeyi en iyi şekilde değerlendirebilmek için düşünüp taşınmalısınız.

* Oturma grubunuzun hepsini tek bir mağazadan, takım halinde almak zorunda değilsiniz. Farklı mağazalarda beğendiğiniz koltuk ve kanapeleri; bit pazarında gördüğünüz şık berjerlerle ya da sallanan bir koltukla birlikte kullanabilirsiniz. Aynı şekilde ahşap ve ferforje, ya da metal ağırlıklı mobilyaları da kombinlemeniz mümkün.

ESRA ÖZ - Sabah

Linens Perde Söyleşi

Hayatımızın içinde tuzluk, biberlik, bardak, döşemelik kumaş, peçete, havlu, halı ve tabii ki perde gibi küçük ayrıntılar, hiçbir zaman acil ihtiyaç listesinde yer almasalar da, bir evin olmazsa olmazlarıdır. Ev hayatına artık her zamankinden daha fazla önem veren günümüz insanı için, bu özel alanı renklendirecek detayların önemi artıyor. Ev dekorasyonuna yönelik çalışan mağazaların da…

Son yıllarda ‘ev güzellik merkezi’ kavramı ile sektörde öne çıkan Linens Mağazaları’nın en önemli iddiası insanlara ürün değil, yaşam tarzı satmak. Genel Müdür Şule Zorlu, bu sebeple ‘trend firmaları’ ile çalıştıklarını söylüyor. Yani ticarî gelişmeleri izlemek kadar, modayı iyi bilmenin de önemi büyük artık. Yurtiçinde 102, yurtdışında ise 21 mağazaya ulaşan Linens’ler Ukrayna, Arnavutluk, Kazakistan’daki mağazaların sayısını arttırmayı; Gürcistan, Mısır ve Libya pazarlarına da girmeyi hedefliyor. Bir ev güzellik mağazasının yabancı ülkelere yatırım yapması aslında son derece riskli bir iş. Çünkü her ülkenin kendine has bir ev döşeme kültürü ve temel alışkanlıkları var. Onları iyi bilmeden yapılacak yatırımların başarı şansı çok az.

Buna en iyi örnek perde kültürü. Perde Türk kültüründe, evdeki mahremiyetin tamamlayıcısı gibi bir işleve sahip. Dışarıdan içerinin görünmesini engelleme gibi bir misyonu var perdelerin. Batı kültüründe ise perde sadece evi daha güzel göstermek için kullanılan bir aksesuardan ibaret. Başta Rusya olmak üzere, eski Doğu Blok’u ülkelerinde ise yakın zamana kadar perdenin hiç kullanılmadığını ve pencerelerin gerektiğinde gazete ile örtüldüğünü öğreniyoruz Şule Zorlu’dan. Bu sebeple dış yatırımlarda pazar araştırması kadar, kültür ve gelenek araştırmalarına da bütçe ayırdıklarını aktarıyor.

BAKİR PAZARLARDA DAHA BAŞARILIYIZ

Dış pazarlardaki bu sosyolojik araştırmaların şaşırtıcı sonuçları da oluyor elbette. Müşterilerin perdeyi hazır değil de, terzi dikimi olarak talep ettiği kültürlerde Linens’in daha başarılı olduğunu vurguluyor. Rusya ve hinterlandındaki ülkelerde, Soğuk Savaş sonrası ev güzellik kavramının önem kazanması ilginç bir ayrıntı. Dışa açılma ve liberalleşmenin, pencereyi gazete ile kapatma anlayışını değiştirdiğini söylüyor Zorlu. Değişen sadece bu değil elbette. Serbestleşen ortamda bireysellikle birlikte ‘ev’ kavramı da öne çıkıyor. Özellikle komünizm sonrası ortaya çıkmaya başlayan orta sınıfın ev güzellik kavramına önem vermeye başlamasından sonra bu ülkelerde perde satışlarının da hatırı sayılır düzeyde arttığını belirtiyor. Dış pazar olarak önceliği bu ülkelere verdiklerini belirtiyor; çünkü ev güzellik kültürü olmayan ancak buna talep olan ülkelere, sadece ürün değil kültür de taşıdıklarını düşünüyor: “Biz bakir alanlarda olmayı tercih ediyoruz. Çünkü evlerini güzelleştirmek istiyorlar; ancak ne yapacakları konusunda bir fikri yok bu insanların. Onlara bu kültürü götürüyoruz. Yerleşmiş markaların ve yaygın alışkanlıkların olduğu pazarlarda kalıcı olmak daha zor.”

PERDE HER ORTAMIN HAVASINI DEĞİŞTİREBİLİR

Batı ülkelerinde, alışkanlıkların yaygınlığı kadar, ölçülerdeki farklılıkların da pazarın yeni aktörlerini zorladığını belirten Şule Zorlu, çarşaf ve yastık ölçülerinin bile Türkiye’den farklı olduğunu belirtiyor. Çarşaf desenlerindeki farklılıklar aslında kültürel kodlara atıf yapıyor. Mesela Almanlar kare yastık kullanır, biz dikdörtgen yastık kullanırız. Aynı şekilde yatak ölçüleri de bizden oldukça farklı. Bu durum Türkiye pazarına girmeyi düşünen Batılı firmaları da zorluyor doğal olarak. Zorlu, dışa açılmayı düşünen yerli yatırımcılar kadar, Avrupa ülkelerinden gelecek yatırımcıların da kültürel farklılıklara göre üretim yapmadığı sürece Türkiye pazarında zorlanacakları görüşünde.

Bizim kültürümüzde ev güzellik kavramındaki en kritik ürün kuşkusuz perde. Şule Zorlu, “Kadını nasıl saçsız düşünemiyorsak, bir evi de perdesiz düşünemeyiz.” diyor. Bir ev için en önemli ayrıntı perde. Her mekânın havasını hemen değiştirebilecek kadar etkili bir aksesuar. Şule Hanım’a göre perdeden sonra halı geliyor. Döşemesi, perdesi, yatak örtüsü ve halısı olmadan bir evin olamayacağını belirterek, bunlarda iddialı olduklarını belirtiyor. Onları ise masa üstü grupları izliyor.

BİZİM YAPTIĞIMIZ EV KUAFÖRLÜĞÜ

Aslında Türkiye’de insanlar bu ihtiyaçlarını yıllardır çeyiz ve düğüncü mağazalarından karşılıyor. Özellikle düğün organizasyonu yaklaşan aileler için çeyiz mağazaları bütün ihtiyaçların bir arada bulunabileceği mekânlar. Ev güzellik merkezleri ise yeni dönemin yükselen değeri.

Şule Zorlu, bu noktadaki değişimi, mesleki gözlemleriyle yorumluyor: “Günümüzde insanlar, sadece evlenirken evlerini güzelleştirme düşüncesinden vazgeçiyor. Dünyada ve Türkiye’de aileler artık evlerine daha fazla düşkün. Dışarıdaki hayatın sıkıntılarından dolayı eve sığınan insanlar, evlerinde daha fazla vakit geçiriyor. Daha evcimen toplumlara doğru gidiyoruz. Hal böyle olunca da evi daha keyifli ve yaşanılabilir bir mekân haline getirme çabası ortaya çıkıyor. Küçük ayrıntılarla güzelleşen bir ev istiyorlar. Burada artık o güzelliği müşterinin ayağına götürmek lazım. Ev güzellik merkezi kavramını bir kuaför gibi düşünün. İnsan güzelleşmek, bakımlı olmak ve en önemlisi kendini daha iyi hissetmek için kuaföre gidiyor; biz de evlerin kuaförüyüz aslında. Bir masa örtüsü, bir yastık, bir çarşaf, bir perde değişikliği evi önemli ölçüde farklılaştırır. Eskiden Türkiye’de insanlar 10 yılda bir perde değiştirirdi, şimdi 6 yılda bir değiştiriyor. Sürenin kısalmasında katkımız olduğuna inanıyorum.”

Perdeyle bu kadar ilgili bir insan olarak Şule Zorlu’nun tercihi ise dümdüz ve yerleri süpüren uzun perdeler. Günümüz modası olan pencere hizasındaki perde ölçüsünü şık bulmuyor. “Perde perde gibi olmalı, zengin göstermeli; ancak abartısı fazla olmamalı.” diyor.

Ev güzellik merkezlerinin en büyük müşteri kitlesini kadınlar oluşturuyor. Bu durum Linens için de geçerli. Çalışan kadınların önceliği giyim kuşama verdikten sonra evine bütçe ayırmaya başladığını belirtiyor Şule Zorlu. Çalışmayan kadınlar içinse ev güzelliği en önemli egemenlik alanı. Elektronik ve beyaz eşyada sesini çıkarmasa da ev dekorasyonunun, çalışmayan kadının bağımsız karar verdiği tek alan olduğunu vurguluyor. Müşteri kitlesini ise doğal olarak kadınlar oluşturuyor. Yaptıkları işin aslında sosyoloji ile ne kadar ilişkili olduğunu söylediklerinden çıkarmak mümkün: “Bizde insanlar birbirinin evini çok izler, çok merak eder. Özellikle kadınlar komşu ve arkadaşlarının evlerindeki gelişmeleri iyi gözlemler. Bize gelen müşterilerin önemli kısmı, komşusunda, arkadaşında gördüğünün aynısını isteyenler. Bir müşteri arkadan yüz müşteri getirebiliyor. Kadınlar bu gibi şeyleri çok iyi izliyor ve çok konuşuyor. Yansıması da bize oluyor.” Şule Hanım’ın gruptaki ev tekstil yatırımlarına getirdiği yeniliklerden biri de mağazalarda satılan her ürünün, müşteri kaynaklı hasarlara karşı sigortalanması. Buna göre Linens’ten aldığınız bir ürün, kullanıcı hatasıyla dahi hasar görse bir yıl içinde aynısıyla değiştirilebiliyor. Mesela çarşafı yırtsanız, perdede çıkmayan bir leke olsa, nevresim ütülerken yansa bile bunlar sigorta kapsamında. Bunun karşılığında müşteriden herhangi bir ek ücret talep edilmiyor. Daha çok elektronik ürünlerde görülen sigorta işleminin ev tekstiline kayması aslında bir tür pazarlama stratejisi. Müşteri çekmek için kullanılan bir yöntem. Zorlu, bu kadar iddialı bir uygulamayı bir tür reklâm gibi düşündüklerini, tanıtıma ayıracakları bütçenin bir kısmını bunun için kullandıklarını ve bir sigorta şirketiyle anlaştıklarını belirtiyor. Linens’te bu şekilde 10 ayda 1400 ürün aynısıyla değiştirilmiş. Sigortalanan ürün sayısı ise bir milyon. Değiştirmenin bu kadar az olmasını, müşterinin bu sistemi istismar etmediğinin de bir göstergesi olarak değerlendiriyor.

MARKAYA YATIRIM YAPANLAR KAZANDI

Tekstil sektörünün ciddi sıkıntı yaşadığı bir dönemde mağaza sayısını artırma, ürünleri sigortalama gibi iddialı yatırımlara devam etmelerini ise markaya yaptıkları yatırımla açıklıyor Zorlu. Bütün sektörde olduğu gibi ev tekstilinde de kayıt dışı sorunu çok fazla. Bu durum haksız rekabeti beraberinde getiriyor. Bir dönem herkesin girdiği yüksek kârlara sahip bir sektör olan tekstil, yaşanan kriz sonrası iş dünyasının önemli bir bölümünde artık bir an önce terk edilmesi gereken bir yatırım alanı olarak algılanıyor. Böyle bir dönemde ürünü ve hizmeti iyi olanın ayakta kalacağının altını çizen Zorlu’ya göre doğru olan, sürekli olarak markaya yatırım yapmak. Markaya yatırım yapmanın en önemli yollarından biri, ürünü müşteriye doğru anlatabilmek.

Reklâmlar kadar bu noktada pazarlamacılara da büyük iş düşüyor. Bu sebepten olsa gerek, “Benim Linens markam her yerde iş yapar, yeter ki doğru insanlarla yönetilebilsin.” diyor. Linens Akademi’nin kuruluş amacı da, doğru pazarlamacıları bulmak ve onlara işin inceliklerini anlatabilmek. Her ay, bir haftalık sürede ev tekstil grubuna yeni katılan isimlere burada işin incelikleri anlatılıyor. Eğitim süreçleri ürün bilgisinden mağaza dekorasyonuna kadar değişen geniş bir alanı kapsıyor. Şule Hanım, organizasyonun kurulması, mağazaların doğru yerde açılması, iç dekorasyonlarının yapılması ve ekibin tamamlanması gibi bütün ayrıntıların işin ancak yüzde 49’u olduğunu vurguluyor. Geriye kalan yüzde 51 ise sadece satış ve pazarlama. Bir ürün satılmadığı sürece, kaliteli ve garantili olması önemli değil. Bu sebeple o, “Ürünü satamıyorsam Linens mağazası bir müzeden öteye gitmez, insanlar gelir gezer ve giderler.” diyor. Kendisi ise pazarlama ve satış sürecini yerinde gözlemleyebilmek için yurtiçi ve yurtdışındaki bütün mağazaları tek tek gezmeyi ihmal etmiyor. Bir şirket yöneticisinin zamanının minimum yüzde 30’unu sahada geçirmesi gerektiğine inanıyor.

GARSONLUK YAPMAMA BABAM İZİN VERMEDİ!

Şule Zorlu, Zorlu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu’nun üç çocuğundan biri. Bir kız ve bir erkek kardeşi daha var. Birçok büyük şirkette olduğu gibi bir hissedar veya hissedar adayı olarak onun hikâyesi de şirketin alt kademelerinde başlıyor. Ortaokul öğrencisiyken, şimdiki Zorlu Plaza’nın olduğu yerde bulunan Emprime Fabrikası’na yaz aylarında gelmeye başlar. Şirket macerasının başlangıcı da grubun ilk göz ağrılarından olan bu fabrikadır: “Ben fabrikada büyüdüm diyebilirim. O zamanlar yazları giderdim sürekli. Hatta bazen yemekhaneden bardak çalar, onunla bahçedeki havuzdan kurbağa yakalardım. Fabrikadaki görevim ise iplik sökmekti.”

1993-99 arası eğitim için Amerika’da bulunan Şule Hanım, grubun hızlı büyüdüğü ve bir Anadolu sermayesinin İstanbul’un sanayi devlerinin arasına girdiği bu geçiş sürecini yaşayamadığını söylüyor. Yani küçük bıraktığı şirket, dönüşte karşısına bir dev olarak çıkmış. Bu açıdan ilk yetişmeye ve işi öğrenmeye başladığı dönemdeki Emprime Fabrikası’nın onun hayatında büyük önemi var. En ilginç hatıralarından biri de, Amerika’daki öğrencilik yıllarına ait. Bu ülkede birçok öğrenci gibi boş zamanlarında bir lokantada garsonluk yapmak ister; ancak babasının vetosuyla karşılaşır. Buna rağmen orada çalışan arkadaşlarına yardım etmekten geri duramaz. Bunun gerekçesini de hiper aktif olmasına bağlıyor: “Asla boş oturamıyorum. Çoğu zaman yemek yemek yerine iş yapmayı tercih ederim. Hatta ekibime ofisimde öğle yemeği ısmarlar, yemekle geçecek o vakte de bir toplantı sokuşturmayı başarırım.”

DENİZBANK’TA KIYAFET UYARISI ALDIM

Gruptaki ilk ciddi iş deneyimine şimdilerde yüzde 75’i Dexia Grubu’na satılan Denizbank’ta başlar Şule Zorlu. Kozyatağı şubesinde memurluktur ilk görevi. Patron kızı olmasına rağmen bankaya geldiği ilk gün yöneticisinden kıyafet uyarısı alır. Bir daha açık ayakkabı ile işe gelmemesi söylenir. Bu deneyimden olsa gerek finans ve bankacılık sektörünü, aynen askeriye gibi çok disiplinli bir çalışma alanı olarak nitelendiriyor. “Denizbank yıllarında size torpil yapıldı mı?” sorumuza, ailenin bir bireyi olduğu gerçeğini değiştirememekle beraber kendisine ayrıcalık tanınmasına kesinlikle karşı çıktığını vurguluyor. Tabii gerekçesini de ekleyerek: “Birdenbire büyük basamakları çıkamazsınız. Ben sorumluluk almayı, organizasyon yapmayı ve o süreçte bizzat çalışmayı çok severim. Bu sebeple grupta alt seviyelerde çalışarak kariyerime başlamayı ben istedim. Çünkü bir şirketin sermayedarı olarak yetişiyorsanız, çalışanlarınızın neler yaşadıklarını, neler hissettiklerini, davranış özelliklerini yaşayarak görmek zorundasınız. Yoksa işin başına geçtiğinizde onlarla empati kuramazsınız.”
Kaynak: Aksiyon

Evist Mobilya Firması

İstanbul Kadıköy’ de Koşuyolu semtinde yer alan tekstil dekorasyon mağazası ‘Evist’, Murat Adalı ve Enis Ergin ortaklığında kuruldu.

700 metrekarelik bir villanın üç katının teşhir alanına ayrıldığı ‘Evist’te, Adalı, Sihir, Art Life, Bürosit mobilya grupları, butik aksesurlar, perdelik kumaş, zincir perde ve döşemelik kumaş çeşitleri yer alıyor.

Zengin duvar kağıdı ve ünlü markaların kumaş seçeneklerinin sunulduğu mağazada, Hint ipekleri, Nepal halıları, Norveçli Alloc ve Alman Gründorf parke ürünleri de bulunuyor.

Farklı tasarımlar ve genç bir bakış açısının hakim olduğu mağazada, kristal aydınlatma çeşitleri, yatak takımı, vazo, yastık gibi aksesuarlarda zengin bir alternatif seçeneği de mevcut.

Bütün dekorasyon uygulamalarının yapıldığı, heykel ve tabloların da satıldığı ‘Evist’te kış bahçesi projesi de yapılıyor.

Adres: Muhittin Üstündağ Cad. No:81 Koşuyolu
Telefon: 0 216 545 53 05

Renk Uzmanı

Hiç aklınıza gelmeyecek ve “yan yana gelmeleri mümkün değil” diyeceğiniz renkleri bile bir arada yaşatma becerisine sahip bu kadın, kendi evinde ve sofrasında da rengarenk bir stil yaratmış.İngiliz renk uzmanı ve tasarımcı Tricia Guild’in ismini söylemek bile insanın gözünün önünde yeşilleri, pembeleri, morları dans ettiriyor.

Tricia Guild’in evi bir renk cenneti. 1970 yılında Londra’da kurduğu Designers Guild markası kumaş ve duvar kaplamalarının yanı sıra mobilya, ev tekstili, halı-kilim ve ev parfümleri üretiyor. Kendi evinin dekorasyonunda da, Designer’s Guild stilini yansıtan pek çok öğe karşımıza çıkıyor. Renklerin değişen ışıkla kendilerini değiştirdiklerini ve böylece bizi de değiştirdiğini düşünen tasarımcı bu tezini yaşadığı alandaki örneklerle açıklıyor.
Boya
Örneğin, kitaplığın duvarları XVIII. yy. pastel renkleriyle boyanmış; işte burada Guild’in koleksiyonlarına ilham kaynağı olan seyahat, renk ve doğayla ilgili eserler yer alıyor. Döşemelik kumaşlar, duvar kağıtları, yatak odası ve banyo tekstil ürünleri, mobilyalar, aksesuarlar… hepsine ilham veren kitaplar bu raflarda yerini alıyor.

YENİDEN OLUŞTURMAK

Tasarımcının hazırladığı sofra ise tazelik ve sürprizlerle dolu. Amerikan servisi ve peçete takımı yerine kendi koleksiyonunda yer alan kumaşların püsküllü olarak kesilip bırakılmış halleri var. Ton sur ton bir mutfak, pembe, yeşil ve turuncu renklerde bir mönü… “Değiştirmeye ve yeniden oluşturmaya bayılıyorum. Hem kendim için, hem de başkaları için” diyen tasarımcıyla beraberken, hiçbir şey bildik haliyle ilerlemeyebilir. Çünkü o hep şaşırtan bir mizaca sahip.

MUM IŞIĞI

Her akşam yemeğini bir bayram havası haline dönüştürebiliyor. Çiçekler ve yapraklarla dekorlar oluşturup, mekánı ve sofrayı mum ışığı ile aydınlatıyor. Tercih ettiği materyaller ise; porselen, seramik, sedef, kristal ve mine. Sofrada yer alan bardaklar dekorun en ilginç halleri. Farklı boyda, renkli ve değişik formlarda. Mougins veya Salzbourg’daki antikacılardan aldığı sofra takımları eski takımlarıyla beraber uyum içinde.

Güzel havalarda ise peyzaj mimarı Arne Maynard tarafından hazırlanan bahçe, yeşil bir salon haline bürünüyor. Mum ışığıyla aydınlatılmış, süslenmiş ve renkli kumaşlarla bezenmiş bir sofra ve sandalyeler yaz akşamlarının baş rolünü oynuyor. Onun için yemek pişirmek de yaratmak ve tasarlamak anlamına geliyor. “Yeni tarifler bulmayı, farklı karışımlar peşine düşmeyi, yeni parfümler, beklenmedik baharatlar kullanmayı çok seviyorum”, diyor. Yemeklerin hafif olması onun için çok önemli. Gün batımı davetlerinde veya ağaçların altında taze lezzetler partisinde sunduğu sebzelerin kalitesi, zeytinlerin tadı, şampanya ve tabakların üzerine bıraktığı baharatların tazeliği ise vazgeçilmez.

Tricia Guild, romantik, duygusal ve duyusal görüntüleri kendi evinde gerçek ve etkileyici kılmaya çalışıyor. Kıvır kıvır saçları ve her daim gülümseyen gözleriyle ilham perisi kaçanlara sesleniyor!

Tasarımcılarının hazırladığı desenleri Uzak Doğu’da dokutan Kymo, koleksiyonunda ağırlıklı olarak hand tufted yün halılara yer veren bir marka. Rahim Walizada’nın eşsiz tasarımlarının Afganistan’daki özel tezgahlarda, Ghazni yünüyle dokuduğu Terra Nueva koleksiyonu da, markanın en değerli ürün gruplarından biri. Cinisli Kemerburgaz mağazasında görebilirsiniz. Tel: (0212) 322 40 34.

Denizi özleyenlere

Teşvikiye Reasürans Çarşısı’nın içinde yer alan Anna Fresko, kendi tarzını yıllardır başarıyla koruyan bir mağaza. Genellikle bordo ve altın renklerinin hakim olduğu aydınlatma ve aksesuar tasarımları arasında yer alan bu tepsi, kış ortasında deniz mavisini özleyenler için.Tel: (0212) 247 90 55.

Gel keyfim gel

Otellerin dekorasyonu beni çok etkiler. Toprak tonları ve su renklerinin sade mobilyalar ve doğal malzemelerle buluştuğu Sumahan Otel, detaylara gösterilen özenle çok beğeniliyor. Türk tarihi, coğrafyası, mimarisi ve mutfağı üzerine zengin bir kitap koleksiyonunun yer aldığı kütüphanenin önünde oturmak çok keyifli. Tel: (0216) 422 80 00.

Kutu bu, boş durur mu?

Eski fotoğraflar, atmaya kıyamadığınız notlar, doğumgünü kartları, teki kaybolmuş küpeler ya da ilaçlar… Her türlü ıvır-zıvır-kıvır için yaratılmış harika icat kutular, en zor anlarınızda imdadınıza koşacaktır. Inside mağazasındaki metal üzeri resimli alternatifler çok eğlenceli. Tel: (0212) 231 82 86.

Hürriyet

Kış Evleri

1 Som-bahar

Modadaki yükselişini yaşama mekanlarına da büyük harflerle yazdıran altın efekti, hem mobilyalarda, hem aksesuvarlarda, hem de ev tekstillerinde gösteriyor gücünü. Klasik ya da fazla ağır bir görüntüyü önlemek için siyah, beyaz ve kahverengi gibi natürel renklerle düet yapan altın, büyük hacimli parçalarda kullanıldığında mekanlarda gerçek bir odak noktası yaratıyor. Varaklı şamdanlar, yaldızı kısmen dökülmüş çerçeveli aynalar, altın yaldız dekorlu porselenler ya da antik cilalı mobilyalar… Biz fark etmeden evlerimizin içine iyice yerleşen altın renginin seçiminde ve kullanımında tek önemli kural, kıvamını aşmamak!

2 Porselen ve seramik

Sokakta kendisinin benzerini, başkasının evinde kendi mobilyalarının aynısını görmekten bıkan insanlar, farklılaşmak için köklerine dönmeye başladı. Kişiselleşme hareketinin sonucunda değeri artan etnik el sanatları ve el yapımı tasarımlar, tığ işi, dantel, keçe, çini gibi kelimeleri yeniden hayatlarımıza soktu. Bu eğilimle yükselen malzemelerden diğer ikisi de porselen ve seramik. Aklınıza sadece sofra takımları geliyorsa geride kalmışsınız demektir, çünkü bu ikilinin özellikle aydınlatma alanında kullanımı şimdilerde çok yaygın. Kırılgan porselenin heykel benzeri güçlü karakterli tasarımlarda kullanılarak tezat yaratıldığı ürün örneklerine dikkat çekiyor tüm trend avcıları.

3 Floral güç

Sadece kumaşlarda değil, duvar kaplamalarında, seramik karolarda, halılarda, aksesuvarlarda ve sofra takımlarında tüm tasarımcıların sevgilisi olan çiçek desenleri, form, renk ve grafik olarak farklılaşarak değişik tarzlarda dekorasyon stilleri yaratıyorlar. 1950 ve 60’lardan ilham alan retro görünümlerde, neon renklere sahip büyük ve cesur çiçekler tercih ediliyor. Eklektik ve etnik tarzların çiçekleri ise, yan yana ve her boyutta kullanılarak tıpkı doğadaki gibi karmaşık bir görüntü yaratıyor. Bir ipucu daha: Çiçeklerin arasına yerleştirilen kuş figürleri azımsanmayacak sıklıkta karşımıza çıkıyor.

4 Stilize edilmiş etnik desenler

Döşemelik ve perdelik kumaşlarda, duvar kağıtlarında ve ev tekstili ürünlerinde kullanılan desenlerin esin kaynakları ve kökenleri çok çeşitli kültürlere ve zamanlara inebiliyor. Ortaçağ mozaiklerinden art deco formlara, Hint ipeklerinden geleneksel Afrika çizgilerine, Çin minyatürlerinden klasik İngiliz çiçeklerine kadar pek çok kaynak, bu desen definesine katkıda bulunuyor. Bu sezonun tercihlerinde listebaşı etnik temalı desenler.

5 Yeni bir tanım: Junk stili

Bir önceki neslin kullanıp kaldırdığı eşyaları kullanarak evinizde tamamen kişisel bir stil yaratmanız mümkün. Pek çok farklı şekilde uygulanabilen bir stil olan ‘junk’, eski cami kapılarından büyük chesterfield kanepelere, güneşte solmuş antika perdelerden eski mutfak araç ve gereçlerine kadar uzanan geniş bir seçenekler dünyası içinde serbestçe dolaşım hakkı veriyor. Yapmanız gereken tek şey, hayalgücünüzü biraz daha özgür bırakarak bütün bu ‘eski’leri ‘yeni’ye dönüştürecek ya da ‘yeni’lerle birleştirecek yollar bulmak. Defolar bile bazen çok etkili olabiliyor. Daha ayrıntılı bir kullanım kılavuzu için Maison Française dergisinin kasım sayısını okumanızı öneririm.

STİL

Duvarları bırak, dolaba yaz!

Benzersiz ve eğlenceli mobilya, puset, oyuncak, kitap ve kıyafetleriyle yepyeni bir tasarım mağazası olan Nest by Mozaik’te çok farklı dünya markalarının çocuklar için yarattığı tasarımları bulabilirsiniz. Çocukların rahatça yazı yazabileceği kara tahta kapaklı dolap, bunlardan sadece biri. Tel: (0212) 231 54 31.

KEŞİF

Yolu sadelikten geçenler

Çukurcuma’daki iki katlı mağazasını görmediyseniz , hiç olmazsa bu sergiyi kaçırmayın. Accenturc Design Gallery’nin başarılı tasarımcılarından Aslı Aydemir, Erdem Akan, Çiğdem Yapanar, Emine Turan ve Birsen Şenoğlu Canbaz, özgün çalışmalarını 9 Kasım-9 Aralık tarihleri arasında Hillside Trio’da sergiliyorlar: Arkasına iliştirilen kanatlarla hafifleyen 2 kilogramlık seramik terazi ağırlığı, nike logolu hamam terlikleri, ilginç çay bardakları…

TAKİP

Orijinal/Orjin

İthal deri halı, etnik obje ve aydınlatmalarda dikkat çekici modellere sahip olan Orjin Concept, evinizdeki bütünlüğü sağlayacak dekorasyon ve tasarım hizmeti de veriyor. Bu kış evinizle ilgilenecekseniz, adres listenize ekleyin. Tel: (0212) 263 65 25

Mobilyalar İçin Seçim Tavsiyeleri

Mobilyaların insan hayatındaki önemi çok büyüktür. Bedenen ve ruhen dinlenmeye ihtiyacı olan insanın aradığı rahatlık ve huzur, kullanışlı ve iyi döşenmiş mobilyayla sağlanır. Kötü bir mobilya, sebep olduğu sırt, adale, bel ve ayak ağrıları gibi zararları yanında psikolojik olarak da kişiyi rahatsız ve huzursuz eder. Bunun yanı sıra vaktinden önce bozulur, eskir ve kısa bir zaman sonra da onarılması ve yenilenmesi zorunlu hale gelir. Bu yüzden mobilyaların seçiminin iyi yapılması gerekir.

1970′ten beri mobilya sektörünün içerisinde yer alan Hasan Karcı ahşap mobilya alacakların özellikle şunlara dikkat etmelerini öneriyor: “Dolap kapakları iyi kapanmalı, çekmeceler kolay sürülebilmeli, çekmece içleri kıymık, budak vb. içermemeli, uzun raflarda orta destek bulunmalı, sürgülü kapılar ve dolaplar gıcırdamamalı ve kolayca sürülebilmeli, uzun kapılar sağlam menteşelerle iyice desteklenmeli, mobilyanın kostrüksiyonu sağlam ve güvenli olmalı, iç yüzey köşeleri pürüzlü olmamalı, iç aydınlatma kolayca yapılabilmeli, masa ayakları yere tam basmalı ve birbirleriyle tam uyumlu olmalı”.

Hasan Karcı kumaş kaplı mobilyaları seçerken ise öncelikle oturumu rahat, arkalığı çıkıntısız ve düzgün olmasına dikkat edilmesini öneriyor ve şu tavsiyelerde bulunuyor: “İskeleti kuvvetli olmalı, gıcırdamamalı, sallanmamalı; iskelet ve köşeler kumaşla iyi bir şekilde kaplanmalı; köşeler iyi birleştirilmiş ve yapıştırılmış olmalı; dikişler ve biyeler düzgün, desenler ortalanmış ve çizgiler dikişler uyumlu olmalı; minderler esnek ve koltukla tam uyumlu olmalı.”

Kanepe ve koltuk üzerindeki düğmeler güvenli bir biçimde dikilmiş olmasının önemi üzerinde duran Hasan Karcı, sürekli kullanılacak ürünler sağlam ve sık dokunmuş, temizlemek üzere çıkarılabilecek parçalar yırtılmayacak bir üründen yapılmış olması gerektiğini de vurguluyor.

İhtiyaç duyulan bir mobilyayı satın alırken her bakımdan rahat, kullanışlı ve kaliteli olmasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Karcı, “Bu sebeplerden dolayı satın alınacak herhangi bir koltuk, kanepe, sandalye hakkında yeterli bilginiz olmalıdır. Bu bilgi çok sayıda mağaza gezilerek elde edilebilir. Görünüşü güzel olan bir mobilya rahat olmayabilir veya fiyatı uygun olmayabilir. Diğer taraftan dayanıklı, rahat ve uygun fiyatta olan mobilyanın da görünüşü güzel olmayabilir. Bu nedenle mobilyanın sadece dış görünüşüne bakmak yeterli değildir. Kullanılma biçimi kontrol edilmelidir” diyor.

Mobilyaların yapımında kullanılan ağacın cinsinin, birleştirme yerlerinin sağlamlığının ve cilasının düzgünlüğünün mobilya hakkında karar vermede önemli faktörler olduğunu söyleyen Hasan Karcı satın alınması düşünülen mobilyadaki döşemelik malzemenin kolay yanmayan, terletmeyen ve kolay temizlenen özellikte olmasına da dikkat etmeyi öneriyor.

kaynak:mobilyadekorasyon.com

Evde dekoratif değişiklik

Evinizin dekorasyonunda değişiklik vakti geldi mi? Ev dekorasyonunun temel ögelerinden; eşyalarımızı kaplayan, örten kumaşlar, bu sonbahar- kış renkleri ve desenleri ile ilgi çekiyor. Kumaşlar bu kış renkleri, çizgileri, çiçekleri ve dokularıyla gerçekten dekoratif.

ETNİK MOTİFLER

Kumaşı kullanacağınız yer ve dekorasyona katacağı estetik, seçim yaparken göz önüne alınmalı. Yün, ipek, keten ve pamuk gibi doğal dokuların yanında, sentetik dokumalar da sundukları renk ve desen alternatiflerinin çeşitliliği nedeni ile sıklıkla tercih ediliyor. Seçeneği bol; çizgililer, ekoseliler, kendinden desenli veya baskı desenliler.

Çizgili kumaş, genellikle yatak örtüsü, yastık veya döşemelik olarak kullanılıyor. Ekoselilerde geniş bir renk yelpazesi olduğu için, kombinler oluşturarak döşemelik kullanıma çok uygun. Çiçekli kumaşları, özellikle yoğun çiçek desenli ‘‘şintz’’ kumaşları country mekanlarda kullanabiliriz.

Desenlerin sonradan baskı tekniği ile verildiği kumaşlarda çok modern desenler bulmak mümkün, geometrik, soyut ve etnik motifler de… Şam kumaşı da denilen ipek, pamuk ve yünden mat iplikle dokunan, kabartma desenli bitki motifleri ile bezeli kumaşlar; genellikle klasik mekanlarda perde olarak tercih ediliyor.

KADİFE VE DAMASKO

Perdede kullanabileceğiniz bir diğer kumaş da etamin. İnce ve seyrek dokusuyla ilginç ve dekoratif.

Ayrıca şifon kumaş, bol drape ile perdede kendini gösteriyor. Yine şeffaf dokumalardan tüle gelince… Şu sıralarda moda olan şekli ise ipek ipliklerden dokunmuş yerlere dek uzanan tüller.

Döşemelik kumaşlarda da ayrıca yıkamaya dayanıklı viskon, değişik resimler, örneğin hayvan resimleri işlenerek yaratılan goblenler, karmaşık desenli jakar iyi sonuç veriyor. Ayrıca kadife de sıklıkla döşemelik olarak kullanılıyor. Bunun yanında mat tafta kumaş üzerine parlak saten dokuma ile yaratılan damasko, kırlent ve yastıklara hayat katıyor.

Son olarak belirtmek isterim, bu kış leopar desen ve kürk, sadece giysi ve aksesuarlarda değil, koltuklarımızda da kendini gösteriyor. En güzel örnekleri de Prestige mağazalarında. Türkiye çapında 9 mağazası olan Prestige; farklı arayışları olanlar için geniş desen ve kumaş yelpazesini seçime sunuyor.

Adres ve telefon

Adres: Prestige, Işıklar Cad, No: 24/C, Antalya & Telefon: 0.242.241 38 86

Sayfalar: 1 2

Dekorasyon ve Mobilya Sitemiz Wordpress altyapisini kullanmaktadir.

eXTReMe Tracker