Ne Nerede ?

İSTANBUL

Tarihten izler

Osmanlı Bankası’nın kuruluşundan bu yana koruyup sakladığı binlerce belge, fotograf ve değerli kağıdın yeraldığı Tarihten İzler başlıklı sergi, bankanın Tarihi Araştırma Merkezi’nde devam ediyor. 134 yıllık zengin bir arşivde yeralan kaynaklar ile oluşturulan bu kapsamlı sergi, 17 Mart’a kadar açık kalacak.

Konuşan renkler

Ressam Beygü Gökçin’in Last Blue Monday of 1997 projesi kapsamındaki Talking Colors adlı sergisi, Q Caz Klüp’te yarın 29 Aralık’a kadar görülebilir. Çırağan Sarayı, Casino Karşısı, A Blok, Beşiktaş.

Bir ustadan heykeller

Heykel ustası Ferit Özşen son dönem yapıtlarını 24 Ocak’a kadar Beyoğlu’ndaki Aksanat’ta sergiliyor. İstiklal Caddesi, Beyoğlu. Tel: 252 35 00.

Dünden bugüne Türk sanatı

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim- İş Bölümü öğretim üyelerinden Mehmet Zeki Kuşoğlu, artık örneklerine çok az rastlanan sedef, gümüş ve altınla yapılan geleneksel Türk el sanatlarını yaşatıyor. Sanatçının sergisi, 28 Ocak tarihine kadar Karsu Tekstil Sanat Galerisi’nde. Gazeteciler Sitesi Yazarlar Sok. No: 26, Esentepe. Tel: 288 33 89.

Bir Cumhuriyet ressamı

Atatürk devrimlerinin kadın sanatçıya verdiği değer ve önemi gözler önüne seren ilk örneklerden biri olan ressam Müreccel Küçükaksoy’un yapıtları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda sanatseverlere sunuluyor. Küçükaksoy’un 50 yıllık birikimini yansıtan sergi, 30 Aralık’a kadar açık.

Detay Grubu’ndan tablolar

1990 yılında Sevim Tunçyıldız tarafından kurulan Detay Grubu’nun karma resim sergisi Uran Kültür ve Sanat Merkezi’nde görülebilir. Grubun, birlikte açtığı bu 12′nci sergi, 10 Ocak’a kadar sürecek. Altunizade Tophanelioğlu Cad. No: 56. Tel: 343 43 85.

Ünlü DJ’ler İstanbul’da

Berlin’in ünlü DJ’leri DJ Feed, DJ Sebel ve Mc Jamie White yılbaşı gecesi Magma Club’ta müzik yapmak üzere İstanbul’a geliyorlar. Akarsu Sk. NO.5, Galatasaray.

Sanatta 10 usta

‘‘Modern Türk Sanatından 10 Usta’’ başlıklı sergi, Cumalı Sanat Galerisi’nde sürüyor. 9 Ocak tarihine kadar açık kalacak olan sergide, Hale Asaf, Şefik Bursalı, Ali Çelebi, İlhami Demirci, Cevat Dereli, Hamit Görele, Zeki Kocamemi, Züthü Müridoğlu, Cemal Tollu ve Eşref Üren’in resimleri yeralıyor. Şakayık Sok. 45/3. Tel: 248 31 65.

Bond medyaya karşı

Sinema dünyasının en çok ilgi gören kahramanlarından biri olan James Bond, yeni macerasıyla yine solukları kesecek. Roger Spottiswoode’un yönettiği Yarın Asla Ölmez (Tomorrow Never Dies) adlı bu 18′inci Bond filminin başrollerinde Pierce Brosnan, Michelle Yeoh, Jonathan Pryce, Teri Hatcher yeralıyor. Altunizade Capitol, 1 ve 2, Avcılar Standart, Bakırköy Carousel, Bakırköy Renk, Bakırköy Sinema 74, Beyoğlu Atlas, Beyoğlu Fitaş, Etiler Akmerkez, Etiler Hisllside Parliament Cinema Club, Fenerbahçe Piramid Florya Prestij, Gaziosmapşa Sinemass, Kadıköy Süreyya, Maltepe Grand House, Fatih Feza, Maslak İstanbul Princess, Ortaköy Feriye, Ortaköy Princess, Pendik Güney, Teşvikiye AFM, Osmanbey Gazi.

ANTALYA

Sergiler

ANSAN Sanat Galerisi’ndeki İzmirli ressamlar Ali Sevimli, Oğuz Demir ve Hasret Sevim’in karma resim sergisi, 31 Aralık tarihine kadar sürecek. Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde sürmekte olan Galeri Müdürü Nuri Sezer’in yağlı boya resim sergisi 31 Aralık tarihinde sona erecek. 2-14 Ocak 1998 tarihleri arasında Yaşar Yapıcı, 15-21 Ocak 1998 tarihleri arasında ise Necdet Güven’in resim sergileri galeri de gerçekleşecek.

Sinemalar

MEGAPOL, Tomorrow Never Dies. PRESTİJ, Hamam. ALTIN PORTAKAL, En İyi Arkadaşım Evleniyor. KENT, Ağır Roman. ASPENDOS, Beni Bırakma. KÜLTÜR, Bean.

ADANA

Yurtdışında başarıyla yönettiği konserler sonrasında Adana’ya dönen ünlü orkestra şefi Emin Güven Yaşlıçam, sanatseverlerle yeniden buluştu. Şu sıralar şubat ayında Çukurova Senfoni Orkestrası ile vereceği konserin hazırlıklarını sürdürüyor. Belçika Kraliyet Orkestrası ile Kıbrıslı piyanist Rüya TAner’in seslendirdiği Mozart’ın eserlerinden oluşan CD’si ise ocakta piyasaya çıkacak.

ANKARA

Tarzan Ankara’da

‘‘George Of The Jungle’’ isimli unutulmaz şarkısı ile aşk, macera ve komedi üçgeni içinde izleyici karşısına çıkan Orman Kaçkını filmi Ankara’da Koru ve Metropol sinemalarında gösterime giriyor. Efektleri ile dikkat çeken çalışmada, George ormandan çıkarak şehre yerleşme planları yapar. Ancak düşmanları karşısında bulan George onları ormandan temizlemek için amansız bir mücadele içersine girer.

Sergiler

Cemal Güvenç’in suluboya tabloları Türkiye Kalkınma Bankası Sanat Galerisi’nde görülebilir.

Cuma Ocaklı resim sergisi Arda Sanat Galerisi’nde sürüyor.

Nazan Günay’ın resim sergisi Başak Sigorta Sanat Galerisi’nde.

Şeref Bigalı’nın resim sergisi Doku sanat Galerisi’nde görülebilir.

diyarbakır

Sinemalar

Dilan Sineması’nda bir süredir gösterimde olan Mesaj, bugün yerini başrollerini Tom Lee Jonas ve Will Smith’in paylaştıkları Siyah Giyen Adamlar’a bırakıyor. Emek Sineması’nda ay sonuna kadar Claudia Schıffer ve Matteu Modine’in başlıca rollerini üstlendiği The Blackout, yeni yılla birlikte yerini Bruce Willis’in 5.Güç adlı filmine bırakıyor. Site Sineması’nda ise Moanna ve Nefes Nefese gösterimde.

Tarla Kuşu ve Juliet

Devlet Tiyatrosu’nda bu hafta da aynı oyunlar var. ‘‘Kaç Baba Kaç’’ ve haftasonları sahne alan çocuk oyunu ‘‘Burnunu Kaybeden Palyaço’’ yeni yılda son bula3cak. Yeni yılın ilk oyunu, Ephreim Kishon’un iki bölümlük ‘‘Tarla Kuşuyla Juliet’’.

izmir

‘‘Akrep’’ İzmir’de

Ankara Sanat Tiyatrosu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura’nın ‘‘Vatan haini’’ dediği Eşber Yağmurdereli’nin yaşamını anlatan ‘‘Akrep’’ adlı oyunu, belediyeye ait İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde sahnelendi. İlk gece, oyunun sonunda, salonu dolduran İzmirlilerin yoğun alkışlarıyla, Lemi Bilgin, Altan Erkekli, Erol Demiröz, Koray Ergün, Metin Coşkun ve Hakan Akın ile sahneye gelen Yağmurdereli’nin gözyaşlarını tutamadığı gözlendi.

Çocuk Yuvası için konser

Tuluyhan Uğurlu, Yunus Emre Vakfı Karşıyaka Şubesi yararına konser verdi. Vakfın Buca’daki Şehit Asteğmen Adem Dertsiz Çocuk Yuvası’na yardım amacıyla düzenlenen konser, Sabancı Kültür Sarayı’nda gerçekleşti. Tuluyhan Uğurlu, Mustafa Kemal Atatürk için bestelediği senfoniyi piyanosuyla seslendirdi.

Kulin’in söyleşisi

Son günlerin çok satan kitaplarından ‘‘Adı Aylin’’in yazarı Ayşe Kulin, İzmir’de okurlarıyla söyleşti. Yazar, Göztepe ve Güzelyalı Rotary Kulüpleri’nin toplantısında, konusunu gerçek yaşam öyküsünden alan kitabını tanıttı.

Klasik korodan Mevlana

İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, librettosunu Şükrü Şardağ’ın yazdığı, müziklerini Dr. Teoman Önaldı’nın yaptığı ‘‘Mevlana Ulu Sesi’’ni seslendirdi. Atatürk Kültür Merkezi’ndeki konseri çok sayıda sanatsever izledi.

Dışavurumcu resimler

Ressam Namık Çekal, 7. kişisel sergisini İletişim Kitabevi’nde açtı. Halen Devlet Resim heykel Müzesi’nde restoratör olarak çalışan Çekal, resim eğitiminden sonra devlet bursu ile gittiği Varşova’da tablo restorasyonu ve müzecilik konularında araştırma yaptı. Gözlemlediği olayları, dışavurumcu bir anlayışla tuvaline aktaran sanatçının yurtiçinde ve dışında özel koleksiyonlarda eserleri var.

Danslı sergi açılışı

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Araştırma Görevlisi Enver Akmaner, ‘‘Taşların Sırrı’’ adlı 6. kişisel sergisini Türk Amerikan Derneği’nde açtı. Osmanlı mezar taşları formundan yola çıkarak yapılan soyut çalışmaların yer aldığı sergide 30 adet çalışma yer alıyor. Açılışta, Güzel Sanatlar Fakültesi grafik bölümünden Simge Üngör ve seramik bölümünden Bilge Güneşdoğdu, ölüm temasını işleyen dans gösterisi yaptı.

Dama, kuşlar ve…

İzmirli Sanatçı Lale Temelkuran ‘‘Dama, Kuşlar ve Herşeye Rağmen’’ adlı sergisini Yaşarbank Alsancak şubesinde açtı. 21 tablonun bulunduğu sergi sanatçının 4. kişisel sergisi. Tema olarak insanı seçen ve akrilik boya tekniğini kullanan Lale Temelkuran resimlerinde, toplumda kadının yerini yansıtmaya çalışıyor. Sergi 10 Ocak’a kadar izlenebilir.

Paris-İzmir-Paris

Bulgaristan’da yaşayan Türk Sanatçısı Yaşar Ali Güneş’in, Paris’te Türkiye’ye iltica etmesiyle başlayan serüveni, İzmir-Paris arasında sürüyor. İzmir’in en çok ödül kazanan sanatçısı ünvanını da taşıyan Güneş, Çetin Emeç Sanat Galerisi’nde sergi açtı. Sanatçı, kendi duygu ve düşüncelerini çevresel etki, düşünce ve olaylarla yoğurup özgün bir renkçi anlayışla tuvale aksettiriyor. Sergi 5 Ocak’a kadar açık.

Ateşle Oynayan

Ankara Devlet Tiyatrosu hafta içinde ’Ateşle Oynayan’ isimli oyunu Şinasi Sahnesi’nde sergiliyor. Oyun mitolojik dönemde Tanrılara kafa tutan Prometeus’un öyküsü üzerine kurulu. Oyunda başlıca rolleri Tarık Ünlüoğlu, Ağır Roman filmindeki performansıyla dikkatleri çeken Mustafa Uğurlu (sağda) ve Ali İpin paylaşıyor.

Barışın sergisi

Yunan Ressam Maria Sevastaki 10. kişisel sergisini İzmir’de açtı. Mazhar Zorlu Sanat Galerisi’ndeki ‘‘Ege’’ adlı sergisiyle sanatseverlerle buluşan Sevastaki, geçen yaz Çeşme’de düzenlenen 1. Ege Festivali’ne katılarak, Türk - Yunan barışı ve dostluğu adına duvar resmi yapmıştı. 14 soyut eserin yer aldığı sergi 12 Ocak’a kadar açık kalacak. Sevastaki, ‘‘Eserlerim Ege’nin sıcaklığı ve coşkusunu yansıtıyor. Dostluğumuzu pekiştirmek için sergimi burada açtım’’ dedi.

İki kardeşin resimleri

İki genç ressam, Mine Ünsal ve Fatma Ünsal kardeşlerin yapıtlarından oluşan sergi, 31 Aralık’a kadar İstanbul Beşiktaş Deniz Müzesi’nde. Fatma Ünsal’ın tuvalindeki figürler, heyecan ve duygu yoğunluğunu yansıtıyor. Mine Ünsal’ın resimlerinde ise yoğun bir duygusallığın yanısıra karmaşık bir içbenliğin varlığı da seziliyor.

Kelepir bir yaşında

İzmir’de ‘‘Ucuz değil, çok ucuz kitap’’ ilkesiyle yola çıkan Kelepir Kitabevi, 1. yaşını kutladı. Devlet Senfoni Orkestrası flüt sanatçılarının mini konser verdiği kutlamalarda ayrıca alışveriş yapanlara yüzde 10 indirim uygulandı. Kelepir Kitabevi Sahibi Gökhan Nevşehirli, bir yılda gördükleri ilgiden memnun olduklarını belirterek, ‘‘Bizi bir yıl boyunca yalnız bırakmayan müşterilerimize konser ve indirimle teşekkürlerimizi sunduk’’ dedi.

Hem çapkın, hem sakar

Meslek yaşamı boyunca birbirinden farklı birçok karakteri canlandıran deneyimli aktör Gerard Depardieu, bu kez hem çapkın hem de sakar bir tarih öğretmeni olarak beyazperdede. Depardieu’nun, başrollerini Michele Laroque, Souad Amidou, Guy Marchand ve Ticky Holgado ile paylaştığı Sakar Profesör (Le Plus Beau Metier Du Monde) İstanbul’da gösterime girdi. Filmin yönetmeni ise yine Depardieu ile birlikte çalıştığı Kahraman Babam’a da imzasını atan Gerard Lauzier. Beyoğlu Emek, Fitaş, Osmanbey Gazi, Ortaköy Princess, Etiler Akmerkez, Hillside Parliament Cinema Club, İstanbul Princes, Bakırköy Avşar, Galleria Prestij, Şaşkınbakkal Sinemax, Altunizade Capitol, Kadıköy Ocak’ta.

Başkent makarnayı burada yiyor

Bir protokol kenti olan Ankara’da bağımlılık yaratmayı başaran bir restoran, Santini. ITT Sheraton Ankara’nın bünyesindeki Santini Restaurant, iki yıl içinde İtalyan mutfağını Başkent’e sevdirmeyi başardı. Santini restoranlar zincirine ismini veren Gino Santin, otelcilik, balıkçılık yapmış bir Venedikli. Yemek yapmayı her zaman bir sanat olarak görmüş. Santini’nin şefi Fikret Yeşilyurt, Santin ile çalışmanın bir ayrıcalık olduğunun bilincinde. İtalyan mutfağı şefi Ahmet Arslan da Santin’in yanına giderek uzun bir eğitimden geçmiş. Arslan konumunu ‘‘Ben kendimi bir orkestra şefi gibi görüyorum. Bütün mutfağı yönetebilirim ancak herkes yaptığı işi en doğru şekilde icra ettiği için her zaman değerli eserler çıkarıyoruz’’ sözleriyle özetliyor.

Restoranda, zengin mönü, yemeklerin sunum kalitesiyle bütünleşiyor. Dekorasyon için kullanılan renklerden ışıklandırmaya, hatta çalınan müziğe kadar herşey Gino Santin tarafından belirlenmiş. Yeşilyurt Santini’nin bu özelliğini şöyle özetliyor: ‘‘Dekorasyon, Milano ve Londra’daki ile aynı. Yani, tüm mobilyalar açık renk ve spotlar insanlara değil, masada tabağın konulduğu bölgeye yönlendirilmiş durumda. Çünkü, Gino Santin, yemeğin bir sanat olduğunu ve masaya gelen tabağın aynı bir yağlıboya tablo gibi gözükmesi gerektiğini söylüyor.’’

Sheraton Ankara Halkla İlişkiler Sorumlusu Zeynep Talı da Santini’nin açılışıyla ilgili şu anıyı aktarıyor: ‘‘Herşey bitmişti ve Genel Müdürümüz, Yiyecek İçecek Müdürümüz yanlarında Gino Santin ile içeri girdiler. Birbirlerine baktılar ve ‘Kesinlikle olmamış’ diyerek dışarı çıktılar. Bir iki gün içinde tavanı ve yerleri söktürüp tekrar yaptırdık.’’

Santini’de makarnalar elde yapılıyor ve soslar İtalya’dan geliyor. Restoranın 40′ı aşkın çeşitle güçlenen mönüsü, İtalya’nın, Kanada’nın, Fransa’nın ve Türkiye’nin en seçkin şaraplarıyla destekleniyor. Gözde spesyaller arasında baharat, zeytinyağı, İtalyan sirkesi ve sosuyla yapılan Levrek haşlama, limon, hardal ve baharatlı tavuk göğsü, mantarlı dana eskelop var. Balık, kırmızı et, tavuk spesiyalleri Santini’de özenli salatalar, deniz ürünleri ve finalde zengin tatlı mönüsüyle bütünleniyor.

Dört Mevsim Bodrum

Park İasos, yaşamısını ve eğlenmesini bilenlerin gözdesi; Hollywood starlarından politikacılara kadar birçok ünlünün uğramadan geçemediği Bodrum’un Güllük Kasabası’nda inşa edildi. Adını yakınındaki antik İasos kentinden alan site, doğa ve tarihin ortasında, sakin, huzurlu, kısacası kusursuz bir yaşam sunuyor.

Toplam 70.000 m2 üzerinde kurulan Park İasos, Bodrum’a özgü sokak görüntülerini andıran, estetik Bodrum taşlarıyla örülmüş duvar ve setlerle birbirine bağlanan 5 mahalleden oluşuyor. Mahalleler Efes, Milet, Asia, Karia ve Knidos adlarını taşıyor.

Park İasos’taki evler değişik yaşam tarzı ve isteklere cevap verebilmek amacıyla 3 tipte inşa edildi. Bahçelievler (198 m2), Parkevler (102 m2) ve Terasevler (88 m2). Geniş manzaraya hakim teras, terasta botanik havuzu, geniş veranda, rustik çam panjurlar, bahçede barbeque ve rustik odunluk ve çam pencere doğramaları, Park İasos’taki evlerin özelliklerinden yalnızca birkaçı.

Evlerde bulunan sıcak-soğuk hava devreli klimayla Park İasos’ta sadece yazın değil, kışın da yaşam devam ediyor.

Yüzme, tenis, basketbol, voleybol, koşu, bisiklet… Arzu edilebilecek her türlü imkânı var Park İasos’ta. Plaj (Park İasos, denize sadece 70 m. uzaklıkta) yüzme havuzu, tenis kortu, basketbol-voleybol sahası, amfitheatr, çay bahçesi, açık satranç alanları, güneşlenme ve manzara terasları, bisiklet-yürüyüş parkurları ile Park İasos gençlik ve dinamizm sunuyor. Ayrıca, alternatif hobiler için kurulan Club Park İasos, kiralık motorlu tekne ve dağ bisikleti hizmetleri veriyor.

Park İasos, Sinpaş’ın bir iştiraki olan KENTSEL HİZMETLER A.Ş. tarafından profesyonelce yönetiliyor. Park İasoslulara en iyi hizmeti vermek için çalışan yöneticilik, 365 gün 24 saat işbaşında. Site yöneticiliği, İstanbul’dan Park İasos’taki evine gelecek olan bir ev sahibinin, evinin temizlenip/havalandırılması gibi özel isteklerine de cevap veriyor. Sitede yaz-kış aralıksız güvenlik hizmeti de veriliyor.

Evlerin dekorasyonuna, ev sahibi Park İasos’a özel projelendirilmiş alan seçeneklerinden birini seçiph, örnek evleri gördükten sonra başlanıyor. Bu süre zarfında Sinpaş’ın uzman iç mimari ve dekorasyon ekibi de ev sahibine yardımcı oluyor. dekorasyonda tamamı 1.sınıf olan malzemeler kullanılıyor.

Site içi ulaşım, siteyi bir uçtan bir uca ücretsiz olarak sürekl idolaşan shuttlebus ile sağlanıyor.

Site adeta Park İasos’a özel Güllük Havaalanı yoluyla İstanbul’a sadece 1 saatlik mesafede.

Park İasos, Bodrum’a 39 km., Milas’a 16 km. uzaklıkta. Bodrum-Güllük hattındaki minibüsler gece geç vakitlere kadar çalışıyor. Gündüz güneşin ve denizin tadını çıkaranlar, gece Bodrum’un kıpır kıpır, hareketli atmosferine girerek gönüllerince eğlenebiliyorlar.

Ayrıca Park İasos, çevresindeki diğer tarihi ve doğal güzelliklere sahip beldelere olan yakınlığıyla da günübirlik alternatif gezi imkânları sunuyor.

Her geçen gün popülaritesi artan Bodrum gibi bir beldede bulunması ve havaalanına yakınlığı Park İasos’a yatırım için ideal bir yer haline getiriyor.

Park İasos Nerede?

İnşaat Kalitesi

Isıtma

Recreation Alanları

Profesyonel Site Yön.-Güvenlik

1. Sınıf Dekorasyon

Ulaşım

Kısaca Sinpaş

Sektörde 24. yılını dolduran SİNPAŞ, her geçen gün büyüyen iş hacminin yanında, sınai tesisleri ve sadece bitmiş Sinpaş projelerinin yönetim ve 2.el pazarlama ihtiyaçlarını gidermek üzere kurulan iştiraki ‘‘KENTSEL HİZMETLER A.Ş.’’ ile ‘‘Tam Hizmet’’ anlayışıyla çalışıyor. Ev yaşamıyla modern teknolojinin, elektroniğin birleşimi olan ‘‘Akıllı Konutlar’’ sistemiyle çağdaş yapıların oluşturduğu ‘‘yaşanacak’’ siteler üretiyor.

Şimdiye kadar pek çok büyük projeye imzasını atan Sinpaş 2000 yılına 4 yeni projeyle girmeye hazırlanıyor. Sinpaş’taki yetkililer, ‘‘Akıllı Konutlar’’ sistemiyle gerçekleştirilecek olan, sektörde şimdiye kadar rastlanmamış kadar ilgi çekici ve özgün özelliklere sahip projelerden her birinin İstanbul’da alternatif bir şehir hayatı oluşturabileceği konusunda hemfikirler.

Emlakta franchise Re/Max ile başlıyor

ABD’nin emlak pazarlama devi Re/Max zincirine Türkiye’yi de ekledi. Halen 25 ülkede faaliyette bulunan RE/MAX’ın, Türkiye’nin temsilciliğini uzun görüşme ve pazarlıklar sonucunda Tek Şirketler Grubu aldı. Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Benjamin Goldstein’ın yaptığı Tek Şirketler Grubu’nun RE/MAX temsilciliğini almasıyla emlakta ‘‘franchise’’ dönemi de başlamış oldu.

Benjamin Goldstein, Re/Max’ın isim hakkı için ne kadar ödediklerini söylemiyor. Fakat kısa süre önce Avrupa’dan bu zincire katılan İtalya’nın Re/Max’a bir milyon dolar ödediğini belirtiyor.

Re/Max’ın geçen hafta Las Vegas’ta 25. yıl kutlamalarına yeni üye olan Türkiye’deki yöneticileri baba ve oğul Benjamin ve Murat Goldstein da katıldılar. Kendilerinin de önce İstanbul’dan başlamak üzere, Re/Max’ı tüm ülkeye yayacaklarını belirtten Murat Goldstein franchise koşulları hakkında şunları söyledi: ‘‘Türkiye’de emlak pazarlamanın da çehresi değişecek. Kurulacak bilgisayar satış sistemi ile bütün Re/Max ofislerinden, Türkiye’de veya yurtdışında herhangi bir ülke veya kentten emlak alım satım veya kiralama işlemi yapılabilecek. Her bölgeye franchise yoluyla acentalar vereceğiz. Acenta olabilmek için 20 bin dolarlık ödeme, en az 80 metrekarelik bir ofis, bilgisayarlı iç ve dış dekorasyon şartlarının yerine getirilmesini istiyoruz.’’

Re/Max’ın patronu Dave Liniger ise, ‘‘Kısa süre önce bize katılan İrlanda, Singapur ve Türkiye ile Re/Max organizasyonu uluslararası alanda tam bir patlama aşamasında’’ dedi.

Türk Modası Moskovada Gövde Gösterisi Yaptı

Moskova’da düzenlenen Deri ve Moda Fuarı, Türk deri ve konfeksiyon sektörünün gövde gösterisine dönüştü. 3 gün boyunca günde 3 seans defile ile ürünlerini tanıtan Türk firmaları, hükümetin Rusya’ya yönelik ihracat konusunda önlem almasını istedi.

TÜRKEL Fuarcılık hizmetleri tarafından Moskova Fuar Merkezi Expocenter’da düzenlenen fuar, Türk deri ve tekstil sektörünün önde gelen 120 firmasının gövde gösterisine dönüştü. Deri ve Moda fuarındaki büyük başarının yanı sıra, ünlü mankenlerin her gün düzenli olarak podyumda yaptıkları defileler, Ruslar tarafından büyük alkış aldı. Didem Uzel, Esin Moralıoğlu, Buket Saygı, Çağla Şıkel gibi mankenlerin yanı sıra, ünlü Rus mankenlerde fuarda görev aldı.

Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Turgut Koşar, devletin desteklerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Koşar, deri sektöründe şu an 100 bin işçinin işten çıkartıldığını ve şu anki ihracaat zararlarının 20 milyar dolar olduğunu söyledi. Deri sektöründe yüzde 20 kapasiteli çalışma yapıldığını da kaydeden Koşar, acil şekilde bavul ticareti ile ilgili masanın devlet tarafından kurulmasını ve İtalyan hükümetinin uyguladığı formüllerden uygulanması gerektiğini söyledi.

GÜNDE 3 DEFİLE

Moskova’daki iki fuar, Türk deri ve tekstil ihracatçılarına yeni fırsatlar doğurdu. Düzenlenen ‘‘Le Show 98 ve Fashion Days’’e, deri ve tekstil sektöründen 120 Türk firması katıldı. Türkiye’nin tanıtımı için de önemli bir etkinlik olan fuarda, günde 3 seans defileler düzenlendi. Koreografisini Uğurkan Erez’in yaptığı defileler, Ruslar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Türkel Fuarcılık yetkilileri, 1999 organizasyonunun da hazırlıklarına şimdiden başladıklarını söylediler.

Moskova’da düzenlenen ‘‘4′üncü Moda Günleri Fuarı’’ kapsamındaki organizasyonda 300′e yakın deri ve tekstil sektöründen işadamı katıldı. Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Turgut Koşar, deri ve tekstil sektörünün gelişiminde büyük etkisi olan bavul ticaretinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi

Hiçbir hükümetin beş yıldır kendileriyle ilgilenmediğini söyleyen deri ve tekstilciler, Türkiye’de her yıl 20 milyar dolar olan ihracaatlarının 3 milyar dolara düştüğünü, bu nedenle de Türkiye’nin çok büyük zarar gördüğünü söylediler.

Rusya’ya ikinci moda çıkarması ekimde

BU yıl ilk kez mart ayında Moskova Moda Fuarı’na katılan İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) ekim ayında tekrarlanacak fuara da kalabalık bir ekip ile katılıyor. Fuara katılım için şu ana kadar İTKİB’e 45 firma başvurdu. Fuara toplam 55 Türk firmasının katılması beklenirken mart ayındaki fuara 35 firma katılmıştı.

Böylelikle İTKİB tıpkı Düsseldorf ve Köln Fuarlarıda olduğu gibi yoğun katılımla Moskova’da da Türk deri ve konfeksiyon ürünlerini tanıtacak. 12-15 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek fuar, Moskova’da düzenlenen uluslararası nitelikteki en önemli moda fuarı olarak nitelendiriliyor. Fuara İtalya, Almanya gibi Avrupa ülkelerinden de yoğun katılım oluyor. VVC Exihibition Center’da düzenlenecek fuara İTKİB organizisayonunda deri firmaları da katılacak. Fuardaki türk standı bin 305 metrekare olarak belirlendi.

DEVLET DESTEĞİ

İTKİB fuarda Türk deri ve konfeksiyon ürünlerinin daha etkili tanıtılabilmesi için Moskova’da bir tanatım kampanyası başlattı. Bunun için de Moskova’daki profosyenel reklam ajanslarıyla anlaşan İTKİB, billboardla tanıtımın yanı sıra Rus televizyon kanallarına ve günlük gazetelere de reklam verecek. Bu arada Rus basınından temsilciler de Türkiye’ye davet edilerek Türkiye, deri ve tekstil konfeksiyon sektörü hakkında bilgi verilecek. İTKİB yetkilileri Fuara katılacak firmalara son yayınlanan 97/3 sayılı Tebliği çerçevesinde devlet yardımı da yapıldığını belirttiler. İTKİB’den verilen bilgiye göre destek sonra net metrekare maliyetleri KOBİ’ler için 278 Dolar büyük firmalar için de 320 Dolar. Bu fiyatlara özel harcamalar dışında, inşaat, dekorasyon, nakliye, gümrükleme de dahil olacak. Böylece moskova Fuarı’ında marka ve ürünlerini tanıtmak isteyen Türk firmalarına stand yapımından, dekorasyona, gümrüklemeye kadar devlet desteği verilmiş olacak.

Ankarada Amerikan Mutfağı

İş hayatına hızlı bir giriş yapan Ankara sosyetesinin sevilen simalarından Can Yetki, dekorasyon ve mobilya firması Albata of America’dan sonra şimdi de Ankara’nın en gözde kafelerinden Ivy ile her geçen gün adından daha çok söz ettiriyor.

Ankara’da son yıllarda iş kadınlığına soyunan genç girişimcilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Başkentin zarafetiyle her zaman adından söz ettiren ismi Can Yetki, dekorasyon ve mobilya mağazası Albata of America’nın Türkiye temsilciliğini alarak başladığı iş hayatında yeni bir alana daha atıldı. Amerikan mutfağının en güzel örneklerini sunan Ivy Cafe’yi açan ve kısa sürede başkentin en popüler mekanlarından biri durumuna getiren Can Hanım, başarılı bir iş kadını olma yolunda hızla ilerliyor.

Üniversite yılları boyunca hiç kimseye hesap vermeden sorumsuz bir hayat yaşadığını belirten Can Yetki ‘‘Ancak evlilikle birlikte hayatımda her şey bir anda değişti. Artık tüketim değil, üretim yapan bir yaşam tarzı seçmem gerektiğini düşündüm’’ diyor. Sık sık yaptıkları Amerika seyahatlerinin ardından eşi Bahadır Bey’in de desteğiyle birlikte Amerikan tarzı mobilyalar, tekstil ürünleri ve aksesuvarların satışa sunulduğu Albata of Amerika adlı mağazayı açmış. Ancak dekorasyon işinin temposu tatmin edici olmayınca bu kez de kafe işletmeciliğine soyunmuş. Şimdi bütün gününü kafe ve mobilya mağazası arasında mekik dokuyarak geçiriyor.

İşinde çok hırslı

Can Yetki, kendini yaptığı işte en iyisi olmak zorunda hissetmesinin nedenini hırslı kişiliğine bağlıyor. Amerikalılar’ın ev dekorasyonunda zevksiz ve kaba oldukları yönünde bir yargı olduğunu söyleyen Can Hanım ‘‘Ben bunu çürütmek için Albata of America’yı açtım. Birçok kişi Amerikan tarzı evlerde oturmalarına rağmen dekorasyonda İtalyan stilini tercih ediyorlar. Ama bu yargıyı başta Ankara’da daha sonra da İstanbul ve İzmir’de yıkacağım’’ diyor.

Amerikan tarzı dekorasyondan sonra şimdi de Californian Brasserie Ivy’i açarak Ankaralılar’ı bir ilkle daha tanıştırmış. Amerikan mutfağının en iyi örneklerinin sunulduğu Ivy’de müşterileriyle yakından ilgilenen ve her şeyin kusursuz olması için büyük çaba gösteren Can Yetki ‘‘Ben kendi zevkime güveniyorum. Müşterilerimi de kendi zevkim doğrultusunda yönlendirerek onlara en iyiyi vermeye çalışıyorum’’ diyor.

Eski ile yeniyi birleştiren yer: Ottomanina

Dört kadının açtığı ev dekorasyonu ve eşyaları mağazası Ottomania, eski ve yeniyi birarada sunuyor. Cemiyet hayatının önde gelen isimleri arasında yer alan dört başarılı kadın, biraraya gelerek kendilerine ortak bir iş kurma kararı almış. Bingül Göçmen, Sara Rodrik, İpek Demren ve Zeynep Bilgin’den oluşan dörtlü ‘‘Forum Dekorasyon ve Tic. A.Ş.’’yi kurarak Nişantaşı’nda Ottomania adını verdikleri bir mağaza açtılar.

Nişantaşı’nda Mim Kemal Öke Caddesi üzerindeki mağaza geçen perşembe törenle açıldı. Oldukça şık döşenen, birbirinden ilginç ve kaliteli ürünlerin bulunduğu mağazada dekorasyon üzerine ilginç ürünler yer alıyor.

Ottomania’nın önemli bir özelliği klasik ve antika eşyaların yanı sıra evlerini modern eşyalarla dekore etmek isteyenler için de seçenekler sunması. Dünyaca ünlü markalardan Les Bras De Morphee’den yün örtüler, Flamant’tan ev aksesuvarları, Catherine Memmi’den masa ve koltuklar, Esteban’dan oda kokuları, Shades of India’dan masa örtüleri, Carrara’dan havlular Ottomania’da meraklılarını bekliyor.

Mağazanın en önemli bölümü ise Osmanlı’dan gelen kültürden yansıyan desenlerle hazırlanan ve Bursa’da özel olarak dokunan kumaşlar. Desenleri en iyi şekilde gösterdiği için hepsi kadife kumaş üzerine dokunmuş.

Dört ortak, bu kumaşları gelecekte yurtdışına ihraç etmek için çalışmalara şimdiden başlamış. Ottomania’da isteyenlere ayrıca ev dekorasyonu konusunda da hizmet veriliyor.

Tehlikeli dekorasyon zevki

Sarıyer’de düzenlenen bir operasyonda, Roma, Hellenistik ve Yunan dönemlerine ait, piyasa değeri 150-200 bin dolar olan 108 parça tarihi eser elegeçirildi. Bulunan, iki bronz şamdan ile ayakların, bir camiden çalındığı belirlendi. Kaçakçı İlhan Kütük’ün, M.Ö. 3000 ile 2000 yıllarından kalma eserlerden bir kısmını, Tarabya’daki evinin inşaatı sırasında, duvarlara monte ettiği anlaşıldı.

Çok sayıda tarihi eser için müşteri arandığı ihbarı alarak harekete geçen İstanbul Mali Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, kaçakçı Kütük ile irtibat kurdular. Kütük, alıcı kılığında Tarabya’daki evine gelen ekipler tarafından, tarihi eserleri gösterirken, suçüstü yakalandı. Evde yapılan aramada, nadide duvar mozaikleri, testiler, bronz heykelcikler, plakalardan oluşan 108 parçalık kaçak tarihi eser stoğu bulundu. Duvarlardaki eserlere zarar verilmeden yerinden çıkarılması için, Arkeoloji Müzesi’nden yardım istendi.

Mali Şube Müdür Yardımcısı Emniyet Amiri Mehmet Tosun, elegeçirilen iki şamdan ile ayaklarının hangi camiden çalındığını belirlemek için çalışıldığını söyledi. Polisteki sorgulaması tamamlanan kaçakçı İlhan Kütük, Sarıyer Adliyesi’ne sevkedildi.

Gencim Dünyalıyım Stil Sahibiyim

Modaya damgasını vuran sokak tarzının; yani dünya kültürünün stil ile kaynaştığı giyim kuşam tarzının üç büyük ismi çok yakında Türkiye’ye geliyor. Genç giyimin A’dan Z’ye tüm öğeleri; giysi, aksesuvar, hatta makyaj; kısacası imaj elinizin altında olacak… En trendy imaj, İtalyan imzasıyla üç marka: Miss Sixty, Killah Babe ve Energie…

Dünyada gençlerin giyim tarzının moda show’larına esin kaynağı olduğunu hepimiz biliyoruz artık. Çünkü ‘‘sokak modası’’, hani New York, Londra gibi metropollerin sokaklarındaki dünyalı gençlerin giyim tarzının yaşayan, evrilen bir yaratıcılık içerdiği ve modacıları yönlen-dirdiği hepimizce malum.

Bu genç modanın podyumunun sokaklar ve müzik klipleri olduğu da.

Hey genç insanlar! Müzik kanallarını izleyenler, MTV kuşağı fıstıklar ve çıtırlar! Zor beğenenler. İstediği stili yakalayabilmek için bütün parçaları ayrı ayrı aramak zorunda kalanlar… Size büyük bir müjdem var. Yakında hepiniz bir klip starı olacaksınız. Tam size göre giysiler, aksesuvarlar, hatta makyaj; kısacası imajınızı parlatacağınız markalar geliyor.

Yalnızca gençler için…

Dünyada gençlerin giyim tarzının moda show’larına esin kaynağı olduğunu hepimiz biliyoruz artık. Çünkü ‘‘sokak modası’’, hani New York, Londra gibi metropollerin sokaklarındaki dünyalı gençlerin giyim tarzının yaşayan, evrilen bir yaratıcılık içerdiği ve modacıları yönlendirdiği hepimizce malum. Bu genç modanın podyumunun sokaklar ve müzik klipleri olduğu da… Üç İtalyan markası, Miss Sixty, Killah Babe ve Energie, işte bu modayı Batı dünyasında en rafine haliyle sunuyor yıllardır. Ve çok, ama çok yakında Türkiye’de…

MISS SIXTY

İki nedenden ötürü şimdi 16 yaşında olmayı çok isterdim. Biri kırtasiye, biri de moda yüzünden. Genç olduğum zamanlar benimsediğim trendler için icatlarda bulunurdum. Mesela 10 yıl kadar önce saçlarım için maskara yapardım. Saç jölesiyle toz haline getirdiğim göz farını karıştırırdım. Aldığım giysilerde rötüşler… Oysa şimdi genç olmak var. Artık gençlik trend için kafa ve ayak zorlamayacak, mağaza mağaza gezip aramayacak. Pop giyim, tepeden tırnağa, giysiden aksesuvara vitrinlerde olacak. Şu müzik kanallarında beğendiğimiz genç tarzı giyinip kuşanmak artık çok kolay olacak. Çünkü bu üç markanın da ana özelliği moda dünyasında en sağlam yerinde taht kurmuş sokak stilini; yani en yeni, en genç trendlerle yaratıcılığın ve stilin birleşimini konsept olarak benimsemeleri.

Britney Spears, Christine Aguilera, Gwen Stefani, TLC, Boyzone, Puff Daddy… tarzı, yani MTV stili…

Daha baştan söyleyeyim: Klasik, hanım hanımcık giyinenler; New York ya da Londra sokaklarındaki gençlerin giyimini kendisine aykırı bulanlar bu yazıyı okumasınlar. Bu yazı, dünya gençliğinin sahip çıktığı, özgün sokak tarzını sevenler için.

Türkiye çok yakında bu üç marka ile tanışacak: Miss Sixty, Killah Babe ve Energie. Hepsi de Avrupa’da çok iyi tanınan parlak isimler. İtalyan…

Yabancı moda dergilerini izleyenlerin çok iyi bildiği bu markanın başarısı, genç kadınların ‘‘ne abiye, ne spor’’; güncel, yani trendy (o günün gözde akımına uygun) giyim talebine uygun ürünler sunması. Üstelik yalnızca ‘‘giyim’’le sınırlı değil. Avrupa’daki gibi burada da ‘‘beauty corner’’, yani güzellik standı olacak. İsteyenler için ‘‘Giyim’’i ‘‘giyim-kuşam’’a dönüştürmek amaç. Diyelim ki bir giysi aldınız. Üzerinizde kalsın istiyorsunuz. Ama o sırada makyajınız buna uygun değil. Mağazadan tam aksesuvar bir imajla çıkmanızı sağlayacak. Mayo ve aksesuvar koleksiyonu ise ‘‘her mevsim Miss Sixty demek… Unutmadan: Miss Sixty’nin mağazaları da çok özel. Dekorasyon ve işleyişi Miss Sixty anlayışının bir aynası gibi.

Miss Sixty’nin kreasyonları öylesine zengin ki, üstelik çoklu kombinasyonlara da izin verdiğini düşünülürse…

Miss Sixty, stile ve kaliteli malzemeye önem veren genç kadınlara hitap ediyor (buna ruhu her daim genç olanlar da dahil!). Avrupa’da fiyatlar ‘‘orta-yüksek’’ kategorisinde yer alıyor. Ama bütünüyle İtalya’da üretilen ürünler Türkiye’de, Avrupa’dakinden % 20 daha ucuza satılacak.

İlk mağaza Akmerkez’de, büyük bir partiyle açılacak. Bunu, Bağdat Caddesi, İzmir Alsancak’ta; Ankara Karum’da, Bodrum’da da Barlar Sokağı’nda mağazalar izleyecek. Barlar Sokağı’ndaki mağaza tam bir life style, yani gençlik ve yaşam tarzı noktası olacak. Bu, mağazada Snack Bar, Coffee Shop ve Beauty Corner olacağı anlamına geliyor. Bütün mağazalar partiyle açılış yapacak. Ürünler, bayilik sistemiyle mağazalarda müşteriyle buluşuyor, halen bayilik ağı kurma çalışmaları sürüyor.

Ve önemli bir not: Pek çok kişinin ortak bir derdi asla Miss Sixty’de olmayacak, 42 bedene kadar çalışılmış çünkü.

KILLAH BABE, ENERGIE

‘‘Killah’’, Harlem jargonunda ‘‘killer’’, yani katil, öldürücü demek. Sözün kısası ‘‘katil bebek’’. Miss Sixty’nin teen, yani yeniyetme genç kız versiyonu olarak düşünülebilir. Stil sahibi demek hafif kalır, stiline sahip çıkan, hızlı; dinamik, dünya kültürüyle kaynaşmış genç kızlar için… Ya da kısaca ‘‘Bir MTV klasiği’’…

Energie ise genç erkekler için üç ana kategoride inanılmaz zengin bir koleksiyon sunuyor: Jeans, club (kulüp) ve sokak modası, iç giyim ve aksesuvar koleksiyonu ile zenginleştirilmiş eksiksiz bir genç erkek gardrobunu oluşturuyor. Mayo, aksesuvar, özel gözlük koleksiyonu da dahil buna.

Evet. Bugün genç olmak var. Bugünün gençliğinin ana özelliği, globalleşmenin bir yansıması; ‘‘herşeyden haberdar olma’’ dünyasında eksik kalan tek şey, yani stile uygun ürün bulamama derdi son buluyor.

Milenyum genci olmak varmış…

Bekarlık Önerileri

Kadınlar çoğu zaman evlenip bir yuva kurmanın hayaliyle yaşarlar. Erkekler ise, bekarlığın yararlarından bahsederler. Ama artık durum değişti: Şimdilerde kadınlar da ‘bekarlık sultanlıktır’ felsefesiyle hareket ediyorlar…

Günümüzde erkeklerden çok kadınlar bekar kalmaya hevesleniyorlar. Kadın nüfusunun erkek nüfusundan fazla olması da eş bulmayı güçleştiriyor. Günümüzün çalışan kadınları için evlilik yaşamsal bir önem taşımıyor. Ekonomik bakımdan bağımsız olan kadınlar, evlenmeye pek de fazla heveslenmiyorlar. Evlenmek istedikleri halde eş bulamadıkları için bekar kalan kadınlara ise dergilerde moral veren yazılar yayınlanıyor. New Woman Dergisi’nde yer alan bir yazıda da bekarlığın kadınlar için ne gibi yararları olduğu belirtilmiş. Yani, bekar kalanlar üzülmesinler…

Tatil dönemlerinde, evin eksikleriyle uğraşmak yerine arkadaşlarınızla geziye çıkabilirsiniz.

Evinizde televizyonun uzaktan kumanda aleti hep sizin elinizde olur. Futbol maçı izlemek zorunda kalmazsınız.

Evinizde canınızın istediğini yapabilirsiniz. Düzenli yaşamanız gerekmez.

Arkadaşlarınızla dilediğiniz gibi telefon sohbeti yapabilirsiniz. İsterseniz saatlerce konuşmanızda bir sakınca olmaz.

Haftasonlarını dilediğiniz gibi geçirebilirsiniz. İsterseniz, gün boyu yataktan çıkmazsınız, aklınıza eserse kısa bir yolculuk yapabilirsiniz.

Kazandığınız parayı dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Hiç kimse size tutumlu olmanızı öğütlemez.

Evinizde dilediğiniz dekorasyon değişikliğini yapabilirsiniz. Kimse size karşı çıkmaz.

Çevrenizde herzaman bir hayran grubu oluşur. Bekar olmanız, erkeklerin ilgisini çekmenizi sağlar.

Evli arkadaşlarınızdan çok daha fazla davet alırsınız. Evlilerin eğlenmeye pek de fazla zaman ayıramayacakları düşünülür.

Heryerde dilediğiniz gibi davranabilirsiniz. Başkalarının kurallarına uymak zorunda olmamanız sizi mutlu eder. Üstelik sizi garip davranışlarınızdan dolayı ikaz edecek kimse de olmaz.

Günümüzde evliliklerin büyük bir bölümü boşanmayla sonuçlanıyor. Oysa siz mahkeme salonlarında sorunlarınızı anlatmak zorunda değilsiniz.

Hiç tanımadığınız kişileri annenizle babanızın yerine koyup, onlara saygı göstermek zorunda değilsiniz. Özellikle kayınvalide sorununuzun olmaması sizi rahatlatmalı.

Haftanın belli günleri alışveriş listesini elinize alıp apar topar markete koşturmak zorunda kalmazsınız.

Çocuk isteme veya istememe gibi bir sorununuz kalmaz. Birçok evil çift çocuk yapma durumu yüzünden mahkemelik oluyor.

Her akşam iş dönüşü kan ter içinde mutfağa girmek zorunda kalmazsınız. Canınız istiyorsa yemek yapar, istemiyorsa da yapmazsınız.

Hilton Beş Yılda Yenilendi

45 yıllık geçmişe sahip Hilton Oteli’nde yapılan değişikliklere 30 milyon dolar harcandı.

HİLTON oteller zincirinin 45 yıl önce ABD dışında açtığı ilk otel olan Hilton İstanbul Oteli, yeni turizm sezonuna yeni bir dekorasyonla girdi.

Otelin yenilenmesi için 1995′te başlayan ve 30 milyon dolara malolan çalışmalarla Hilton’un odaları, lobisi ve salonları değişti.

İş adamları için business katları elden geçti. Buralarda masaüstü modem, güç kaynağı bağlantıları, dizüstü bilgisayarlar için adaptörler ve çalışma bölümleri yapıldı. Yatırımı Hilton International finanse etti.

Dekorasyon İngiliz

Hilton İstanbul’un iç dekorasyonunu İngiliz Ezraatia gerçekleştirdi. İngiliz tasarımcıların çizdiği desenlerle halı ve perdeler Türkiye’de dokutuldu. Otelin yangın söndürme, temiz ve pis su boruları kalorifer tesisatı değiştirildi. Seramikleri ve granitleri İngiltere’den getirildi.

15′i kral dairesi, 59 sigara içilmeyen toplam 501 odası bulunan otelde toplantı salonlarının sayıları 13′e çıkartıldı. Bir yandan müşteri kabul ederken diğer yandan sessizce yapılan çalışmalarda son aşamaya gelindi.

Sayfalar: 1 ... 16 17 18 19 20

Dekorasyon ve Mobilya Sitemiz Wordpress altyapisini kullanmaktadir.

eXTReMe Tracker